Ana içeriğe geç
Sözlük

te ile cümle

te kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Teyzem beş çocuk yetiştirdi.My aunt brought up five children.
Teyzem genç görünüyor.My aunt looks young.
Teyzem hayatı boyunca iyi sağlığın tadını çıkardı.My aunt enjoyed good health all her life.
Teyzem annemden daha yaşlıdır.My aunt is older than my mother.
Terfi etmem onun kararına bağlı.My promotion hangs on his decision.
Benim trenim saat altıda terk etti ve onda vardı.My train left at six and arrived at ten.
Kardeş aileme teşekkür etmek istiyorum.I want to thank my host family.
Oğluma verdiğin hediye için teşekkür ederim.Thank you for the present you gave my son.
Doğum günümü hatırladığınız için teşekkür ederim.Thank you for remembering my birthday.
Bildiğim kadarıyla, o tembel değil.So far as I know, he is not lazy.
Teklifim beklenmedik bir muhalefetle karşılaştı.My proposal met with unexpected opposition.
Telefonum bozuk.My telephone is out of order.
Teyzem tüm giderleri ödenmiş Hawaii turu kazandı.My aunt won an all-expenses-paid tour of Hawaii.
Teyzem gazete okurken gözlük takar.My aunt wears glasses when she reads the papers.
Babam tenisi sever.My father likes tennis.
Odamda bir televizyon var.There is a television in my room.
Odamda televizyon yok.There is no TV in my room.
Odamda bir telefonum var.I have a telephone in my room.
Annem odayı temizliyor.My mother cleans the room.
Annem teyzemle iyi geçinir.My mother is on good terms with my aunt.
Annem gece nadiren televizyon izler.My mother seldom watches TV at night.
Hayatım tehlikedeydi.My life was in danger.
O benim arkadaşlarımdan yetenekli olan tek kişidir.He is the only one of my friends that is talented.
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.My friends don't play tennis.
Benim vicdanım temiz.My conscience is clear.
Az önce tenis oynamaya başladım.I've just started playing tennis.
Bir kahve içmeyi tercih ederim.I would rather have a coffee.
Masamı temizledim.I cleared up my desk.
Havanın temiz olduğu sakin bir şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in a quiet city where the air is clean.
Tesadüfen eski bir arkadaşla karşılaştım.I met an old friend by chance.
Bir sonraki otobüsü beklemektense yürümeyi tercih ederim.I would rather walk than wait for the next bus.
Ödevimi bitirdikten sonra sonunda televizyon izleyebildim.Having done my homework, I could finally watch television.
Caddeyi tek başına geçen küçük bir erkek çocuğu gördüm.I saw a young boy crossing the street by himself.
Onun telefon aramasını bekliyorum.I'm waiting for his telephone call.
Ondan bir telgraf aldım.I received a telegram from her.
1945'te Hiroshima'da doğdum.I was born in Hiroshima in 1945.
Yirmi iki Haziran 1974'te doğdum.I was born on the twenty-second of June in 1974.
Bu bavulu tek başıma taşıyamıyorum.I cannot carry this suitcase by myself.
Tek başıma yaşamak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to live by myself.
Bir tek gün için bile bu sözlük olmadan yapamam.I cannot do without this dictionary even for a single day.
Bütün gün tenis oynuyordum.I was playing tennis all day.
Bütün gün boyunca televizyon izlerim.I watch television all day long.
Bütün yıl boyunca tenis oynarım.I play tennis all the year around.
Böyle bir hatayı tekrar asla yapmayacağım.I will never make such a mistake again.
Onunla Üçüncü Cadde'de tesadüfen karşılaştım.I met her by accident on Third Avenue.
Annemi saat 4'te istasyonda karşılıyorum.I am meeting my mother at the station at 4 o'clock.
Tek başına dışarı gitmenden hoşlanmıyorum.I don't like your going out alone.
Teşekkür ederim.I thank you.
Seni tehlikeden koruyacağım.I will protect you from danger.
Ben tenisten hoşlanmıyorum.I don't enjoy tennis.
O kadar meşgulüm ki televizyon izlemem.I am so busy that I don't watch TV.
Midwest'teki küçük bir kasabadan geliyorum.I come from a small town in the Midwest.
Ben Alan Tate, Terry Tate'nin oğlu.I'm Alan Tate, Terry Tate's son.
Bir gün seninle tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with you some day.
Bir gün o kızı tekrar görmek istiyorum.I want to see that girl again some day.
Telefonda amcamla konuştum.I spoke to my uncle on the telephone.
Teyzeme mektup gönderdim.I addressed the letter to my aunt.
Üç gün teyzemin evinde kaldım.I stayed at my aunt's house for three days.
Bulaşıkları yıkadıktan sonra televizyon izledim.I watched TV after I washed the dishes.
Parke zeminleri halıya tercih ederim.I prefer hardwood floors to carpet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod