Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.בעוד אחת מתוך ארבע או חמש נשים תחווה אונס.
Bazı kadınların tecavüze uğramamak için intihar ettiği belirtilmektedir.חלק מהמשפחות התאבדו כדי למנוע את הבלתי נמנע.
Tecavüzcü Boltok aynı zamanda kendisinin dedesi.בסוף מתברר שהגנב הוא דודו עצמו.
Ian, Cate'e gece boyunca tecavüz etmiştir.איין אונס את קייט באכזריות.
Hemen sonra, 1991'deki yakalanışına kadar cinayetlerine ve tecavüzlerine son hız devam etti.נישואיהם נמשכו עם עליות וירידות עד למותה בשנת 1991.
Susan tecavüze uğramış ve hamile kalmıştır.מחזר של סוזן אונס אותה והיא נכנסת להיריון.
Bana tecavüz ettikten sonra bile beni dövdü.הוא תקף אותה במכות ואנס אותה.
Öyle ki, Roark bir gece Dominique odasına girer ve ona tecavüz eder.המריאצ'י הולך לחדרה של דומינו ונח במיטתה.
Kadın ise tecavüz edildikten sonra aynı şekilde öldürülmüştü.לפני מותם נאנסה האשה בידי הרוצח.
Ancak tecavüze uğramıştım.מעשה שנעשה באונס.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.За цели общества се твърди, че са изнасилвачески култури.
Tecavüz bir insanlık suçu olarak kabul edilir.Просто да бъде признат като човешко същество.
Kadın ise tecavüz edildikten sonra aynı şekilde öldürülmüştü.Жените, преди да бъдат убити, са изнасилвани.
Arkadaşlarına bana tecavüz etmelerini söyledi.Позволил си той да изнасили една девойка.
Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.Демонстрантите крещят: "Крадци!
1971 ila 1983 yılları arasında en az 17 kadını kaçırdı, tecavüz etti ve öldürdü.Od 1974. do 1978. silovao je i ubio više od 30 djevojaka.
The Rape of Lucretia (Lucretia'ya tecavüz) op.Prema tragediji Silovanje Lukrecije (franc.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Priznaje da je ipak svjedočio silovanju i ubojstvu.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Godine 1941. uhićen je i osuđen na deset godina zatvora zbog provale.
Partizanlar ve partizan olduğu düşünülen kişiler işkence ve tecavüze uğradı.One koji su odbili poticati radnike na pridruživanje partizanima, partizani su uhitili i mučili.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Brojne žene su bile silovane.
Kavim içerisinde tecavüz ve fuhuş normal hale gelmişti.Rabovanie a znásilňovanie bolo na dennom poriadku.
Ian, Cate'e gece boyunca tecavüz etmiştir.Capone po celý čas pracoval pre Yalea.
Sırf zevk için erkek kurbanlarına tecavüz etmiş ve öldürmüştür.Vraždil a znásilňoval mladé dievčatá a obťažoval svoje obete aj posmrtne.
30,000 kişiyi katledildi ve binlerce kadın tecavüze uğradı..Niekoľko desiatok tisíc osôb bolo mučených a znásilnených.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.Decembra leta 1993, so bili Shakur in še nekateri drugi obtoženi spolne zlorabe neke ženske v hotelski sobi.
Saldívar kendisinin Meksika'da tecavüze uğradığını iddia ederek devri erteledi.Yolanda Saldívar je odložila predajo, saj je trdila, da so jo v Mehiki posilili.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Večino teh pa so nacisti tudi posilili.
Jordan suçlamayı yaptıktan sonra, 5 kişiden 3'ü Jordan'ı arabada tecavüz ettikleri sebebiyle tutuklandı.Po pritožbi njegovega moštva Jordan je FIA kazen dvignila na tri dirke prepovedi.
Haneye tecavüz, konut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi.Motiv iskanja prenočišča in neusmiljenosti prebivalcev.
1992 - Boksör Mike Tyson, Amerika zenci güzeli Desiree Washington'a tecavüz suçundan mahkûm oldu.1992 m. boksininkas buvo apkaltintas Black America dalyvės Desiree Washington išprievartavimu.
Muhtemelen annesi bir Alman asker tarafından tecavüze uğramıştı.Sūnus buvo pašauktas į Vokietijos kariuomenę.
Tecavüz BekâretIšžaginimas Vikiteka
Ben ise klavyemle onların müziğine tecavüz ediyorum.Vasulu žymus savo muzikinėmis tradicijomis.
John Coffey İki küçük kıza tecavüz ederek öldürmek suçundan yargılanıp idama mahkûm edilmiştir.Coffey mõisteti süüdi kahe tüdruku mõrva eest ja sai karistuseks surmanuhtluse.
Tecavüz ise suç olarak değerlendirilir ve zina üzerinden cezalandırılabilir.Vägistamine on samuti väga levinud, kuigi seda loetakse kuriteoks ning karistus võib olla eluaegne.
Arkadaşlarına bana tecavüz etmelerini söyledi.Sõprade seas hüüti teda ka Vihaks.
30,000 kişiyi katledildi ve binlerce kadın tecavüze uğradı..Tuhanded tsiviilelanikud tapeti, 30 000 viidi orjusesse.
Aşkın en büyük ve en yaygın gerçekleşen problemi ise tecavüzdür.Üks kohutavamaid ja sagedasemaid inimese hädasid on kahetsus.
Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.Arvatakse, et need olid rituaalirajad".
2011'de, 10 yerli kadın tecavüze uğradı.Les statistiques viennent de Kapaeng, une association de défense des droits humains.
2011'de, 10 yerli kadın tecavüze uğradı.Το 2011, 10 αυτόχθονες γυναίκες βιάστηκαν.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 órán keresztül kínozták és csoportosan megerőszakolták.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 Stunden lang wurde sie gefoltert und massenvergewaltigt.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.24 часа ее пытали и насиловали
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Durante 28 horas ela passou por torturas e estupros grupais.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.La torturaron y violaron durante 24 horas.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Nasledujúcich 24 hodín bola mučená a znásilňovaná.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Osemindvajset ur so jo mučili in skupinsko posiljevali.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Per 24 ore fu torturata e violentata in gruppo.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Przez 24 godziny była torturowana zbiorowo gwałcona
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Selama 24 jam ia disiksa dan diperkosa ramai-ramai
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Under 24 timmar blev hon torterad och våldtagen.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Επί 24 ώρες, τη βασάνιζαν και τη βίαζαν ομαδικά.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.Била е измъчвана и групово изнасилвана 24 часа.
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.במשך 24 שעות, היא עברה .עינויים ואונס קבוצתי
24 saat boyunca, işkence edildi ve toplu-tecavüze uğradı.悪夢の中集団のリーダーを 特定しました
Adam kaçırma, tecavüz ve hırsızlıktan suçlu bulundu ve 47 yıllık cezasının 7 yılını hapiste geçirdi.그는 강간, 납치, 강도로 기소되어 47년형을 받고 7년을 복역했습니다. 그는 강간, 납치, 강도로 기소되어 47년형을 받고 7년을 복역했습니다.
Adam kaçırma, tecavüz ve hırsızlıktan suçlu bulundu ve 47 yıllık cezasının 7 yılını hapiste geçirdi.El a fost condamnat pentru viol, răpire şi jaf şi a executat 7 ani dintr-o sentinţă de 47 de ani.
Adam kaçırma, tecavüz ve hırsızlıktan suçlu bulundu ve 47 yıllık cezasının 7 yılını hapiste geçirdi.Er wurde für Vergewaltigung, Entführung und Raub verurteilt, und hat 7 von 47 Jahren abgesessen.