Ana içeriğe geç
Sözlük

te ile cümle

te kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun tembelliğinden usandım.I'm fed up with her laziness.
Onun telefon numarasını bulmaya çalıştım.I tried to find out her telephone number.
Onu teselli edebilirim.I can comfort her.
Hava yolu ile seyahat etmeyi tercih ediyorum.I prefer to travel by air.
Talihsizliklerin asla tek başına gelmediklerini unutmuyorum.I bear in mind that misfortunes never come singly.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.
Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.I usually watch television before supper.
Odamı temizlemek zorunda değilim.I don't have to clean my room.
Okumayı yazmaya tercih ederim.I prefer reading to writing.
Ben tam ödemeyi kısmi ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Ben toplu ödemeyi taksitle ödemeye tercih ederim.I prefer payment in full to payment in part.
Çalıştıktan sonra tenis oynadım.I played tennis after I studied.
Ders çalışmadan önce televizyon izlerim.I watch television before I study.
Yürümektense bir taksiye binmeyi tercih ederim.I'd rather take a taxi than walk.
Annemin mutfağı temizlemesine yardım ettim.I helped my mother clean the kitchen.
Okuldan sonra tenis oynadım.I played tennis after school.
Ben, okuldan sonra raporumu teslim edeceğim.I will hand in my report after school.
Görüşüme göre teleskobu ayarladım.I adjusted the telescope to my vision.
Pazar günleri onunla tenis oynamayı prensip ediniyorum.I make it a rule to play tennis with him Sundays.
Her Pazar tenis oynarım.I play tennis every Sunday.
Yarın tenis oynayacağım.I am going to play tennis tomorrow.
Gece tek başıma dışarı çıkmayı sevmiyorum.I don't like going out by myself at night.
Şafaktan önce tepenin eteğine varacağım.I will get to the foot of the hill before dawn.
Ben beyzbol, tenis, voleybol ve bunun gibi oynayabilirim.I can play baseball, tennis, volleyball, and so on.
Futbolu beyzbola tercih ederim.I prefer soccer to baseball.
Tenisi beyzbola tercih ederim.I prefer tennis to baseball.
Onu tebrik etmek için arkadaşımı aradım.I telephoned my friend to congratulate him.
Arkadaşıma telefon ediyordum.I was calling my friend.
Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.I watch television after supper.
Akşam televizyon izlerim.I watch television in the evening.
Önümüzdeki çarşambaya kadar raporumu teslim etmem gerekiyor.I have to hand in my report by next Wednesday.
Önümüzdeki kış buraya tekrar gelmek istiyorum.I want to come here next winter again.
Ebeveynlerimle temas kurdum.I contacted my parents.
Kaliteyi miktara tercih ederim.I prefer quality to quantity.
Niteliği, niceliğe tercih ederim.I prefer quality to quantity.
Aldatmaktansa aldatılmayı tercih ederim.I would rather be deceived than to deceive.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.I intend to decline his offer to help me.
Tebriklerimize rağmen, o kaşlarını çattı ve uzaklaştı.In spite of our congratulations, he frowned and turned away.
Şehrimiz tehlikeye girdi.Our town ran into danger.
Sadece evsiz olduğu için bir insana tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on a person only because he's homeless.
Tereyağlı ekmek yiyoruz.We eat butter on bread.
Biz tekrar otelde kalmayacağız.We are not going to stay at the hotel again.
Teleferikle dağa çıktık.We went up the mountain by cable car.
O zaman tesadüfen Hokkaido'daydık.We happened to be in Hokkaido then.
O zaman tempura pişiriyorduk.We were cooking tempura at that time.
Mektubu tekrar tekrar okuduk.We read the letter again and again.
Darwin'in adını evrim teorisi ile bağdaştırıyoruz.We associate the name of Darwin with the theory of evolution.
Tesadüfen istasyonda karşılaştık.We happened to meet at the station.
Tesadüfen aynı trene bindik.We happened to take the same train.
Onlar tenis oynuyorlardı.They were playing tennis.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.We watched a baseball game on television.
Tek oğlum Tom'a büyük babamın ismini verdik.We named our only son Tom after my grandfather.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.We protected ourselves against danger.
Tepenin zirvesinden manzarayı inceledik.We surveyed the view from the top of the hill.
Tatil sırasında teyzemin evinde kaldık.We stayed at my aunt's during the vacation.
Tesadüfen aynı otobüse bindik.We happened to get on the same bus.
Biz tesadüfen aynı trendeydik.We happened to be on the same train.
Sağlığımız için margarin yerine tereyağı kullanmalıyız.We should substitute margarine for butter for our health.
Önümüzdeki Pazar teyzemizi ziyarete gidiyoruz.We are going to visit our aunt next Sunday.
Bugün bir test olacağız.We're going to have a test today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod