Ana içeriğe geç
Sözlük

tecavüz ile cümle

tecavüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir.אתה חייב להלחם בכל אחד שפולש אליה.
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir.عليك محاربة كل من يعتدي عليها
Arazinize tecavüz edenlerle savaşmanız gerekir.国や宗教で「我々」という区画を形成します
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Bueno, en realidad la había violado pero él decía que habían tenido sexo.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Egentligen hade han våldtagit henne, men han kallade det sex.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Ei bine, de fapt a violat-o, dar el ar spune că a făcut sex cu ea.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Eigentlich hatte er sie vergewaltigt, aber er sagte, er hatte Sex mit ihr.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.En fait, il l'avait violée, mais il disait qu'il avait couché avec elle.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Hij had haar eigenlijk verkracht, maar noemde dat seks hebben.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Igazából megerőszakolta, de ő azt mondta, hogy szexelt vele.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.실제로는 그녀를 강간했지만, 그는 그녀와 섹스를 했다고 말했죠.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.O meglio, di violentarla, ma lui diceva di aver fatto sesso con lei.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Presnejšie, znásilnil ju, ale on by povedal, že s ňou mal sex.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Sebenarnya, dia memperkosanya, namun dia akan berkata dia berhubungan seks.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Tak naprawdę zgwałcił ją, ale sam powiedziałby, że uprawiał z z nią seks.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Tedy, ve skutečnosti ji znásilnil, ale on by řekl, že s ní měl sex.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Thật ra thì cậu đã cưỡng cô nhưng cậu nói rằng cậu đã quan hệ với cô.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Στην πραγματικότητα, την βίασε, αλλά έλεγε οτι έκανε σεξ μαζί της.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Ами всъщност, той я беше изнасилил, но казваше, че е правил секс с нея.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Ну, вообще-то, он её изнасиловал, но сам он сказал бы, что занимался с ней сексом.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.Ну, фактично, він її згвалтував, але сам сказав би, що займався з нею сексом.
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.יותר נכון הוא אנס אותה אבל הוא אמר שהוא שכב איתה
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.في الواقع ، قام بإغتصابها ، لكنه كان يقول أنه مارس الجنس معها .
Aslında tecavüz etmişti ama seks yaptım diyordu.シェイラは断らなかったと言うのです
Bangladeş: Bir Yerli Kızı Daha Tecavüz Edilerek ÖldürüldüBangladesh : Les femmes aborigènes en danger
Bangladeş: Bir Yerli Kızı Daha Tecavüz Edilerek ÖldürüldüOtra joven violada y asesinada en Bangladesh
Bangladeş: Bir Yerli Kızı Daha Tecavüz Edilerek ÖldürüldüΜπαγκλαντές: Άλλο ένα ιθαγενές κορίτσι βιάστηκε και σκοτώθηκε
Bazı güçlü kimseler sizin dışınızda kalan şeylerin de tecavüze neden olabileceği dedikodusunu yapıyorlar.Отвратительно, что люди распространяют слухи, что что-то кроме вас может вызвать изнасилование.
Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım...Én... a rablóktól félek. Meg az erőszaktevőktől.
Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım...Jeg er bange for... tyve... voldtægtsforbrydere... pige: Jeg er bange for at blive voksen. mand:
Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım... Kız: Ben büyümekten korkuyorum.Boję się... złodziei... gwałcicieli... dziewczynka:
Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım... Kız: Ben büyümekten korkuyorum.Я боюсь грабителей... насильников. девочка:
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Cel care m-a pângărit pe mine a plecat apoi să o violeze pe Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Celui qui m'a souillée m'a laissée ensuite pour aller violer Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Degene die mij aan het misbruiken was liep toen weg en ging Evelyn verkrachten.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Den som skändade mig lämnade mig sedan och gick för att våldta Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Der eine, der sich an mir vergriffen hatte, ging weg um Evelyn zu vergewaltigen.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.E quello che stava violentando Evelyn è venuto ad abusare anche di me.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.그리고는 이블린을 강간하던 남자는 제게 와서 저도 강간했어요.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.O homem que me violou depois fez o mesmo à Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Sau khi làm nhục tôi, hắn bỏ đến hãm hiếp Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Ten, który mnie zhańbił poszedł gwałcić Evelyn.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Αυτός που με ατίμαζε, μετά έφυγε και πήγε να βιάσει την Έβελιν.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.Затем тот, который осквернил меня, оставил меня и пошёл насиловать Эвелин.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.(Скандиране) Дженифър:
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti."זה שחילל את גופי עזב אותי והלך לאנוס את אוולין.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.والجندي الذي كان يغتصب أيفيلين، جاء ودنسني أنا أيضاً.
Beni kirleten asker beni bırakıp Evelyn'e tecavüz etmeye gitti.イブリンを犯していた男が 今度は私を暴行しに来た
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Badania naukowe sugeruję, że kobiety ubrane w spódnice są główną przyczyną gwałtów.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Des études scientifiques suggèrent que les femmes qui portent des jupes sont la première cause de viol.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Un estudio científico asegura que las mujeres que visten faldas son la causa principal de las violaciones.
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki mini etek giyen kadınlar tecavüze uğrayanların başında geliyor.Научные исследования показывают, что женщины, которые носят юбки, являются основной причиной изнасилования.
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Sabiam que, antes do genocídio no Ruanda a palavra para violação e a palavra para casamento era a mesma?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Ştiaţi, că înaintea genocidului din Rwanda era acelaşi cuvânt pentru viol şi pentru cuvântul căsătorie?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Tudták, hogy a ruandai népirtás előtt a nemi erőszakot és a házasságot jelentő szó ugyanaz volt?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Wist je, dat vóór de genocide in Rwanda, het woord voor verkrachting en voor huwelijk hetzelfde was?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знаете ли, че преди геноцида в Руанда думата за изнасилване и думата за брак беше една и съща?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знали ли вы, что до геноцида в Руанде изнасилование и замужество назывались одним и тем же словом?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Чи знали ви, що до геноциду в Руанді, зґвалтування та заміжжя називались одним і тим самим словом?
Bir anne çocuklarının önünde şiddet gördü. Bir çete bu kızlara herkesin önünde tecavüz etti.Estas chicas fueron violadas por muchedumbres en frente de todos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod