Ana içeriğe geç
Sözlük

tebaa ile cümle

tebaa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
42
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tebaamın ve soylularımın üzerinde adaletle hüküm sür.""ገብረመድህን ኃይሌ የጅማ አባቡና አሰልጣኝ ሆነው ተሾሙ".
Tüm Osmanlı tebaası için sivil bayrak olarak düz kırmızı bir bayrak haline getirildi.A plain red flag was introduced as the civil ensign for all Ottoman subjects.
Maitreya'nın yaşayan enkarnasyonu olduğunu iddia etti ve tebaasına ona tapınmalarını emretti.Claimed to be the living incarnation of Maitreya and ordered his subjects to worship him.
Beka, tüm tebaasını topladı ve yaklaşık 12.000 kişilik bir orduyla Türklere karşı sefere çıktı.Beka called all his subjects and gathered about 12,000 men, and set out against the Turks.
Hererolar artık Alman tebaası değildir.The Hereros are German subjects no longer.
Tebaanın prense karşı birkaç şikayeti vardı.The subjects had several grievances against the prince.
Kraliçe Matilda Westminster Abbey'e gömüldü ve tebaası tarafından sevgiyle hatırlandı.Queen Matilda was buried in Westminster Abbey and was fondly remembered by her subjects.
Yahudiler, nüfusun geri kalanının aksine, [3] doğrudan kralın tebaası olarak ilan edildi.Jews were declared to be direct subjects of the king,[4] unlike the rest of the population.
Tebaasını korumak, kralın ilk ve en önemli görevi olarak görülüyordu.Protection of his subjects was seen as the first and foremost duty of the king.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Da dem Gutsbesitzer nicht daran gelegen ist, willigt er ein.
Ossë, Ulmo'nun tebaasındandı.C’était près d’Ulm.
İmparatorluk, Yahudi tebaasına karşı sıklıkla vurdumduymaz ve gaddar bir tutum takınmıştır.Questo la porta a scene di gelosia spesso infondate.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Тот, который не нажал (неопр.).
Fermanın amacı, Osmanlı tebaası arasında eşitlik sağlamaktır.و غرض هذا الفرمان هو تحقيق المُساواة بين الطبقات العثمانية.
Batbayan'ın hükmettiği tebaanın Kara Bulgarları oluşturduğu da iddia edilmiştir.ويشتبه في أن بوكو حرام كانت مسؤولة.
Ulus (devletin) ne bir tebaası ne bir ırk, ne de bir ümmettir.Em uma situação de não dominação (não pecado), não há nem ricos nem pobre (nem pecador).
Ulusun tebaası ne bir ırk, ne de bir ümmettir.Rabbijnen treden niet op als tussenpersoon tussen de mens en God.
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.Úgy határozott, hogy eme két országot, az enyémet és a tiédet zaklatja, pusztítja.
Ossë, Ulmo'nun tebaasındandı.Ossë on Ulmon väkeen kuulunut maia.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.Meskipun demikian, WHO tidak menyatakan Qat sebagai adiktif.
Justinianos, Ravenna ve Cherson'da bulunan tebaalarını cezalandırmak istemekteydi.Justinianos quan tâm nhiều hơn về việc trừng phạt thần dân của mình tại Ravenna và Cherson.
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.主人公(誰であるとは断定していない。
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.だが私は自分自身の生き様を持って後世、士の道に背く者への戒めにするのだ。
Müslüman tebaa zorla ve çeşitli vaatlerle Hristiyan olmaya zorlandı.彼女がクリスチャンになる前にムスリムだったという事への嫉妬に悩まされた。
Kim saraya dahil değilse tebaa(kul) sayılıyordu.”审食其人言之,乃以丁未发丧,大赦天下。
İmparatorluk, Yahudi tebaasına karşı sıklıkla vurdumduymaz ve gaddar bir tutum takınmıştır.הקיסרות הייתה לעיתים קשוחה ואכזרית ביחסה לנתינייה היהודים.
Ayrıca tüm Amerika topraklarını ve üzerinde yaşayan otoktan halkları kendi tebaası olarak ilan ediyordu.בנוסף, אוכלוסיות הבונים ברחבי אמריקה הצפונית הצטמצמו במהירות מציד-יתר.
Dolayısıyla her zaman buyrukları tebaa tarafından saygı ve itaatla karşılanmalıdır.Za njih je sloboda uvijek udružena s redom i poretkom.
Biriyle beni, diğeriyle de benim tebaam olan Avarlar'ı kandırıyorsunuz.Kliještić: Kad se petljaš s mojin poslon, onde se petljaš i s mojim parama!
Bu arazilerde yaşayan Venedik tebaalı halka önemli ziyanlar verdiler.Vo všetkých týchto krajinách Sefardi utvorili silné komunity.
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.높으신 여왕의 국민들은 잠잠코 비비씨용 리시버를 통해 방송을 들어여 했어요.
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.Королевские подданные должны были слушать трансляцую в тишине, используя только БиБиСи приемники.
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.放送を聴き入るという絵姿(えすがた)だ。 ところが、国外の海賊版ラジオの普及によって政府は放送事業のルールを再考させられた。
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Consegui a imortalidade, mas não consigo salvar um único dos meus?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.He alcanzado la inmortalidad y, aun así, no puedo ayudar a uno de mis súbditos.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Ho ottenuto l'immortalità, eppure non riesco a salvare nemmeno uno dei miei sudditi?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Jag har blivit odödlig- -men kan ändå inte skydda det som är mitt.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Jeg er blevet udødelig, - - men kan stadig ikke beskytte en eneste af mine mænd.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Olen saavuttanut kuolemattomuuden- -mutta en voi pelastaa alamaisiani.
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Zyskałem nieśmiertelność, a nie mogę uratować żadnego z moich poddanych?
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Έχω αποκτήσει την αθανασία, αλλά δεν μπορώ να σώσω ούτε έναν υποτελή μου;
Ölümsüzlüğü elde ettim ama tebaamdan bir tekini bile kurtaramıyorum.Я обрёл бессмертие, но я не могу спасти ни одного из моих подданных?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod