"O inek ve at gibi değildir, ama o çok sıcak şeyler arasında olacağını düşünüyor. tavuklar."Он не любит коров и лошадей, но он думает, что он скорее будет горячий материал среди кур.
"O inek ve at gibi değildir, ama o çok sıcak şeyler arasında olacağını düşünüyor. tavuklar."Той не искал крави и коне, но той по-скоро мисли, че ще бъде горещо неща сред кокошките.
"O inek ve at gibi değildir, ama o çok sıcak şeyler arasında olacağını düşünüyor. tavuklar.واضاف "انه لا يحب الأبقار والخيول ، لكنه يعتقد انه سيكون بدلا الساخنة بين الاشياء
"O inek ve at gibi değildir, ama o çok sıcak şeyler arasında olacağını düşünüyor. tavuklar.鶏。彼が望むすべてが資本のビットです。
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Am avut ocazia să lucrez cu un virus care cauzează o tumoare urâtă la găini.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Để bắt đầu, tôi làm việc với loại virus này nó gây ra khối u xấu xí trên gà.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Ik werkte met een virus dat die lelijke tumor bij kippen veroorzaakt.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.저는 이 바이러스를 연구했고, 그 바이러스는 닭 내부에서 못생긴 종양을 만들었어요.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Para começar, eu trabalhava com um vírus que provoca este horrível tumor em galinhas.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Para empezar, trabajé con ese virus que causa ese desagradable tumor en los pollos.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Per cominciare, mi sono trovata a lavorare con questo virus che causa un orribile tumore ai polli.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Zaczęłam badać wirusa, który wywoduje guzy u kurcząt.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Zu Anfang begann ich mit diesem Virus zu arbeiten, der einen üblen Tumor in einem Huhn verursacht.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Αρχικά, ξεκίνησα να μελετώ τον ιό που προκαλεί αυτόν τον άσχημο όγκο στο κοτόπουλο.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.За начало, аз почнах да работя с този вирус, който причинява този грозен тумор при кокошките.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.Сначала я работала с вирусом, который образует в цыплёнке эту уродливую опухоль.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.תחילה, עבדתי עם הנגיף שגורם לגידול המכוער הזה אצל תרנגולות.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.في البداية، كنت أعمل مع هذا الفايروس. الذي يسبب هذا الورم القبيح في الدجاجة.
Öncelikle, tavukta bu çirkin tümöre sebep olan virüsle çalışmaya başladım.鶏に醜い腫瘍を発生させるウイルスです 1911年に病理学者のラウスにより 発見されたものです
Onlarý bizim büyük yeţil tavuklar olarak adlandýrýyoruz.Nazýváme je naše velká zelená kuřata.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.그녀의 차, 닭고기, 쇠고기 이상의 많은.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.Medlock éljeneztek akár nagyon sok rajta teát és csirke-és marhahús.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.הרבה על כוס תה לה עוף ובשר בקר.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.أكثر بكثير الشاي لها والدجاج واللحم البقري.
Onu çay ve tavuk ve sığır eti üzerinde fazla.彼女は大いに食べ、その後眠って彼女を落ちた、とメアリーは、座って見つめていた
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınDu får aldrig mærkerne af klør ud af hønsehuset nu
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınDu kommer aldrig få bort spåren, ur hönshuset nu
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınJe krijgt de poot-afdrukken, nooit uit het kippenhok nu
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınJuż nikt nigdy cię nie wykorzysta w ten sposób
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksın너는 발자국을 닭집에서 다시는 지울수없어
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınNunca conseguirás apagar as marcas de patas do galinheiro
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınTu n'arriveras jamais à effacer les empreintes, du poulailler maintenant
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksınלא תוכל להסתיר את העקבות בלול התרנגולות
O pençe izlerini tavuk kümesinden artık çıkaramayacaksın来た道は後戻りできない
Ördek değil... Tavuk.Bukan bebek... ayam.
Ördek değil... Tavuk.Geen eend...een kip.
Ördek değil... Tavuk.Inte en anka....en kyckling.
Ördek değil... Tavuk.Keine Ente... ein Hühnchen.
Ördek değil... Tavuk.Không phải vịt... mà là gà!
Ördek değil... Tavuk.Non è anatra... è pollo.
Ördek değil... Tavuk.Nu o rata... un pui
Ördek değil... Tavuk.Pas un canard... un poulet.
Ördek değil... Tavuk.Όχι πάπια...κοτόπουλο.
Ördek değil... Tavuk.Не утка... курица.
Ördek değil... Tavuk.ليس بط.....بل دجاج
Ördek değil... Tavuk.任せるって おっしゃったでしょ?
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Quell'ala di pollo mi ha cambiato la vita.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Acea aripioară de pui mi-a schimbat viaţa.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.A csirkeszárny megváltoztatta az életem.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Aquela asa de frango mudou minha vida.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Ayam goreng itu mengubah hidup saya.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Cette aile de poulet a changé ma vie.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Die kippenvleugel veranderde mijn leven.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Dieser Hühnerflügel hat mein Leben verändert.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Esa alita de pollo cambió mi vida.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.그 치킨 날개 하나에 인생이 바뀐거죠.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Kuracie krídelko mi zmenilo život.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.Miếng cánh gà đó đã thay đổi cuộc đời của tôi.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.To kuřecí křidélko mi změnilo život.
O tavuk kanadı hayatımı değiştirdi.To skrzydełko zmieniło moje życie.