Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mitt personliga mål är att besegra den tasmanska pungdjävulcancern.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Moim osobistym celem jest pokonanie raka u diabłów tasmańskich.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Mon but personnel est de vaincre le cancer du diable de Tasmanie.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Můj osobní cíl je porazit rakovinu tasmánského čerta.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Obiectivul meu personal este să înving cancerul diavolului tasmanian.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.O meu objetivo pessoal é vencer o cancro do diabo da Tasmânia.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Tujuan pribadi saya adalah mengalahkan kanker Tasmanian devil.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Ο προσωπικός μου στόχος είναι να νικήσω τον καρκίνο του διαβόλου της Τασμανίας.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моя личная цель заключается в том, чтобы победить рак у тасманских дьяволов.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.Моята лична цел е да победим рака на Тасманийския дявол.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.글쎄요, 전 모르겠습니다. 다만 1600년경 발견된 타즈매니아섬의 인류조상의 경우 불을 발견하지 못했습니다.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Bem, não sei. Foram descobertos tasmanianos por volta de 1600, que não conheciam o fogo.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Bon, je ne sais pas. On a découvert des Tasmaniens au 17ème siècle qui n'avaient pas le feu.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Bueno, no sé, alrededor del 1600 se descubrió una tribu en Tasmania y no tenían fuego.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Ei bine, nu știu cât e de adevărat. Au fost descoperiţi Tasmanienii prin anii 1600 care nu cunoșteau focul.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Es wurden gegen 1600 Tasmanier entdeckt, die kein Feuer besaßen.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Hát nem is tudom. Felfedeztek Tasmaniában olyan törzset az 1600-as években, amely nem ismerte a tüzet.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.No nie wiem... Kiedy w XVII wieku odkryto Tasmanię, jej mieszkańcy nie znali ognia.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Non lo so. I Tasmanici che furono scoperti attorno al 1600 non avevano il fuoco.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Rond 1600 ontdekte men de Tasmaniërs en die hadden geen vuur.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Saya tidak tahu. Ada orang Tasmania yang ditemukan sekitar tahun 1600an dan mereka tidak punya api.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Tja, jeg ved det ikke. Der var tasmanere der var opdaget omkring 1600-tallet og de havde ingen ild.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Vaikea sanoa. 1600-luvun paikkeilla löydettiin tulen käyttöä tuntemattomia tasmanialaisia.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.Не знам. Имало е тасманийци, които бяха открити около 1600-а година, и те нямаха огън.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.אבל, אני לא יודעת, היו טסמנים שהתגלו בסביבות 1600 שלא הייתה להם יכולת להדליק אש.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.حسنا، أنا لا أعرف. كان هناك بشر في تسمانيا أكتشفوا في القرن السابع عشر ولم يكن لديهم نار.
Bilmiyorum... 1600'ler civarında keşfedilen Tazmanyalılar vardı, hiç ateş kullanmıyorlardı.タスマニア人は 火を知りませんでした 石器も使っていませんでした
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Der Durchbruch kam mit der Untersuchung hunderter Krebsproben des Tasmanischen Teufels aus ganz Tasmanien.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.De volgende doorbraak kwam uit het bestuderen van honderden Tasmaanse-duivelkankers uit heel Tasmanië.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.El siguiente avance vino de estudiar cientos de tipos de cáncer en todo el territorio de Tasmania.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Et bien la découverte suivante est venue de l'étude de centaines de cancers de diables de toute la Tasmanie.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Ja, nästa genombrott kom från studium av hundratals tasmanska pungdjävulcancerformer från hela Tasmanien.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Następny przełom przyniosło studiowanie setek przypadków raków wśród diabłów tasmańskich z całej Tasmanii.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Nos, a következő áttörés több száz tasmaniai ördög rákbetegségének tanulmányozásából származik,
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Studie stovek dalších rakovin tasmánských čertů z celé Tasmánie nás posunuly ještě dále.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Terobosan selanjutnya datang dari kajian terhadap ratusan kanker Tasmanian devil dari seluruh Tasmania.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Următorul experiment a rezultat din studiul a sute de cancere ale diavolilor tasmanieni din toată Tasmania.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Ами следващият пробив идва от изучаване на стотици случаи на рак на Тасманийски дяволи от цяла Тасмания.
Bir sonraki büyük buluş Tüm Tazmanyadaki Tazmanya canavarı kanserleri üzerinde çalışılmasıyla ortaya çıktı.Следующее открытие пришло во время изучения сотен случаев рака у тасманских дьяволов по всей Тасмании.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Ăştia sunt tigri tasmanieni.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Ce sont des tigres de Tasmanie.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Dit zijn Tasmaanse tijgers.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Estos son tigres de tasmania.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Queste sono tigri della Tasmania.
Bunlar Tazmanya kaplanları. Sonuncusu Hobart Hayvanat Bahçesi'nde öldü.얘네들은 태즈매니안 호랑이입니다. 마지막은 호발트 동물원에서 죽었습니다.
Bunlar Tazmanya kaplanları. Sonuncusu Hobart Hayvanat Bahçesi'nde öldü.אלה הם נמרים טאסמניים. האחרון מביניהם מת בגן-חיות הובארד.
Bunlar Tazmanya kaplanları. Sonuncusu Hobart Hayvanat Bahçesi'nde öldü.هذه هي نمور تسمانيا. مات آخر واحد معروف في حديقة حيوانات هوبارت.
Bunlar Tazmanya kaplanları. Sonuncusu Hobart Hayvanat Bahçesi'nde öldü.しかし 遺伝子コードや 生命のプログラム方法
Bunlar Tazmanya kaplanları.To tygrysy tasmańskie.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Αυτές είναι τίγρεις της Τασμανίας.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Това е тазманийски тигър.
Bunlar Tazmanya kaplanları.Это тасманский тигр.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Assim, este cancro do diabo da Tasmânia é talvez o supremo cancro.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Deci, acest cancer de diavol tasmanian este probabil un cancer extrem.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Der Krebs des Tasmanischen Teufels ist vielleicht der ultimative Krebs.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Deze kanker van de Tasmaanse duivel is misschien wel de ultieme kanker.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Este cáncer del demonio de Tasmania es tal vez lo más avanzado en cáncer.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Ez, a tasmaniai ördögök rákja valószínűleg a tökéletes rák.
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.그래서, 이 태즈매니아 데블이라는 암은 아마도 가장 강력한 암인 것 같습니다
Bu Tazmanya canavarı kanseri belki de en üst düzeyde bir kanserdir.Le cancer du diable de Tasmanie est donc peut-être le cancer ultime.