Testiniz pozitif çıkıyor.De testen bleken positief.
10 Ocak 2009'da Office 2010 alphanın ekran görüntüleri bir testçi tarafından sızdırılmıştır.Op 15 januari 2009 zijn er screenshots van de alfa-versie uitgelekt door een tester.
2003 yılını Ferrari'nin test pilotu olarak geçirdi.2003 was een overgangsjaar, waarin hij actief was als testrijder bij Ferrari.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Wordt de wet niet toegepast, dan kan het verhoor geen enkel bewijs opleveren.
Beyaz mermere Işık gölge etkisi kullanılarak oyulmuştur ve New Testament'dan dokuz sahne göstermektedir.Erop zijn negen scènes uit het Nieuwe Testament te zien, in wit marmer gehouwen met een chiaroscuro-effect.
Testereleri iyi kullanabilir.Hij kan goed met computers overweg.
Yapılan DNA testi sonucunda da Tea'nın kendi çocuğu olmadığını kanıtlanır.Jelle ontdekt door een stiekeme DNA-test dat Tom niet haar biologische zoon is.
Afet 26 Nisan 1986 Cumartesi günü 4 numaralı reaktörde yapılan sistem testi esnasında başlamıştır.In de ochtend van 26 april 1986 werd in kernreactor nummer 4 van het complex een test uitgevoerd.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetisch onderzoek is daarom een onbetrouwbare optie om de diagnose van de ziekte te stellen.
Niçin Regresyon Testi?Waarom onderzoek?
Bu teknik sayısız diğer hastalıklar için serolojik testlerde kullanılır.Dezelfde techniek wordt tegenwoordig gebruikt voor de diagnose van talrijke andere ziekten.
2004 yılında erkek oyuncu Darren James'in HIV testi pozitif çıktı.In 2004 testte een mannelijke pornoster, Darren James, positief voor hiv, evenals Mason Wyler in 2008.
Hiçbir zaman fiziksel test yapılamadı.Ze zijn nooit fysiek uitgebracht.
İnsanlık her yüz yılda test ediliyor.De WetenWeek stond elk jaar in het teken van een thema.
Sovyetler Birliği 1949 yılında ilk nükleer silahı test etmeye başladı.1949 – De Sovjet-Unie test haar eerste kernwapen.
Ayna testiDe vuurproef
2002'deki DNA testleriyle bunun doğru olabileceği kanıtlanmıştır.Uit DNA-testen bleek hun gelijk.
RSpec Ruby dili ile yazılmış bir test çatısıdır.Rspec is een BDD-framework voor de programmeertaal Ruby.
11 Kasım 2002'de Collins yedinci solo albümü Testify'ı yayınladı.In 2002 komt Collins' zevende soloalbum uit: Testify.
Baba: Bir gün oğlum olup olmadığını öğrenmek için DNA testi yaptıracağım.Ze laat een DNA test doen om te weten wie de vader van haar kind is.
Ayrton Senna yeni takımı Williams ile test sürüşlerine başlamıştı.Ayrton Senna reed zijn eerste race voor Williams.
Adı, çevre testleri için ABD askeri standardı olan MIL-STD-810'dan geliyor.De aanduiding SS-100-X komt van de Amerikaanse geheime diensten.
Ele geçen çanak çömlek buluntusu ağırlıklı olarak gaga ağızlı testilerdir.Het hebben van een (prominente) onderkin wordt als lelijk ervaren.
Apollo 6, Apollo'nun son insansız test göreviydi.Apollo 6 was de laatste onbemande testvlucht in het Amerikaanse ruimtevaartprogramma Apollo.
Ancak bu safhada müsteri yazılım sistemini test edebilir.Een mogelijke stamboom toont dit kladogram:
Madagaskar kaplumbağası (Geochelone yniphora), Testudinidae familyasından endemik kaplumbağa türüdür.De madagaskarschildpad (Astrochelys yniphora) is een schildpad uit de familie landschildpadden (Testudinidae).
Civilization II: Test of Time (1999), Orijinal oyunun detaylandırılmış ve yeni seneryolar eklenmiş hali.Civilization II: Test of Time met een nieuwe lay-out en nieuwe versies.
Güvenlik testi.Voer de Veiligheidstest uit.
Bu durumda polisin rastgele birini durdurup test uyguladığını varsayalım.Iemand weet de politie te waarschuwen en het experiment wordt gestopt.
Kemerleri Test ve Booker T'ye kaybettikten sonra, aralarındaki rekabet kaldığı yerden devam etti.Later verloren ze hun titel aan Test en Booker T en zetten hun vete opnieuw voort.
Undead ordusu geliştikçe,gerçek test’in yaklaştığını hissedebiliyordu.Wanneer de inspecteur langskomt, blijkt de plant zo goed als dood te zijn.
Bu hikâyesinden dolayı Hollanda Koni Testi olarak da anılmaktadır.In het Nederlands worden dit ook wel verbindingsinlichtingen genoemd.
