Sayısız kadın, adam ve çocuk tecavüze uğruyor, işkence görüyor, esir alınıyor.レイプや拷問を受け 奴隷として働かされてきました 紛争地域では恐怖を植え付けて
Sen çirkinsin TecavüzcüEspèce d'horrible violeur
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Acum există studii care arată clar că războaiele sunt groaznice, că violurile sunt groaznice.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Ci sono nuovi studi che mostrano chiaramente che le guerre sono terribili, che gli stupri sono terribili.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Er zijn nu studies die duidelijk laten zien dat de oorlogen vreselijk zijn, dat verkrachtingen vreselijk zijn.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Há estudos que mostram claramente que as guerras são terríveis, as violações são terríveis.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Hay ahora estudios que muestran claramente que las guerras y las violaciones son terribles
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.최근 연구 결과를 보면 전쟁과 강간은 비록 끔찍한 일이지만
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Tutkimukset osoittavat selvästi, että sodat ja raiskaukset ovat kauhistuttavia.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Υπάρχουν μελέτες που δείχνουν καθαρά ότι οι πόλεμοι είναι τρομεροί, οι βιασμοί είναι τρομεροί.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Нові дослідження чітко показують, що війни та зґвалтування є одним із факторів.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Сега има проучвания, ясно показващи, че войните са ужасни, изнасилванията са ужасни.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.Существуют исследования, которые точно показывают, что войны и изнасилования являются одним из факторов.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.מחקרים כעת מראים בבירור שהמלחמות הן נוראיות, מקרי האונס הם נוראים.
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.هناك دراسات تشير بوضوح أن الحروب فظيعة، والاغتصابات مريعة
Şimdi yapılan çalışmalar savaşların ve tecavüzlerin berbat olduğunu gösteriyor.戦争は恐ろしいものですし、レイプも恐ろしいものです でもそれはアフリカでの高い感染率の原因ではありません
Sonra bir de utanmadan, kızlara, bizim onlara tecavüz ettiğimiz gerekçesiyle, şikayetçi olmalarını istediler.그럼 그들은 그들이 고소 하는 거기 밖으로 그들을 데 려 가기 전에 여자에 게 unintimidated 담 즙
Sonra bir de utanmadan, kızlara, bizim onlara tecavüz ettiğimiz gerekçesiyle, şikayetçi olmalarını istediler.و هددوا الفتيات بسبب عداوتهم وحقدهم قبل أخذهم للخارج حتى يرفعوا دعوى
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Ada perompakan, penyerangan, penangkapan, menolak di tangkap.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Diefstal, mishandeling, verzet bij aanhouding.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Jaf, ultraj, arest, opunere la arest.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Je lis vol, agression, arrestation. 2 ont purgé de sérieuses peines.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Mají v záznamu loupež, napadení, zatčení...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Qui abbiamo rapina, aggressione, resistenza all'arresto.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Rån, överfall, motstånd mot polisman...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Roubo, agressão, resistência à autoridade...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Røveri, overfald, modsat sig anholdelse...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Ryöstö, pahoinpitely, virkavallan vastustaminen...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Kraja, upiranje zakonu, zapor, pravi agent za mafijo.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Mamy tu włamania, napady, oszustwa, bójki... ...to raczej kandydaci do mafii.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Tenemos robo, asalto, arresto, resistir arresto... ...hasta un cobrador de la Mafia.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Имаме обир, побой, съпротива при арест... двама са били в затвора.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Имаме обир, побой, съпротива при арест... двама са били в затвора.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Và cũng đã cướp, đánh người ta, bị bắt, chống cự...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Έχουμε ληστεία, σύλληψη, αντίσταση κατά της αρχής.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma....ב"ווייט האוס"... בבית הלבן
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.لدينا سرقة هجوم سجن هروب من أحكام
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor.Él dijo: "Sabe, tengo al estrangulador de Stockwell a un lado y al violador de los tulipanes al otro.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor."Naast me zit de Stockwell-Wurger en aan de andere kant heb ik de 'Sluip door de Tulpen'-verkrachter.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor.Povedal: "Vieš, mám na jednej strane Stockwellského škrtiča a znásilňovača 'podivína' na druhej.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor.Powiedział: "Po jednej stronie mam seryjnego mordercę, a z drugiej znanego gwałciciela.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor."Ştii, îl am pe Sugrumătorul din Stockwell într-o parte şi pe Violatorul-tiptil-prin-lalele de cealaltă.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor."У меня с одной стороны — Стоквеллский душитель, с другой — насильник.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor.הוא אמר, "אתה יודע, יש את החונק מסטוקוול בצד אחד שלי ואת אנס ,המטופף בין הצבעונים, מצד שני שלי.
Şöyle devam etti "Bir yanımda birisini boğmuş biri, diğer yanımda da tecavüzcü oturuyor.反対側には"チューリップ畑"の 強姦魔だ だから怖くなって 部屋にこもりがちになった
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.A Tahrir Téren és környékén tömegek erőszakolnak meg nőket.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Auf und in der Umgebung des Tahrir-Platzes werden sexuelle Angriffe von Mobs begangen.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Ci sono state violenze sessuali di gruppo in Piazza Tahrir e nei suoi dintorni.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Er zijn bendes die seksueel aanranden in Tahrir plein en de omgeving.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Há agressões sexuais colectivas na Praça Tahrir e suas proximidades.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Hay asaltos sexuales multitudinarios en la plaza Tahrir y sus alrededores.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Il y a des agressions sexuelles collectives place Tahrir et alentour.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Na náměstí Tahrír a v jeho okolí dochází k hromadným sexuálním útokům.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Na placu Tahrir i wokół niego dochodzi do grupowych napaści seksualnych.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Tahrir-aukion ympärillä raiskaajien joukko odottaa seuraavaa uhria.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.Υπάρχουν ομάδες που βιάζουν στην Πλατεία Ταχρίρ και τις γύρω περιοχές.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.На площад Тахрир и околностите съществуват групировки нанасящи сексуален тормоз.
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.יש תקיפות מיניות המאורגנות בהמונים בכיכר תחריר וסביבתיו
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.فى حالات تحرش و اغتصاب جماعي بتحصل فى ميدان التحرير الشوارع المحيطة بيه
Tahrir Meydanı ve çevresinde toplu tecavüzler yaşanıyor.来なさい、レイプ犯に立ち向かいなさい