Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56% vụ án hiếp dâm không được xử lý.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56 τοις εκατό όλων των υποθέσεων βιασμού δεν καταλήγουν.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56% всех изнасилований не заканчиваются арестом.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56 процента от случаите на изнасилване също.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.56 אחוזים מכל מקרי האונס לא מובילים למעצר.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.٥٦٪ من جرائم الإغتصاب لا يتم حلها.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.A nemi erőszak eseteinek 56%-ában nincs letartóztatás.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.El 56% de las violaciones no llegan a nada.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.La fel şi 56 la sută din violuri.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.U znásilnění v 56 %.
Tecavüz vakalarının yüzde 56'sı sonuçlanmıyor.これを変える機会があります
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.'강간'이라는 단어와 '결혼'이란 단어가 같은 뜻이었다는 걸 알고계십니까?
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.la palabra para violación y la palabra para matrimonio eran la misma?
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.le mot pour viol et celui pour mariage étaient le même ?
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.le parole per dire "stupro" e per dire "matrimonio" erano uguali?
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.המילה לתיאור אונס והמילה לחתונה היו אותה מילה עצמה?
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.أن الكلمة التي تعني "اغتصاب"، والكلمة التي تعني "زواج" هي كلمة واحدة؟
'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.同じだったことをご存知ですか? でも 今日 ルワンダを再建しているのは女性達です
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.그는 결국 강간과 강도로 80년형을 받고 18년반을 복역했습니다. 그는 결국 강간과 강도로 80년형을 받고 18년반을 복역했습니다.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.80年の懲役を宣告されて18年服役しました 被害者は 二人の容疑者の面通しでは
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.A ajuns să execute 18 ani şi jumătate dintr-o condamnare de 80 de ani pentru viol şi jaf.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Alla fine scontò 18 anni e mezzo di una condanna a 80 anni di carcere per stupro e rapina.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Ele acabou por cumprir 18 anos e meio duma pena de 80 anos por estupro e roubo.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Hij zou uiteindelijk 18½ jaar uitzitten van een 80-jarige straf, voor verkrachting en beroving.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Il a passé 18 ans et demi en prison, sur une peine de 80 ans, pour viol et vol qualifié.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Kết cục của anh là bóc lịch 18 năm rưỡi cho bản án 80 năm tội cưỡng hiếp và cướp của.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Schließlich hat er 18½ Jahre einer Verurteilung zu 80 Jahren für Vergewaltigung und Raub abgesessen.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Skończył odsiadaując 18 i pół roku i 80 lat wyroku za gwałt i rozbój.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Terminó cumpliendo 18 años y medio de una sentencia de 80 años por violación y robo.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.Végül erőszakos bűncselekményért és rablásért 18 és fél évet leült a 80 évnyi büntetéséből.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.В итоге он отбыл 18 с половиной лет из 80-летнего приговора по делу об изнасиловании и грабеже.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.В крайна сметка излежал 18 години и половина от 80-годишна присъда за изнасилване и грабеж.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.הוא ריצה לבסוף 18 וחצי שנה מתוך גזר-דין של 80 שנה על אונס ושוד.
Tecavüz ve hırsızlıktan aldığı 80 yıl cezanın 18 buçuk yılını yattı.انتهى به المطاف بخدمة ١٨ سنة ونصف السنة من جملة حكم قضائي لمدة ٨٠ سنة بعقوبه الاغتصاب والسرقة
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.James McKinleyltä nuoren tytön joukkoraiskauksesta, 11-vuotiaasta, pienessä texasilaisessa kaupungissa.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.집단 성폭행 기사가 있습니다.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.McKinley a scris că oamenii se întrebau:
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.Джеймса МакКінлі про групове зґвалтування 11-річної дівчинки у маленькому техаському місті.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.בת 11, בעיר קטנה בטקסס.
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.تبلغ من العمر 11 سنة ، في أحد المدن الصغيرة في (تكساس).
Teksas'taki küçük bir kasabadaki tecavüzünü ele alıyordu.この記事によると-
Utanmayacağız Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Venim si ne ridicam impotriva violatorilor, pentru ca nu vrem sa ne ascundem in casele noastre.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.A ce point, elle décide de ranger le livre sur le viol.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.En este momento ella decide guardar el libro de la violación.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Jetzt entscheidet sie sich, das Vergewaltigungsbuch wegzulegen.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.여기서 그녀는 읽던 "강간" 책을 덮어버립니다.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Nu besluit ze om het boek over verkrachting weg te leggen.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Pada saat itu, dia memutuskan untuk menyimpan buku "Pemerkosaan" itu.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Quindi a questo punto, decide di mettere via il libro sullo stupro.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Så nu bestämmer hon sig för att lägga ner boken om våldtäkt.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Takže, v tomto momente sa rozhodne odložiť knihu o znásilnení.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Takže v tuto chvíli se dívka rozhodla odložit svou knihu o znásilnění.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Tehát ezen a ponton, a lány úgy dönt, hogy elteszi az erőszak könyvet.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Teraz postanawia odłożyć lekturę.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Và vào lúc này, cô ta quyết định cất cuốn sách "cưỡng hiếp" đi.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Εδώ λοιπόν, αποφασίζει να μαζέψει το βιβλίο με τον βιασμό.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Вот сейчас она решила отложить книгу об изнасиловании в сторону.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.Към този момент, тя решава да остави книгата за изнасилването настрана.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.У цю мить вона вирішує відкласти книжку про зґвалтування.
Ve bu noktada, kız, tecavüz kitabını kaldırmaya karar veriyor.אז בנקודה הזו, היא מחליטה להניח את ספר האונס בצד.