Testere Necmi ile büyük bir husumeti vardır.Esdoorns hebben een grote sierwaarde.
İçinde küçük taşlar vardır ve testi sallandığında ses çıkarmaktadır.Dit zijn kleine stukjes opgenomen geluid die afgespeeld worden bij het aanslaan van een toets.
Genellikle Formula 1 takımları tarafından test pisti olarak kullanılmaktadır.Tegenwoordig wordt het door onder andere de Formule 1 regelmatig gebruikt als testcircuit.
Temmuz 2008: Testler başarıyla devam etmekteydi.In mei 2008 kende Dokić opnieuw succes.
17 Ekim 2009 tarihinde "TRT Turizm ve Belgesel" adıyla test yayınına başladı.Op 17 december 1931 promoveerde hij op een proefschrift getiteld ‘Statistieken van het goederenvervoer’.
Dang hastalığı, mikrobiyoloji ve mikrobiyolojik laboratuvar testleriyle teşhis edilebilir.Dengue kan worden vastgesteld aan de hand van microbiologisch laboratoriumonderzoek.
NB-36H testlerinin sonuçlarına dayanarak X-6 ve tüm nükleer uçak programı terk edildi.Met de resultaten van het NTA werden in 1961 de X-6 en het hele kernenergie luchtvaartprogramma afgelast .
Testlerin koşulması Sonuçların raporlanması.Beveiliging van voorbereiding tot afkondiging van de uitslag.
ELISA, Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay testinin İngilizce kısaltmasıdır.De naam is een afkorting van Enzyme-Linked Immuno Sorbent Assay.
Su testisi su yolunda kırılır.De kruik gaat zo lang te water, tot ze barst.
1496 - Leonardo da Vinci bir uçma makinesini test etti, fakat başarısız oldu.1496 – Leonardo da Vinci przeprowadził nieudaną próbę swojej machiny latającej.
E-2D Uçuş testleri devam ediyor.E-2D Obecnie przeprowadzane są testy lotu.
Bu nedenle tedavi çoğunlukla toplumda influenzanın varlığına veya hızlı influenza testine dayanır.Leczenie często opiera się więc na występowaniu grypy w środowisku lub na szybkim teście grypowym.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Światowa Organizacja Zdrowia zaleca przeprowadzanie testów jedynie wśród grup podwyższonego ryzyka.
Alerji testi, kişinin anafilaksisine neyin sebep olduğuna karar vermeye yardımcı olabilir.Testy alergologiczne mogą pomóc ustalić przyczynę wystąpienia reakcji anafilaktycznej.
Jericho, daha sonra eş zamanlı olarak Test, Michaels ve Jeff Hardy ile rekabete girdi.Tuż po gali Jericho rywalizował jednocześnie z Testem, Michaelsem i Jeffem Hardym.
Hastalığa neden olan ajan rutin mikrobiyolojik testlerle vakaların yalnızca %15'inde belirlenir.Rutynowe badania mikrobiologiczne pozwalają określić czynnik przyczynowy zaledwie w 15% przypadków.
Testosteron eksikliği de tip 2 diyabet ile bağlantılıdır.Niedobór testosteronu jest również kojarzony z cukrzycą typu 2.
Böylece test negatif çıkmış denir.Za prawidłowy uznaje się test negatywny.
Test Drive Unlimited adlı video oyununda yer almıştır.Edonis pojawił się w grze wideo o tytule Test Drive Unlimited.
Şarkının dans koreografisi Tony Testa tarafından hazırlandı.Choreografia została opracowana przez Tony'ego Testa.
Deri Surat ise testeresini almıştır.Skóra zachowała swoją fakturę.
1 Şubat 1971 tarihinde test uçuşu sırasındaki bir uçak kazası nedeni ile hayatını kaybetmiştir.Zginął 1 lutego 1971 roku w czasie próby doświadczalnej samolotu.
Shenzhou programında dört adet sınırsız test uçuşu ve iki mürettebatlı görev vardı.W ramach programu Shenzhou były przeprowadzane misje zarówno bezzałogowe jak i załogowe.
Bu ailedeki araçlar arasında uçuş-testi-yapılmış Falcon 1 ve Falcon 9 bulunmaktadır.Do tej rodziny należą rakiety nośne Falcon 1 oraz Falcon 9.
Yeni genetik testler ortaya çıktıkça, çeşitli etik, yasal ve sosyal sorunlar ortaya çıkacaktır.Z kolei rozwój badań genetycznych spotyka się z problemami natury etycznej, prawnej oraz społecznej.
Beta testi, 30 Eylül 2007’de son buldu.Wersja beta przestała działać 30 września 2007 roku.
Deneyci ise yeni modellemeleri gözlem yaparak test eder.Teoretycy modyfikują swoje modele w miarę napływania nowych obserwacji.