Meksika ordusu eylem tehdidinde bulundu.Meksikon armeija uhkasi toimilla.
5 Kasım: Arap petrol üreticileri %25 üretim azaltılmasını ilan eder. %5 daha eksiltme tehdidi yapılır.5 Νοεμβρίου – Οι αραβικές πετρελαιοπαραγωγές χώρες ανακοινώνουν μείωση της παραγωγής κατά 25%.
Savaş tehdidi nedeniyle, İmparator Trakya ve Makedonya'nın bazı bölgelerini III. Andronikos'a verdi.Υπό την απειλή πολέμου, ο Αυτοκράτορας παρέδωσε τη Θράκη και μερικές περιοχές της Μακεδονίας στον εγγονό του.
‘Suskunluk Sarmalı’ toplumdan dışlanma tehdidiyle başlar.Nægtelse af holmgang ville resultere i øjeblikkelig udstødelse af samfundet.
Sırp Saraybosnası salgın hastalıkların tehdidi altında bulunduğunu belirtildi.Fluorforbindelserne er under mistanke for at være helbredsskadelige.
Etrafa kapalı kalan Mısır'ın aksine Yunanistan dışarıdan gelen kuvvetlerin sürekli tehdidi altındaydı.I motsetning til det isolerte Egypt, ble Hellas jevnlig herjet av eksterne makter.
Habitat kaybı tehdidi altındadır.Den er truet av habitat-tap.
Tehdidin konumu ve sahip olduğu yetki ve yetenekler.Til sist om kongens makt og rett og plikter.
Örneğin, bir Bulgar tehdidi, Kiev Rusları'na para vererek bastırılabiliyordu.Contohnya, ancaman Bulgaria dapat diatasi dengan memberikan dana kepada Rus Kiev.
İsrail yönetimi, Şalit’e bir zarar gelmesi durumunda, “Gök kubbenin yıkılacağı” tehdidinde bulundu.Pemerintah Israel juga telah mengancam bahwa "langit akan runtuh " bila Shalit dilukai.
Kendimi yıllarca onun tehdidi altında hissettim.Aku sangat marah dengannya pada tahun-tahun lampau.
Linç tehdidi hayatlarının bir parçasıydı.Ancaman adalah bagian dari risiko.
Tehdidin konumu ve sahip olduğu yetki ve yetenekler.Bisa menilai batas kekuatan sendiri dan situasi yang dihadapi.
Nisan beri 2006 Ubinas kül püskürtmekte ve patlama tehdidinde bulunmaktadır.8 April 2006, pembentukan Kabupaten Balangan dan Tanah Bumbu.
Fakat bu tehdidi fark eden Jukov 450 tank ve zırhlı araba ile karşı saldırıyı başlattı.Tuy nhiên, tướng Zhukov nhận thấy được mối nguy hiểm, ông tổ chức phản công với 450 xe tăng và xe bọc thép.
Örneğin, bir Bulgar tehdidi, Kiev Rusları'na para vererek bastırılabiliyordu.Chẳng hạn, một mối đe dọa từ Bulgaria có thể đối phó bằng cách viện trợ cho Nga Kiev..
Bu faaliyetin ana sebebi, Sicilya Kralı Charles d'Anjou tarafından olası bir işgal tehdididir.Thực ra cuộc đắc cử của ông là do áp lực của Charles d’Anjou, một người bạn của ông.
Kartaca tehdidi karşısında Romalı ve Marsilyalı müttefik donanması oluşturuldu.Hạm đội liên hợp của người La Mã và Massalia cùng với quân đội đã tạo ra một mối đe dọa cho người Carthage.
Ancak denizaltı faaliyetlerinin tehdidine açıktır.Dù sao, nguy cơ của tàu ngầm đối phương vẫn hiện hữu.
Bavyeralıların tehdidi sadece bir blöfmüş gibi görünüyor".(中略)ババリア人の脅しは単なるハッタリと思える」と述べた。
Fallaci pek çok kez ölüm tehdidi aldı.ランスフォード・ヘイスティングズは死の脅迫を何度も受けた。
‘Suskunluk Sarmalı’ toplumdan dışlanma tehdidiyle başlar.「追放刑」とは社会からの追放。
Kendimi yıllarca onun tehdidi altında hissettim.我心痛自己多年來相信這體制。
Posa da geldiği zaman Eboli Carlos ve Elisabeth'in gizli aşklarını krala ifşa etmek tehdidinde bulunur.這個時候Rodrigo來到,Eboli威脅會將Don Carlo和Elisabeth之間的戀情告知國王。
Mira (Katrina Law) - ölüm tehdidi altında Spartaküs'ü ayartmak için gönderilen köle bir kız.米拉(Katrina Law 饰):一位女奴隶,受到被处死的威胁,被迫去勾引斯巴達克斯,最终爱上了他。
Bu manipülasyonlar sömürü tehdidini hafifletebilir, ancak imkansız hale getiremezler.이러한 조작은 이용당할 위협을 완화시켜줄 수는 있지만 불가능하게 만들지는 못한다.
Bu sayede Avusturya, Fransa tehdidinden kurtulmuş oldu.이로써 프랑스 주변의 당면 위협은 사라지게 되었다.
‘Suskunluk Sarmalı’ toplumdan dışlanma tehdidiyle başlar.이근안은 출소 당시 "사회에 물의를 일으켜 죄송하다.
