Aaa, tavuk kanatları bile var.はい ハニに渡す為に準備してるんです
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Oddio... è dolce, è fritto, è pollo: gli Americani lo adoreranno".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."O Doamne, e dulce, e prăjit, e pui - americanilor o să le placă la nebunie."
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Бог мой — блюдо сладкое, жареное, и это цыплёнок — американцам это понравится".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukBon sang -- c'est sucré, c'est frit, c'est du poulet :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Jesus, het is zoet, gefrituurd en kip.
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk와, 세상에 - 달고, 튀겼고 그리고 닭고기네~
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"¡Oh, Dios!... es dulce, está frito, es pollo:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Oh Gott -- es ist süß, es ist frittiert, es ist Hühnchen:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukאו, אלוהים -- זה מתוק, זה מטוגן, זה עוף:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukيا إلهي -- انها حلوة ، مقلية ، انها دجاج :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukアメリカ人は大好きになるはず
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.Ať to jsou ořechy, vejce, úlomky skla nebo větve.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.그것이 히코리 호두건, 계란이건, 유리 조각이던, 나무 가지이던
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.החל מאגוזי פקאן וביצי תרנגולות, חלקיקי זכוכית, ענפים.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.من مكسرات أو بيض دجاج، كسر زجاج او فروع.
Amerikan cevizi ve tavuk yumurtası, cam kırıkları ya da dallardan.違いがなくなるのです
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Mais tout cela dépend de la nature et la définition d'un œuf de poule en premier lieu.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Mutta tämä kaikki riippuu luonnosta ja kananmunan määritelmästä.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Pero todo esto depende de la naturaleza y la definición de un huevo de gallina.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Wszystko zależy jednak przede wszystkim od definicji jaja kurzego.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Όλο αυτό όμως εξαρτάται από το πώς θα ορίσουμε εξαρχής το αυγό κότας.
Ancak tavuk ve tavuk yumurtası olarak odaklanırsak bir çıkmaza giriyoruz."kana vai kananmuna?", jolloin se keskittyy enemmän syyn ja seurauksen kierteeseen.
Ancak tavuk ve tavuk yumurtası olarak odaklanırsak bir çıkmaza giriyoruz.Pytanie sformułowane jako: "kura, czy jajo kury?" skupia się bardziej na ciągu przyczynowo-skutkowym.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Angenommen, Sie kaufen ein Huhn - nennen wir es eine Henne für die Zwecke der Beweisführung.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Diciamo che comprare una gallina - la chiamano una gallina per amor di discussione.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Katakanlah Anda membeli ayam - ayam menyebutnya satu demi argumen.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.그 논쟁을 위해서 한 암탉 전화 - 당신이 암탉을 구매 말한다.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Mondjuk veszel egy tyúk - nevezzük egy tyúk a vita kedvéért.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Povedzme, že si kúpite sliepku - hovoria jednu sliepku kvôli argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Powiedz kupić kurę - nazywają to jedna kura ze względu na argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Recimo kupite kokoš - call it ena kokoš zaradi argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Řekněme, že si koupíte slepici - říkají jednu slepici kvůli argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Säg att du köper en höna - kalla det en höna för diskussionens skull.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Sano ostat kana - kutsua sitä yksi kana vuoksi väitettä.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Sig du køber en høne - kalder det en høne af hensyn til argumentet.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Stel dat je koopt een kip - noem het een kip omwille van het argument.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Ví dụ, bạn mua một hen - gọi nó là một con gà mái vì lợi ích của đối số.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Vindeţi ouă şapte pentru douăzeci şi cinci cenţi.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Vous vendez des œufs sept pendant vingt-cinq cents.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Πέστε ότι αγοράζετε μια κότα - ονομάζουμε μία όρνιθα για χάρη της συζήτησης.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Вие продават яйца, седем за двадесет и пет цента.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Скажем, у вас купить курицу - назовем это одна курица ради аргумента.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.Скажімо, у вас купити курку - назвемо це одна курка заради аргументу.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.نقول لكم شراء دجاجة -- دعوة دجاجة واحدة من أجل الوسيطة.
- Argüman uğruna bir tavuk bir tavuk satın söyleyin.それは卵を毎日を産む。あなたは二〇から五のための7つの卵を販売
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Bem, foi a Tyson, porque não há frango no frango.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Bene, Tyson lo ha fatto, perché non c'è pollo all'interno di un pollo.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Bueno, Tyson lo decidió, porque no hay pollo en el pollo.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Dat heeft Tyson gedaan, omdat er geen kip in die kip zit.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Eh bien, Tyson l'a fait, parce qu'il n'y a pas de poulet dans le poulet.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Pai, Tyson a decis, pentru ca nu este deloc pui in puiul lor.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Tja, das war die Firma Tyson, weil da nämlich kein Hühnchen im Hühnchen drin ist.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Torej, Tyson -- podjetje za predelavo perutnine -- je to storilo, ker v piščancu sploh ni piščanca.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Tyson, bo w kurczaku nie ma kurczaka.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Vâng, Tyson đã, bởi vì không có gà trong gà.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Е, Тайсън го е направил, защото няма пиле в пилето.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.Наверное Тайсон, потому что нет курицы в форме курицы.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.חברת טייסון החליטה, מפני שאין עוף בעוף.
Aslında, Tyson karar verdi; çünkü tavuğun içinde tavuk yok.حسناً , تايسون فعلها , لأنه ليس هناك دجاجة في داخل دجاجة