Benim tavsiyem Tom'a bilmek istediği şeyi söylemek.My advice is to tell Tom what he wants to know.
Ona söylememesini tavsiye etmeme rağmen Tom Mary'ye söyleyecek.Tom is going to tell Mary even though I advised him not to.
Tom'un aptalca tavsiyesine uyduğum için kendine kızgınım.I'm mad at myself for following Tom's stupid advice.
Tom Mary'ye mide krampları için doktora gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go to the doctor about her stomach cramps.
Benim tavsiyemi dinleyin. Geri dönmek için hazır olun.Listen to my advice. Get ready to go back.
Öğrencilerime sigara içmemelerini tavsiye ettim.I advised my pupils not to smoke.
Birkaç yakınım bu apart oteli tavsiye ettiler.Several relatives have recommended this residential hotel.
Bu özellik kaldırıldı. Onu kullanmamanızı tavsiye ederiz.This feature is deprecated. We advise you not to use it.
Ben Boston'dayken özellikle ziyaret etmemi tavsiye edeceğin herhangi bir yer var mı?Is there any place in particular that you'd recommend I visit while I'm in Boston?
Tom'un doktoru ona şeker alımını azaltmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to cut down on his sugar intake.
Onların bu arabayı almalarını tavsiye etmem.I don't advise them to buy this car.
Herhangi bir şey tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend anything?
Sana istenmemiş bir tavsiye verebilir miyim.Can I give you some unsolicited advice?
Size bazı tavsiyelerde bulunabilir miyim?Can I offer you some advice?
Onun tavsiyesini almalıydın.You should've taken his advice.
Onun tavsiyesine uymalıydın.You should've taken his advice.
Sanırım Tom tavsiyemi takip edecek.Tom will follow my advice, I think.
Tom Mary'ye onu yapmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to do that.
Onu yapmanı tavsiye etmezdim.I wouldn't advise doing that.
Tom Mary'nin polise gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go to the police.
Tom benden tavsiye istedi.Tom asked me for advice.
Tom bana biraz iyi tavsiyeler verdi.Tom gave me some good advice.
Tom'dan hoşlanmasan bile onun tavsiyesini dinlemelisin.Even if you don't like Tom, you should listen to his advice.
Tom tavsiyemizi görmezden etti.Tom ignored our advice.
Tom Mary'ye kullanılmış araba almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy a used car.
Tom'un doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to exercise.
Tom, Mary'ye daha sıkı çalışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to study harder.
Tom Mary'ye hastaneye gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go to the hospital.
Tavsiyeye ihtiyacınız olursa bunu istemeye çekinmeyin.If you need advice, don't hesitate to ask for it.
Benim için bir aşk romanı tavsiye edebilir misin?Can you recommend a romance novel for me?
Yeni başlayanlar için tavsiye ettiğin herhangi İspanyolca-İngilizce sözlükler var mı?Are there any Spanish-English dictionaries you recommend for beginners?
Tom tavsiyemi zerre umursamıyor.Tom's not the slightest bit interested in my suggestion.
Tom Mary'nin tavsiyesine uymadığına pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted not following Mary's advice.
Tom işe başvurmamı tavsiye etti.Tom recommended that I apply for the job.
Tom tavsiyeme uymalı.Tom needs to follow my advice.
Yapmam tavsiye edilen değişikliği yaptım.I've made the change I was advised to make.
Tom'a bir tavsiyesi var mı diye sordum.I asked Tom if he had any suggestions.
Veterinerim köpeğimi iğne ile öldürmemi tavsiye etti.My vet recommended putting my dog to sleep.
Benim veteriner köpeğimi ötanazi yapmamı tavsiye etti.My vet recommended euthanizing my dog.
Bu çok iyi bir tavsiye.That's very good advice.
O oldukça iyi bir tavsiyeydi.That was some pretty good advice.
Senin tavsiyeni almak istiyordum ama artık çok geç.I wanted to get your advice, but it's too late now.
Ona alkolden vazgeçmesini tavsiye etti.He advised him to give up alcohol.
Bazı temiz elbiseler giymeni tavsiye ederim.I suggest that you put on some clean clothes.
O suyu içmemeni tavsiye ediyorum.I'd advise you to not drink that water.
Kapılarını kilitlemeni tavsiye ediyorum.I'd advise you to lock your doors.
Size onu yememenizi tavsiye ederim.I'd advise you to not eat that.
Bazı doktorlar hastalarına günde bir aspirin almalarını tavsiye ederler.Some doctors recommend that their patients take an aspirin a day.
Tom'a sigarayı bırakması tavsiye edildi.Tom was advised to give up smoking.
Tamam, tavsiyenizi aklımda tutacağım.Okay, I will keep your advice in mind.
Tavsiyemi dinle ve onunla konuş.Take my advice and talk to her.
Bana tavsiye edildi.It's been recommended to me.
Biz senin tavsiyene değer veriyoruz.We value your advice.
Ben sana ördek tavsiye ederim.I suggest you duck.
Ben son derece Tom'u tavsiye ediyorum.I highly recommend Tom.
Asla Tom'la ayrılmanı tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Tom'la ilişkiyi bitirmeni asla tavsiye etmedim.I never advised you to break up with Tom.
Seni Tom'a tavsiye ediyorum.I'm recommending you to Tom.
Şimdi sadece dinlemeni tavsiye edeceğim.I'm going to advise you to just listen now.
Şimdi onu yapmanı gerçekten tavsiye etmiyorum.I really don't recommend doing that now.