tefeci ile cümle
tefeci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom almaması gerektiğini bilmesine rağmen bir tefeciden ödünç para aldı.Even though Tom knew he shouldn't, he borrowed money from a loan shark.
Ağabeyim bir tefeciden ödünç para aldı.My older brother borrowed money from a loan shark.
Bir tefeciden ödünç para alsaydın bir aptal olurdun.You'd be a fool if you borrowed money from a loan shark.
Tom bir tefecide çalışır.Tom works at a pawn shop.
Sarakin (サラ金) para alıcısı veya tefeci anlamında Japonca bir terimdir.Sarakin (サラ金) is a Japanese term for moneylender, or loan shark.
Mesleği genelde halıcılık, antikacılık ya da tefeciliktir.The message is usually anti-war, anti-capitalist or anti-establishment.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.They include things like negative interest, which reverses the effects of usury.
Wilson, alnına Paspaslamaktan, "Ben Coburg, küçük bir tefeci iş varWilson, mopping his forehead; "I have a small pawnbroker's business at Coburg
"Şimdi bir tefeci iş çoğunlukla, özellikle bir akşam, Bay Holmes yapılır"Now a pawnbroker's business is mostly done of an evening, Mr. Holmes, especially
Yoksa... Yoksa bunları tefecilerden mi saklıyorsun?Or maybe, you have to protect it from loan sharks?
Tefeciden borç almıştımI own money from loan sharks.
Birçok banka var Neden tefeciden borç alıyorsunuz ?There're so many banks. Why go to loan sharks?
Tefeciye geri ödemek için mi banka soyacaktın ?Do you rob to pay back the loan shark?
Tefeci Chuen.To loan shark Chuen.
- Tefeci Chuen'ni bağlayın hemen - Bekleyin !Ask loan shark Chuen to the phone. Wait a minute.
Hangi, aslında bu doğru kullanımı bir tefeci, tüm abound'st Ve usest yok gibiWhich, like a usurer, abound'st in all, And usest none in that true use indeed
Yine şu özel tefeciden mi?From private Ioan sharks again?
Bu herif halkın parasını sömüren... ...tefecilerle çalışıyor.This guy works with Ioan sharks to suck out money from normal folks.
Bizi mahveden tefecilerle!Loan sharks screwed us over!
Bu yüzden birkaç özel tefeciye karıştım.So I mingled with some private Ioan sharks.
Tefecilerin peşime düşeceğini bildiğimden istifa ettim.I quit knowing the Ioan sharks will be after me.
Bütün malları tefecinin ağına düşsün, Emeğini yabancılar yağmalasın!Let the creditor seize all that he has. Let strangers plunder the fruit of his labor.
Faiz ve tefecilikle malına mal katan kişi, Bunu yoksullara acıyan için biriktirir.He who increases his wealth by excessive interest gathers it for one who has pity on the poor.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu."A certain lender had two debtors. The one owed five hundred denarii, and the other fifty.
Bu, onların, "Tefecilik alışveriş gibidir," demelerinden ötürüdür.This because they say that trading is like usury.
Halbuki ALLAH alışverişi helal, tefeciliği ise haram kıldı.But trade has been sanctioned and usury forbidden by God.
Ey inananlar, gerçekten inanıyorsanız ALLAH'ı dinleyin ve her çeşit tefecilik kalıntısını terkedin.O believers, fear God and forego the interest that is owing, if you really believe.
ALLAH tefeciliği mahkum eder, karşılıksız yardımı destekler.God blots out usury, but freewill offerings He augments with interest.
Tefecilikle para yiyenler, şeytanın çarptığı kimse gibi ayağa kalkarlar.Those who swallow usury will not rise, except as someone driven mad by Satan's touch.
Halkın malları içinde artması için verdiğiniz tefecilik parası ALLAH'ın yanında artmaz.The usury you practice, seeking thereby to multiply people’s wealth, will not multiply with God.
