Sorumlu kişi Tom tayin edildi.The person in charge was named Tom.
Tom'un Tayland yemeğini beğenmeyebileceğini düşündüm.I thought Tom might not like Thai food.
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Balerinler tayt, tütü etek ve bale ayakkabısı giyiyorlardı.The ballerinas wore tights, tutus and ballet slippers.
Onu kim tayin etti?Who appointed her?
Tayvan adasının yüz ölçümü 36.000 kilometre kare.The Island of Taiwan's surface area is thirty-six thousand square kilometers.
Teksirci-kopyacı tayfasının kellesi vurula.Off with the head of duplicate-mongers.
Tom Tayland'a seyahat etmek için biraz izin aldı.Tom took some time off to travel to Thailand.
Ben Taylandlıyım.I'm from Thailand.
Tayvan, demokratik Çin'dir.Taiwan is the democratic China.
Olya, Tayvan'dan bu manhuayı sipariş etti.Olya ordered this manhua from Taiwan.
Tayfa yaralanmadı.The crew was uninjured.
Tayfun bizim Tokyo'ya geri dönmemizi engelledi.The typhoon prevented us from returning to Tokyo.
O, Taylandlıdır.She's Thai.
O Taylandlı.He's Thai.
Tayvan güçlü bir deprem tarafından vuruldu.Taiwan was hit by a powerful earthquake.
Tayvan şiddetli bir depremle sarsıldı.Taiwan was hit by a powerful earthquake.
Mary, Taylor Swift'i beğenir.Mary likes Taylor Swift.
Biz Tayvan üzerinden uçtuk.We flew through Taiwan.
Biz bir Tayland restoranına gittik.We went to a Thai restaurant.
Doğal tik ormanları sadece dört ülkede bulunur: Hindistan, Laos, Burma ve Tayland.Natural teak forests occur in only four countries: India, Laos, Burma and Thailand.
Taylor Swift'in son müzik videosunu gördün mü?Have you seen Taylor Swift's latest music video?
Gerçekten Tayland yemeğini özlüyorum.I really miss Thai food.
O, Tayland'a gidiyor.She's on her way to Thailand.
Tayland ya da Çin yemekleri yiyebiliriz.We can eat Thai or Chinese food.
Ben hiç Tayland yemeği yemedim.I've never eaten Thai food.
O bir Taylandlı adıdır.It's a Thai name.
Tayvan, Tayland değildir.Taiwan is not Thailand.
Tayland, Tayvan değildir.Thailand is not Taiwan.
Taycayı anlayabiliyorum ama onu konuşamıyorum.I can understand Thai, but I can't speak it.
Hepimiz evde Tayvanca konuşuruz.We all speak Taiwanese at home.
Tayland yemekleri umurumda değil.I don't care for Thai food.
Tom Mary'e Tayland yemeğini sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she liked Thai food.
Amerika dünyanın kendi kendini tayin etmiş polisidir.America is the world's self-appointed policeman.
Tom bana Tayland yemeği yemek istediğini söyledi.Tom told me he wanted to eat Thai food.
Bir tayfunun geldiğini duydum.I heard that a typhoon is coming.
Tayfun ne kadar sürdü?How long did the typhoon last?
Hem Tom hem de Mary, Tayland yemeklerini sever.Both Tom and Mary love Thai food.
Tom ve Mary ikisi de Tayland yemeklerini sever.Tom and Mary both love Thai food.
Bir tayfun geliyor.A typhoon's coming.
Bu, Tayland yemeklerini ilk yiyişin mi?Is this the first time you've eaten Thai food?
Sami, kendisinin Leyla'nın kırmızı taytını giyerken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı.Sami posted photos of himself wearing Layla's red tights.
Sami, Leyla'nın taytını giyiyordu.Sami wore Layla's tights.
Sami farklı bir mağazaya tayin edildi.Sami was transferred to a different store.
Tom, hiç Tayland yemeği yemediğini söylüyor.Tom says he's never eaten Thai food.
Tayvan'ı ziyaret etmedik.We haven't visited Taiwan.
Ona bir vasi tayin ederler.They will assign a guardian for him.
Tayfunlar bu bölgede sık.Typhoons are frequent in this area.
Bu bölgede sık tayfun oluyor.Typhoons are frequent in this area.
Tom'un açıklamaları duyarcı tayfada infial yarattı.Tom's comments sparked fury among the Woke mob.
Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder.And inasmuch as my lord sent to me concerning the matter of Bet Harapid, there is no one there.
Chiu, cerrahi "normalleştirme" uygulamalarının Tayvan'da 1953'te başladığını belirtti.Chiu says that surgical "normalisation" practices began in Taiwan in 1953.
TAY Projesi.TAY Projesi.
Tayvan ve Hong Kong, 1990'lı yıllara kadar hızlı bir büyüme yaşadı.Taiwan and Hong Kong experienced rapid growth up till the 1990s.
Babington House, Somerset'de 21 Haziran 2012'de evlendi ve ikisi de Taylor-Johnson adını aldı.They married at Babington House, Somerset on 21 June 2012 and both took the name Taylor-Johnson.
Super Junior, konser için Tayland’a gider.Super Junior travel to Thailand for a concert.
Yani, her analitik fonksiyon yerel anlamda fonksiyonun kendi Taylor serisi tarafından temsil edilir.This means that every analytic function is locally represented by its Taylor series.
Russi Taylor tarafından seslendirilmektedir.Voiced by Russi Taylor.
Sonra her bir ifadeyi bir Taylor serisi olarak genişletmiştir.He then expanded each expression into a Taylor series.
Başlangıçta cep telefonları ve tablet bilgisayarları Tayvan ve Çin'de toplandı.Initially its mobiles and tablet PCs were assembled in Taiwan and China.