tedavi etmek ile cümle

tedavi etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.Di mana penyakit ini umum, memberikan pengobatan kepada seluruh masyarakat efektif untuk mengatasi frambusia.
Yaşanan bu olay üzerine Kübra'yı tedavi etmek için yola çıkar.キューブを解放するにはそこへ行く必要がある。
Başlıca amaçlar: Kanseri tedavi etmek.その為、癌の治療に専念。
(İng.: Bizi tedavi etmek istiyorlar, ama ben diyorum ki, tedavi biziz!)匿名者宣稱「你们会被当做病毒对待,我们是治疗者」(You will be treated like a virus, and we are the cure)。
Bir dizi hiperseksüaliteyi açıklamak veya tedavi etmek amacıyla bazı teorik modeller kullanılmıştır.מודלים תאורטיים רבים מסבירים או מסייעים בטיפול בעודף מיניות.
(İng.: Bizi tedavi etmek istiyorlar, ama ben diyorum ki, tedavi biziz!)עד שבא חכם אחד ואמר: אני מקבל על עצמי לרפאות!
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.Когато заболяването е разпространено, ефект има лекуването на цялата общност.
Bir dizi hiperseksüaliteyi açıklamak veya tedavi etmek amacıyla bazı teorik modeller kullanılmıştır.Голям брой теоретични модели са били използвани за обяснение дори лечение на хиперсексуалност.
Hastalık yayıldığında, tüm topluluğu tedavi etmek etkili olur.U područjima gdje je ova bolest česta učinkovita mjera može biti i liječenje cijele društvene skupine.
Ablütofobiyi tedavi etmek için birçok yöntem vardır.Postoje brojne vrste tretmana za liječenje vitiliga.
Başlıca amaçlar: Kanseri tedavi etmek.Najbolj razširjena pa je uporaba pri zdravljenju raka.
Sisplatin, kemoterapide kanseri tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır.Mitotanas yra vaistas, skiriamas antinksčių vėžio gydymui.
Sisplatin, kemoterapide kanseri tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır.Zanosar on antibiootiline aine, mida kasutatakse kõhunäärmevähi ravimisel kemoteraapias.
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.알츠하이머 환자를 선정하였죠.
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.Mają problemy z pamięcią i funkcjami poznawczymi.
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.Zoals jullie weten, is dit het voornaamste symptoom van vroege Alzheimer.
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.Мы выбрали пациентов с болезнью Альцгеймера — с нарушением памяти и когнитивных функций.
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.בחרנו לטפל באנשים שיש להם אלצהיימר,
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.الذين يعانون من عجز معرفي و عجز في الذاكرة
Alzheimer hastalarını tedavi etmek için seçtik.ご存知のように認知障害・記憶障害は
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.De hecho, curar su soledad quizá es la medida más importante de prevención que pueden hacer por su cuerpo.
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.Wyleczenie się z samotności może być najważniejszym środkiem profilaktycznym, jaki można zaaplikować ciału.
Aslına bakılırsa, belki de yalnızlığınızı tedavi etmek bedeninizi korumanın en önemli ölçütüdür.למעשה, ריפוי הבדידות שלכם הוא אולי המדד החשוב ביותר למניעה שאתם יכול להפעיל על הגוף שלכם.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Faktycznie użyliśmy inteligentnego biomateriału żeby wyleczyć pacjenta.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Käytimme älykästä biomateriaalia parantaaksemme potilaan. Vahingoittunut virtsaputki on vasemmalla.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.이것이 실제 이 환자를 치료하는데 사용했던 기능성 바이오소재의 사진입니다. 왼쪽에 보이는 것이 손상된 요도입니다.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Цей розумний біоматеріал ми застосували при лікуванні оцього пацієнта. Зліва був пошкоджений сечівник.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.Это умные биоматериалы которые мы используем, что бы лечить пациентов. Поврежденную уретру вы видите слева.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.זו היתה שופכה פגועה בצד שמאל. השתמשנו בביו-חומר שבאמצע ואז, ששה חודשים לאחר מכן בצד ימין
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.هذه في الواقع مادة حيوية ذكية استخدمت بالفعل لعلاج هذا المريض. هذا كان مجرى البول المصاب على اليسار.
Bu aslında bu hastayı tedavi etmekte kullandığımız akıllı bir bio-malzeme. soldaki yaralanmış bir üretraydı.高性能の生体材料です 左に見えるのは損傷した尿道です 中央に示している生体材料を用いました
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.C'est le développement d'une prothèse pour traiter la cécité.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Đó là sự phát triển của một thiết bị nhân tạo để chữa bệnh khiếm thị.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.E' lo sviluppo di una protesi per il trattamento della cecità.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.E prima noastră incursiune în așa ceva.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Es el desarrollo de una prótesis para corregir la ceguera.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Es handelt sich um die Entwicklung einer Prothese zur Behandlung von Erblindung.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Gre za razvoj prostetične naprave za zdravljenje slepote.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Het is de ontwikkeling van een prothese voor het behandelen van blindheid.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.그건 맹인들을 훈련시키기 위한 보철기기의 개발입니다
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.O desenvolvimento de uma prótese para tratar a cegueira.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.To udoskonalenie urządzenia protetycznego, używanego w leczeniu ślepoty.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Το θέμα είναι η ανάπτυξη ενός προσθετικού εργαλείου για τη θεραπεία της τύφλωσης.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Речь идёт о создании протеза для лечения слепоты.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Това е развитието на протезно устройство за лекуване на слепота.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.Це розробка протезного пристрою для лікування сліпоти.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.לפיתוח של מתקן תותב שיירפא עיוורון.
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.انه تطوير لجهاز صناعي لمعالجة العمي
Bu görme engelliliği tedavi etmek için protez bir cihazın geliştirilmesi.私たちの初の試みです 失明で苦しんでいる方と
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Er gab sich alle Mühe mich aufzumuntern.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Hij zei dat ik depressief was en dat hij me wel zou genezen.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.M-a diagnosticat cu depresie şi s-a străduit să mă vindece.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Rögtön megérezte, hogy el vagyok keseredve. Mindent megtett, hogy felvidítson.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Se dio... cuenta enseguida de que tenía una "depre" de la leche. Hizo Io que... pudo para levantarme la moral.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Zjistil, že trpím depresemi. Zkoušel mě léčit.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Διέγνωσε ό,τι έιχα κατάθλιψη και ξάπλωσε πίσω για να με θεραπεύσει.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Сложи ми диагноза депресия.
Bunalımda olduğumu teşhis etti... ...sonra da tedavi etmek için beni geriye yasladı.Хотя он сразу же почувствовал, что я чувствую себя паршиво. И он очень старался меня как-нибудь подбодрить.
Bu tedavide küçük, radyoaktif tohumlar kanserli tümörleri tedavi etmek için vücuda yerleştiriliyor.이 치료는 매우 작은 방사능 핵을 몸 속에 있는 암 종양에 집어 넣는 방법입니다.
Bu tedavide küçük, radyoaktif tohumlar kanserli tümörleri tedavi etmek için vücuda yerleştiriliyor.קרוי "ברכיתרפיה", ובו זרעים זעירים ורדיואקטיביים מוכנסים לגוף כדי לטפל בגידולים סרטניים.
İlgili Sayfalar