Menedildikleri halde tefecilik yapmalarından ve halkın parasını haksızlıkla yemelerinden ötürü...their taking usury which was prohibited for them, and their consuming people's property unjustly.
Venedikli ve Yahudi bir tefeci olan Shylock, oyunun baş düşmanıdır.A Venetian Jewish moneylender, Shylock is the play's principal antagonist.
Küçükken Ji-an'dan hoşlanan tefeci.A loan shark, who liked Ji-an when he was young.
"Yoksul ve okuma yazma bilmeyenler üzerinde soodkhuriler tarafından uygulanan tefecilik.usury perpetrated on the illiterate and the poor by soodkhuris (lit. `devourers of usury`).
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Früher war es den führenden Repräsentanten verboten.
Babası Andrea tefeci dükkânında görevliydi, annesi Domenica Nava ise terziydi.Suo padre, Martin Cappa, lavorava nello spettacolo, mentre sua madre Domenica lavorava in una bottega.
Rahimbay - Hokandlı tacir ve tefeci.Castagne, Streghe e...
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Costretto a fermarsi, la fa salire in auto su una strada di campagna solitaria.
Ancak asıl işi tefeciliktir.Но прежде всего — о содержании.
Borçları ödemek için tefecilerden para almış, bir de tefecilerle başı belaya girmiştir.Alguma vez você já jogou para obter dinheiro para pagar dívidas ou então resolver dificuldades financeiras?
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.BNP vill även riva upp anti-diskrimineringslagstiftning.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.Nadále usilovali o prosazení antidiskriminačního zákona.
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Muž přijíždí do malé restaurace u dálnice.
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.Va părăsi SUA fără să obțină clauza și împrumutul.
1261'de Barbant Dükü III. Henry'nin emriyle Yahudiler ve tefeciler eyaletten kovuldu.1442-ben III. Albert herceg parancsára a zsidókat mind Felső-Bajorországból, mind pedig a városból kiűzték.
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.Έκλεισε ναούς, απαγόρευσε την πρόσβαση σε αυτούς και τους αφαίρεσε φοροελαφρύνσεις.
Çiftçiler bu yüzden yüksek faizli krediler veren tefecilere yöneliyordu.I stedet betalte bønderne særlige hoveriskatter.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.アメリカ合衆国では、今でも、メートル法への移行に反対する運動がある。
Bir tefeciden ödünç para alsaydın bir aptal olurdun.高利貸しからお金を借りるのは馬鹿だよ。
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.訂立新制度,嚴禁奢華,例行儉約。
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.또 자신도 사치를 금지하고 검약에 노력해 궁녀 수를 줄이고 공물을 받지 않았다.
Babası Andrea tefeci dükkânında görevliydi, annesi Domenica Nava ise terziydi.אמה של קארינה הייתה בעלת חנות הלבשה, ואביה היה קברניט של ספינה, אשר עזב את המשפחה שנה לאחר הולדתה.
Önceden Yahudilerin tefecilik yapmaları yasaklanmıştı.Pasakydavo, kada žydai paruošti.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Aber nur wenige wussten, wie man ihn benutzt, normalerwiese wohlhabende Kaufleute und Geldleiher.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale jen velmi málo lidí vědělo, jak ho používat, obvykle Bohatí kupci a půjčovatele peněz.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale len veľmi málo ľudí vedelo, ako ho používať, obvykle bohatí kupci a požičiavatelia peňazí.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale tylko nieliczni wiedzieli jak go używać, byli to zwykle bogaci kupcy i pożyczkodawcy
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.De csak nagyon kevés ember tudta használni, általában gazdag kereskedők és pénz hitelezők.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ma solo poche persone sapevano come usarlo normalmente ricchi mercanti o coloro che prestavano denaro.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Nhưng rất ít người biết sử dụng, ngoài các thương gia giàu có và người cho vay.