Ana içeriğe geç
Sözlük

tay ile cümle

tay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tokaido Hattı, tayfun tarafından felce uğratıldı.The Tokaido Line was crippled by the typhoon.
Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.His colleague was transferred to an overseas branch.
İngilizcenin yanı sıra Tay dili de konuşabiliyor.He can speak Thai as well as English.
Tayland için yola çıktı.She set out for Thailand.
Her yıl Tayland'ı ziyaret eden Avrupalıların sayısı çok büyüktür.The number of Europeans who visit Thailand every year is very large.
Fırtına bir tayfuna dönüştü.The storm developed into a typhoon.
Jane'nin ebeveynleri onun okulda bir öğretmen olarak tayin edilmesinden memnundu.Jane's parents were pleased about her appointment as a teacher at the school.
Tayca, Tayland'ın resmi dilidir.Thai is the official language in Thailand.
Tayca Tayland'ın resmî dilidir.Thai is the official language of Thailand.
Bir tayfun olacağını asla hayal etmemiştim.I never dreamed that there would be a typhoon.
Megi Tayfunu, Filipinler'e ulaştı.Typhoon Megi makes landfall in the Philippines.
Tayland Hava Yolları bu yıl 50. yılını kutluyor.Thai Air celebrates its 50th anniversary this year.
Tayfun bahçemdeki bir ağacı devirdi.The typhoon knocked down a tree in my yard.
Onlar Tayland doğumlular.They were born in Thailand.
Tabaklar Tayvan'da üretildi.The dishes were manufactured in Taiwan.
Müdür emekli olduktan sonra Tom kuruluşun başına tayin edildi.Tom was named the head of the organization after the director retired.
Bangkok, Tayland'ın başkentidir.Bangkok is the capital of Thailand.
Tayland Asya'dadır.Thailand is in Asia.
Tayland, Asya'dadır.Thailand is in Asia.
Tayvan'daki insanlar sıkı çalışırlar.People in Taiwan work hard.
Taylor tarafsız olmaya çalıştı.Taylor tried to be neutral.
Zachary Taylor bir köle sahibiydi.Zachary Taylor was a slave owner.
Beş gün sonra, Başkan Taylor öldü.Five days later, President Taylor died.
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.The inland taipan, a snake found in Australia, is the most venomous snake in the world.
Tayfundan dolayı ebeveynlerim seyahatlarını bir gün erken bitirdiler.Because of the typhoon, my parents ended their trip one day early.
Tayca ilginç bir dildir.Thai is an interesting language.
Tom tayfunun evine zarar vermesinden korkuyordu.Tom was afraid that the typhoon would damage his house.
Tom genellikle Tay yemekleri yer.Tom often eats Thai food.
Tom tayfundan dolayı okula varamadı.Tom couldn't make it to school because of the typhoon.
26 Eylül 1959'da, Japonya'nın kaydedilen tarihinde en güçlü tayfun Nagoya'yı vurdu.On September 26, 1959, the strongest typhoon in Japan's recorded history hit Nagoya.
Anne yeni doğan tayı besledi.The mother fed the newborn colt.
Tom müşterilerimiz Tayvan'da dedi."Our customers are in Taiwan", explained Tom.
Tayfun ürünlere çok zarar verdi.The typhoon did a lot of damage to the crops.
Tayfunlar Japonya'yı her yıl vurur.Typhoons hit Japan every year.
Bay Taylor partiye gelmemiş olmayı diliyor.Mr. Taylor wishes he hadn't come to the party.
Tayvan'dayken onunla arkadaş oldum.I became friends with him while I was in Taiwan.
Bangkok, Tayland'ın başkenti.Bangkok is Thailand's capital city.
Sence Tayland'ta kaç kişi yaşıyor?How many people do you think live in Thailand?
Bu adamlar tayt giyiyorlar.These men are wearing tights.
Tayvan doları değer kazandı ve Tayvan ihracatının düşmesine neden oldu.The Taiwanese dollar appreciated, causing Taiwanese exports to slump.
Sahiden hiç Tayland yemeği denedin mi?Have you actually ever tried Thai food?
Taylor'la mı konuşuyorum?Am I speaking with Taylor?
Tayvan, Çin'in bir parçası değildir.Taiwan isn't part of China.
Bir avukat istiyorsan ve buna gücün yetmiyorsa sana bir tane tayin edilecektir.If you want a lawyer and can't afford one, one will be appointed to you.
Tayfun nedeniyle, tren tarifesi bozuldu ve tüm trenler tıka basa doluydu.Due to the typhoon, the train schedule was disturbed and all the trains were jam-packed.
"Tom, bugün okulun var mı?" "Hayır, dersler tayfundan dolayı iptal edildi.""Tom, do you have school today?" "No, classes were canceled because of the typhoon."
Suşi iyi görünüyor ama Tay yiyeceğini yemeyi tercih ederim.Sushi sounds good, but I'd rather eat Thai food.
Suşi iyi ama Tay yiteceğini tercih ederim.Sushi is OK, but I'd prefer Thai food.
Filipinler o yıl yirmiden fazla süper tayfun yaşadı.The Philippines experienced more than twenty super typhoons that year.
Buzağılar ve taylar onun için çocuklar gibiydi.The calves and the colts were like children to him.
O bir tayı hadım etti.She gelded a foal.
Bu yıl Tayland'a uçacağız.This year, we'll be flying to Thailand.
Bu Tom Jackson, mahkemen avukat tayin etti.This is Tom Jackson, your court appointed attorney.
Bu tayfunun ortasında çırılçıplak dışarı gitmek istiyorum.I'd like to go out stark naked in the middle of this typhoon.
Tom hariç bütün tayfa terk etti.All the crew left except for Tom.
Bir tayfun geliyor, bu yüzden dikkatli ol.A typhoon is coming, so be careful.
Tom hiç Tayland yiyecekleri yemedi.Tom has never eaten Thai food.
Tayfundan sonra gökyüzünün neden çok güzel olduğunu merak ediyorum.I wonder why the sky is so pretty after a typhoon.
Tayfunun gücü artıyor.The typhoon is increasing in strength.
Ben Tayvan'dayken arkadaş olduk.We became friends when I was in Taiwan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod