Oh, Ruanda'da 100 günde yarım milyon kadına tecavüz edilmiş.أوه ، نصف مليون إمرأة فى رواندا تم إغتصابهم فى مائة يوم .
Oh, Ruanda'da 100 günde yarım milyon kadına tecavüz edilmiş.ルワンダ人女性がレイプされています このように話をしている まさに今
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.A nemi erőszak nem barbár, de a törvény, az szerinte barbár.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Ele dizia que a violação não era bárbara, mas sim a lei.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Gwałt nie jest barbarzyński, powiedział, ale prawo owszem.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.강간은 잔혹한 것이 아닌데도 강간법이 잔혹하다고 말했죠.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.La violación, decía, no es una barbarie, pero la ley sí.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Le viol n'est pas barbare, mais la loi, a-t-il dit, était barbare.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Lo strupro non è una barbarie, la legge lo è, diceva.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Pemerkosaan itu tidak biadab, tapi katanya, hukumlah yang biadab.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Vergewaltigung ist nicht barbarisch, aber das Gesetz, sagte er.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Verkrachting is niet barbaars, maar de wet was barbaars.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Violul nu este barbar, dar legea, spunea el, este barbară.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Voldtægt er ikke barbarisk, men loven, sagde han, var barbarisk.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Ο βιασμός δεν είναι βάρβαρος, έλεγε, αλλά ο νόμος είναι βάρβαρος.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Згвалтування не варварство, за його словами, а закон варварський.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Изнасилването не е варварско, но законът, каза той, е варварски.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.Изнасилование — это не варварство, а вот этот закон, как он говорил — да.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.אונס אינו ברברי, אך החוק, הוא אמר, כן ברברי.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.وقال أن الاغتصاب ليس همجيا، ولكن القانون، كان همجيا.
Ona göre tecavüz barbarca değil de yasa barbarca.少女たちが この男性と話しに行った際
Onlara tecavüz ediyoruz.Cưỡng hiếp họ.
Onlara tecavüz ediyoruz.Gwałcimy je.
Onlara tecavüz ediyoruz.Las violamos.
Onlara tecavüz ediyoruz.Le stupriamo.
Onlara tecavüz ediyoruz.Le violăm.
Onlara tecavüz ediyoruz.Megerőszakoljuk őket.
Onlara tecavüz ediyoruz.Nous les violons.
Onlara tecavüz ediyoruz.Posiljujemo jih.
Onlara tecavüz ediyoruz.We verkrachten hen.
Onlara tecavüz ediyoruz.Wir vergewaltigen sie.
Onlara tecavüz ediyoruz.Изнасилваме ги.
Onlara tecavüz ediyoruz.Мы насилуем их.
Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.우리는 그들을 노예로 만듦은 물론, 그들을 강간합니다.
Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.אנו משעבדים אותן. אנו אונסים אותן.
Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.و نستعبدهن...و نغتصبهن
Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.自分の人生の中で主体であろうとする
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.Asesinan y deshonran a la gente y sobrepasan sus límites.
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.Li uccidono e li disonorano ed oltrepassano i loro limiti.
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.Rakyat dibunuh dan di hina, ..dan mereka seterusnya melampaui batasan mereka,
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.Sie töten sie und entehren sie, und sie überschreiten ihre Grenzen.
Onları öldürürler,şereflerini ellerinden alır, haklarına tecavüz ederler.Они убивают их и унижают их достоинство и переходят все границы.
Onları satıyoruz, henüz embriyo iken öldürüyoruz. Onları köleleştiriyoruz. Onlara tecavüz ediyoruz.Ми продаємо їх, ми робимо аборти, коли дізнаємося, що буде дівчинка, ми робимо їх рабами, ми ґвалтуємо їх.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.저는 지난 12년 간 전 세계 강간이 상습적으로 벌어지고 있는 강간의 소굴에 살다시피 하였습니다.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Am trăit esenţialmente în minele violului din lume în ultimii 12 ani.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Esencialmente viví en las minas de violación del mundo los últimos 12 años.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Ik verbleef de laatste 12 jaar in de verkrachtingsmijnen van de wereld.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Im Wesentlichen lebte ich in den letzten 12 Jahren in den Zentren der Vergewaltigung dieser Welt.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.J'ai passé l'essentiel de ces 12 dernières années dans les mines de viol du monde.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Praktycznie żyłam pośród gwałtów przez ostatnie 12 lat.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Praticamente negli ultimi 12 anni ho vissuto nelle "miniere di stupro" del mondo.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Tôi đã sống trong ổ hiếp dâm của thế giới 12 năm vừa rồi.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.Tulajdonképpen a világ nemi erőszak-fészkeiben éltem az elmúlt tizenkét év során.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.По суті, протягом останніх 12 років я жила в епіцентрах зґвалтування по цілому світі.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.По существу, последние 12 лет я жила в эпицентрах изнасилования по всему миру.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.По същество живеех в мините за изнасилвания по света през последните 12 години.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.חייתי בעצם במכרות האונס של העולם במשך 12 השנים האחרונות.
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.لم تكن حوادث الإغتصاب أمرًا غريبًا عني فقد عشت 12 سنة وسط هذه القضايا
Özellikle dünyanın tecavüz odaklarında 12 yıl geçirdim.私の魂の-
Raporda ayrıca birçok Endonezyalı Çinli kadına yönelik tecavüz vakaları da belgelendi.El informe también documentó casos de violación a muchas mujeres chinas indonesias..