O bana tekme atıyor!He's kicking me!
İnsanların neden beni aptal yerine koyduklarını nihayet bana açıkladığın için teşekkürler.Thanks for having explained to me at last why people take me for an idiot.
Açıklaman için teşekkürler.Thanks for your explanation.
Teorik olarak, ben matematik yapıyorum.Theoretically, I'm doing math.
"Telefon çalıyor." "Ben bakarım.""The phone is ringing." "I'll get it."
" Telefon çalıyor. " "Ben cevap veririm.""The phone is ringing." "I'll get it."
"Bana yardım ettiğiniz için teşekkür ederim." " Bir şey değil.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
"Bana yardım ettiğin için teşekkürler." "Rica ederim.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
Beni buradan uzaklara götürecek bir tekne istiyorum.I want a boat that will take me far away from here.
Çok teşekkür ederim!Thank you very much!
Çok teşekkürler!Thank you very much!
Gidiş dönüş mü? Sadece tek yön.Round trip? Only one-way.
Tek yararlı cevaplar yeni soruları ortaya atandır.The only useful answers are those that raise new questions.
Televizyon olmadan yaşayamam.I can't live without a TV.
Televizyonsuz yaşayamam.I can't live without a TV.
Onu sen olmadan yapamazdım. Teşekkür ederim.I couldn't have done it without you. Thank you.
Teşekkürler, hepsi bu.Thanks, that's all.
Benim için arar mısın? Telefon çok yüksekte.Could you dial for me? The telephone is too high.
Biri nerede bir telefon konuşması yapabilir?Where can one make a phone call?
Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.Those selected will have to face extensive medical and psychological tests.
Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.It will take five to ten years for the technology to be ready.
Paris'te öğretim yapmak istiyorum.I'd like to study in Paris.
Sana evlenme teklif etmek istemiyorum!I don't want to propose to you!
"Bitirdin mi?" "Tam tersine, henüz başlamadım bile.""Have you finished?" "On the contrary, I have not even begun yet."
Tom bir tebessümle, "Günaydın", dedi."Good morning", said Tom with a smile.
Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.Doing math is the only socially acceptable way to masturbate in public.
Akşam elbisesi tercih edilir.Evening dress is desired.
Daha sonra tekrar arar mısınız, lütfen?Could you call again later, please?
Kabul ediyorum, ama sadece tek bir şartla.I accept, but only under one condition.
Teoride, teori ve pratik arasında hiçbir fark yoktur. Fakat pratikte, var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Teoride, teori ve uygulama arasında farklılık yok. Ama uygulamada var.In theory, there is no difference between theory and practice. But, in practice, there is.
Bana gönderdiğin mektupları tekrar okuyordum.I was rereading the letters you sent to me.
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.My little brother is watching TV.
Bir telgraf gönderdiğinde, kısalığı önemli çünkü her kelime için ücretlendirileceksin.When you send a telegram, brevity is essential because you will be charged for every word.
Annem benim şanslı numaralarımdansa loto makinesinin keyfi seçimini tercih eder.My mother prefers the arbitrary selection of the lottery machines over my lucky numbers.
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.A miser hoards money not because he is prudent but because he is greedy.
Dersler yakında tekrar başlıyor.Classes are starting again soon.
"Teşekkürler." "Bir şey değil.""Thank you." "You're welcome."
"Teşekkür ederim." ''Rica ederim.""Thank you." "You're welcome."
Hayatım tehlikede mi diyorsun?Are you saying my life is in danger?
Ödevimi yapamayacak kadar tembelim.I'm too lazy to do my homework.
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.He's Argentinean and he gives tennis lessons.
Lütfen onu tekrarlar mısın?Could you please repeat that?
Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir.The only way on Earth to multiply happiness is to divide it.
Her şey yapılana kadar teorik olarak imkansızdır.Everything is theoretically impossible until it's done.
Telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydim.I was about to go out when the phone rang.
Britanyalı kadınların yüzde elli ikisi çikolatayı sekse tercih ediyor.Fifty-two per cent of British women prefer chocolate to sex.
Seni tekrar gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you back.
Bana telefon etmene gerek yok.You need not telephone me.
O, 28 Temmuz, 1888'de doğdu.He was born on July 28th, 1888.
Odanı temiz tutmalısın.You must keep your room clean.
Onun bam teline basıyorsun.You are treading on her corns.
Ona tepeden bakmamalısın.You shouldn't look down on him.
Yapman gereken tek şey onun tavsiyesini takip etmek.All you have to do is follow his advice.
Yapacağın tek şey onun tavsiyesini dinlemek.All that you have to do is to follow his advice.
Onun tecrübe eksikliğini hesaba katmalısın.You must make allowance for his lack of experience.
Ona teşekkür etmelisin.You ought to thank him.
Tek başına yüzmeye gitmek için yeterince yaşlı değilsin.You are not old enough to go swimming by yourself.
Tek yapmanız gereken geç kaldığınız için özür dilemek.All you have to do is apologize for being late.
Yapmanız gereken tek şey kendinize bakmaktır.All you have to do is to take care of yourself.