Fakat bu tehdidi fark eden Jukov 450 tank ve zırhlı araba ile karşı saldırıyı başlattı.אך ז'וקוב, שצפה את האיום, יצא למתקפת נגד בכוח של כ-150 טנקים ומשוריינים.
Ayrıca savaş alanında topçu ve mayın tehdidi de vardır.קיימות פצצונות מוקשים נגד-אדם ומוקשים נגד שריון.
Abbasiler döneminde biten bu akınlar, Avrupayı İslam tehdidinden kurtarmıştı.כניסת האסלאם למדינות מסוימות הפחיתה את התופעה.
Düzenli yapılan haşere mücadelesi yılan tehdidini önemli ölçüde düşürebilir.הדברה מפחיתה את האיום של נחשים במידה ניכרת.
Fakat bu tehdidi fark eden Jukov 450 tank ve zırhlı araba ile karşı saldırıyı başlattı.Жуков обаче, възприемайки заплахата, заповядва контраатака с 450 танка и бронирани автомобила.
Nisan beri 2006 Ubinas kül püskürtmekte ve patlama tehdidinde bulunmaktadır.От 22 април 2006 г. вулканът изхвърля пепел и заплашва да изригне.
Providence olarak bilinen uluslararası bir kuruluş, E.V.O. tehdidi ile dövüşmek için bulunur.Но съществува международна организация, известна като Провидънс, която води битка срещу заплахата от Евосите.
Doğal hayatın bir parçası olan vaşaklar insanoğlunun tehdidi altındadır.Какви са границите на човешката отговорност когато сме изправени пред лицето на опасността?
Ayrıca savaş alanında topçu ve mayın tehdidi de vardır.На необходимото ниво е и противоминната артилерия.
Türkiye'de "komünizm tehdidi" salatanın "Amerikan Salatası" olarak anılmasına yol açtı.В Ню Йорк, китайският посланик в ООН нарича ракетните изпитания на Северна Корея „жалки“.
Habitat kaybı tehdidi altındadır.Той е заплашен от загуба на местообитания.
Diğer öykülerinde bütün bir toplum barbarlık tehdidi altındadır.U drugim pričama, cijelo je društvo pod prijetnjom barbarizma.
‘Suskunluk Sarmalı’ toplumdan dışlanma tehdidiyle başlar.Sram se koristi skupa sa prijetnjom izbacivanja iz društva.
İtalya, Üçlü ittifak anlaşmasını yenilememe tehdidiyle Avusturya'yı yumuşatmayı başardı.Na tomto rokovaní Rakúsko vyslovilo záujem o čo najrýchlejšie dohodnutie spojenectva.
Fallaci pek çok kez ölüm tehdidi aldı.Pri bojoch bol Suvorov niekoľkokrát ranený.
Diğer öykülerinde bütün bir toplum barbarlık tehdidi altındadır.V drugih zgodbah celotni civilizirani družbi grozi barbarstvo.
Örneğin, bir Bulgar tehdidi, Kiev Rusları'na para vererek bastırılabiliyordu.Bolgarsko grožnjo, na primer, so preprečili z zagotavljanjem denarja za Kijevsko Rusijo.
Güney İtalya'daki eyaletler, 11. yüzyıl başında İtalya'ya gelen Normanlar'ın tehdidi altında kaldı.Province v južni Italiji so začeli ogrožati Normani, ki so prišli v Italijo na začetku 11. stoletja.
Bu sayede Avusturya, Fransa tehdidinden kurtulmuş oldu.Avstrija je nato grozila Franciji, če so bi bil kraljevi par prizadet.
Bu aynı zamanda Domitian tehdidine karşı onun hayatını koruyacaktı.Tai lėmė ir tai, kad jo gyvenimas buvo pavojuje dėl Domiciano.
Uzmanlar nükleer tehdidin çok küçük olduğu yönünde görüş bildirdi.Õhuvägi kinnitas, et see oht on minimaalne.
Fallaci pek çok kez ölüm tehdidi aldı.Juba ennegi oli Belaid saanud korduvalt tapmisähvardusi.
Alman tehdidi karşısında 1936'da Belçika hükümeti ülkenin tarafsızlığını ilan etti.1936. aastal kuulutas ta Saksamaa survel Belgia neutraalseks riigiks.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.ASCAP가 그들의 가격을 두 배로 올리라고 요구하자 방송사업자들 대부분이 BMI로 등을 돌렸습니다.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.ASCAP hrozil zdvojnásobením svých sazeb, většina vysílacích společností přešla k BMI.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.- mikor az ASCAP kétszeresére akarta emelni a jogdíjak mértékét - a műsorszórók többsége átpártolt a BMI-hoz.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.Si bien qu'en 1940 quand Ascap menaça de doubler ses tarifs, la majorité des radios se tourna vers BMI.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.Więc w 1940 roku, kiedy ASCAP zagroził podwojeniem stawek, większość rozgłośni przeszła do BMI.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.АСКАП пригрозил поднять расценки вдвое, большинство радиостанций начало работать с BMI.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.כשאיגוד המלחינים האמריקאיים איים להכפיל את תמלוגיו, מרבית הגופים המשדרים עברו לבי-אם-איי.
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.العام الذي كان يفترض ان تتضاعف فيه أرباح " آسكاب" حول معظم " أصحاب محطات البث " إلى " بي إن آي "
ASCAP fiyatlarını ikiye katlama tehdidi savurunca- yayımcıların büyük çoğunluğu BMI'ya geçti.放送局の大半がBMIに乗り換えたのです ASCAPは、それなら結構と言いました