Ana içeriğe geç
Sözlük

tecavüz ile cümle

tecavüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.Ở Ấn Độ cứ mỗi 3 phút lại có một vụ cưỡng hiếp.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.W Indiach, dochodzi do gwałtu co trzy minuty.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.Στην Ινδία πραγματοποιείται ένας βιασμός κάθε τρία λεπτά.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.В Индии каждые три минуты происходит одно изнасилование.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.В Индия има по едно изнасилване на всеки три минути.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.В Індії зґвалтування трапляються кожних три хвилини.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.בהודו מתרחש אונס בכל שלוש דקות.
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.في الهند هنالك عملية اغتصاب كل 3 دقائق
Hindistan'da her üç dakikada bir tecavüz oluyor.インドで警察に被害届があるレイプは
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.La cultura india facilita algunas medidas progresistas contra la violación
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.La culture indienne prévoit plusieurs méthodes progressistes pour lutter contre le viol.
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.W kulturze indyjskiej istnieje kilka progresywnych sposobów zapobiegania gwałtom.
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.Индийская культура предусматривает несколько прогрессивных методов для борьбы с изнасилованием.
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.내전에서 자주 쓰이는 비치명적인 무기가 있다면 고문, 강간, 그리고 인종 청소가 매우 효과적이 될 것입니다.
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.העינויים, האונס והטיהור האתני נעשו יעילים ביותר - אף שלרוב אינם קטלניים - ככלי-נשק במלחמות אזרחים.
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.التعذيب .. الاغتصاب .. و التطهير العرقي أصبحت أكثر فعالية وهي اسلحة غير مميتة... تستخدم في الحروب الأهلية
İşkence, tecavüz ve etnik temizlik, iç savaşın doğrudan öldürmeyen diğer etkili silahları.死に至らしめないにせよ 内戦下で大きな打撃を与える武器です 言ってみれば
İşte sana tecavüze mahal veren tahrik edici elbiselerden bazı örnekler;De hecho, he aquí unos ejemplos de ropa provocativa que podría provocar a una violación.
İşte sana tecavüze mahal veren tahrik edici elbiselerden bazı örnekler;En fait, voici quelques exemples de vêtements provocants qui pourraient causer des viols.
İşte sana tecavüze mahal veren tahrik edici elbiselerden bazı örnekler;Oto kilka przykładów prowokujących strojów, które mogą doprowadzić do gwałtu.
İşte sana tecavüze mahal veren tahrik edici elbiselerden bazı örnekler;В самом деле, вот некоторые примеры провокационной одежды, которые могут привести к изнасилованию.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Acompañamos a Joshua, mientras vagaba por el mundo, visitando los pueblos donde había matado y violado.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Dotrzymywaliśmy mu towarzystwa, kiedy przechadzał się po Ziemi odwiedzając wioski, gdzie gwałcił i mordował.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Elkísértük Joshuát a vándorútjára, meglátogatta a falvakat, ahol gyilkolt és erőszakolt.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.우리는 조슈아와 동행하여 그가 일전에 사람들은 죽이고 강간했던 곳을 방문했었습니다.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.L-am însoțit pe Joshua în călătoria sa, vizitând satele în care a ucis și a violat.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Nous avons accompagné Joshua, lors de ses voyages, visitant des villages où il a tué et violé.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.We vergezelden Joshua terwijl hij door het land trok, en dorpjes bezocht waar hij ooit moordde en verkrachtte.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.Придружихме Джошуа, докато той вървеше по Земята и посещаваше села, където някога е убивал и изнасилвал.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.התלווינו לג'ושוע במסעו, בביקורים בכפרים בהם הוא פעם רצח ואנס.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.صاحبنا جوشوا ، وهو يسير على الأرض، يزور القرى حيث قتل و إغتصب من قبل.
Joshua'ya bir zamanlar öldürdüğü ve insanlara tecavüz ettiği köyleri gezerken eşlik ettik.村を歩き訪れる ジョシュアを追いました 彼は許しを乞い
kaba kuvvet ve tecavüzla violence et le viol
kaba kuvvet ve tecavüzmisshandel och våldtäkt
kaba kuvvet ve tecavüzpahoinpitelyt ja raiskaukset
kaba kuvvet ve tecavüzжестокое обращение и изнасилование
kaba kuvvet ve tecavüzالتعرض للضرب والإغتصاب
kaba kuvvet ve tecavüz暴力或强奸 目睹暴力事件
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.저의 분노의 감정은 여성에 권리에 관한한 제가 11살쯤 때부터 끓기 시작했죠
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.A düh, amit érzek a nők jogait illetően igazán akkor forrott ki, amikor tizenegy éves körül voltam.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Il mio senso di indignazione in relazione ai diritti delle donne è esploso quando avevo più o meno 11 anni.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Mein Gefühl der Entrüstung über die Rechte von Frauen erreichte den Höhepunkt, als ich etwa elf war.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Moje poczucie oburzenia co do praw kobiet zostało doprowadzone do wrzenia kiedy miałam mniej więcej 11 lat.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Η αγανάκτησή μου για τα δικαιώματα των γυναικών κορυφώθηκε όταν ήμουν 11.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Мое чувство гнева по поводу прав женщины закипело во мне в 11 лет.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.Можете да опитате пак." Възмущението ми, относно правата на жените прекипя когато бях на 11 години.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.תחושת העוול שלי בנוגע לזכויות נשים הגיעה לכדי רתיחה כאשר הייתי בערך בת 11.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.شعوري بالثورة من أجل حقوق المرأة وصل لدرجة الغليان عندما كنت في الحادية عشر من عمري.
Kadın haklarına yapılan tecavüze karşı duygularım 11 yaşıma vardığımda kaynama noktasına vardı.激しい怒りは、私が 11歳のときに頂点を迎えました 私の叔母である、
Kadın kitabı okumaya geri dönüyor, ne yazık ki kitabın ismi "Tecavüz".다시 책을 읽기 시작하는데 공교롭게도 제목이 "강간"이네요.
Kadın kitabı okumaya geri dönüyor, ne yazık ki kitabın ismi "Tecavüz".Ona sa vrátila ku knihe, ktorá má nanešťastie názov "Znásilnenie".
Kadın kitabı okumaya geri dönüyor, ne yazık ki kitabın ismi "Tecavüz".Ze leest verder in haar boek dat ongelukkigerwijs 'verkrachting' heet.
Kadın kitabı okumaya geri dönüyor, ne yazık ki kitabın ismi "Tecavüz".היא חוזרת לקרוא את הספר שלה, שהכותרת שלו לרוע המזל: "אונס".
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Innym sposobem bezwstydnego propagowanie gwałtu przez kobiety jest praca do późna w nocy.
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Une autre façon dont les femmes propagent sans vergogne le viol est de travailler tard dans la nuit
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Еще один способ, как женщины бесстыдно распространяют изнасилование - работая до поздней ночи.
Kadın oralı olmadı. Böylece İndra kadının dikkatini çekerek yere fırlattı... ...ve tecavüz etmeye başladı.Femeia nu i-a acordat atenţie. aşa cǎ Indra, atras de ea, a trântit-o pe podea, şi a violat-o.
Kadın yoksa, tecavüz de yok.Nie ma kobiet, nie ma gwałtu.
Kadın yoksa, tecavüz de yok.Pas de femmes, pas de viols
Kadın yoksa, tecavüz de yok.Sin mujeres, no hay violación.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod