uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)varoitus, tämä voi vaikuttaa mieleesi: -)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)varovanie, toto vás môže šokovať: -)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)Waarschuwing, u kunt gechockeerd raken :o)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)προσοχή, αυτό μπορεί να σας σοκάρει το μυαλό:)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)Внимавайте, тази настройка може да ви шокира
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)обережно, це може привести до божевілля: -)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)осторожно, это может свести вас с ума: -)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)זהירות, זה יכול להטריף לך את השכל: -)
uyarı, bu aklınızı tavana vurdurabilir: -)警告、あなたの心に衝撃を与えます :-)
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:Am învăţat despre droguri de la un ou şi o tigaie:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:Ho capito cos'è la droga con un uovo e una padella:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:저는 달걀과 프라이팬으로 부터 약에 관한 것을 배웠어요.
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:O narkotykach dowiedziałem się ze sławnego filmiku z patelnią i jajkiem.
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:Yo aprendí de las drogas de un huevo y un sartén:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:О наркотиках я узнал благодаря яйцу и сковороде:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:למדתי על סמים מביצה ומחבת:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:تعلَّمت عن المخدِّرات من البيض والمقلاة:
Uyuşturucularla ilgili tüm bildiğimi bir yumurta ve tava ile öğrendim:「これは ドラッグで
Ve açılıp kapanan kapılarıyla duvarları tavana ulaşan evdeki iki odadan biri banyo ötekisi karanlık odaydı.집에는 방이 단 두개 뿐이었어요. 천장에 맞닿은 벽과, 여닫는 문이 달린 방에는
Ve açılıp kapanan kapılarıyla duvarları tavana ulaşan evdeki iki odadan biri banyo ötekisi karanlık odaydı.ושני החדרים היחידים בבית, עם קירות שהגיעו עד התקרה, ודלתות שנפתחו ונסגרו,
Ve açılıp kapanan kapılarıyla duvarları tavana ulaşan evdeki iki odadan biri banyo ötekisi karanlık odaydı.たった2つの部屋だけが 天井までちゃんと届く壁と 開閉する扉があって それがお風呂場と暗室だった
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.A pomyslela jsem si, "možná že můžu prolomit ten malý skleněný strop, který v kreslení je."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm."Bem, talvez possa quebrar "o pequeno teto de vidro das cartunistas".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Dan saya berpikir, "Mungkin saya dapat menghancurkan atap kaca tipis ini untuk menjadi kartunis."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.E ho pensato: "Beh, forse posso rompere la piccola barriera delle vignette."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.En ik dacht: "Misschien kan ik het glazen plafondje van de cartoonwereld doorbreken."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.És arra gondoltam, "Hát, talán én be tudnám törni a karikaturizmus üvegmennyezetét."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Et je me suis dit : " Eh bien, peut-être que je peux briser le petit mur de glace de la bande dessinée. "
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.그리고 "좋아, 아마 내가 만화계에 여성들이 나아가지 못하게 하는 장벽을 깰 수 있을거야."라고 생각했었죠.
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Och jag tänkte, "Jag kanske kan krossa det lilla glastaket för serietecknande."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Pomyślałam, "Cóż, może mogę zwojować rysowniczy świat?"
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Şi m-am gândit, "Ei bine, poate pot sparge micul tavan de sticlă al caricaturii."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Tak som si povedala, že by som možno ja mohla prelomiť ten malý sklenený strop v karikatúrach.
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Tôi nghĩ "Chà, mình có thể phá vỡ bức tường này của nghệ thuật hoạt họa"
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Und ich dachte: "Vielleicht kann ich ja das kleine Glasdach der Karikaturisten durchstoßen."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Y pensé: "Quizá pueda romper el pequeño techo de cristal".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Και σκέφτηκα, "Ωραία, ίσως μπορώ να σπάσω αυτό το κατεστημένο".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.И си помислих: "Е, може би ще мога да счупя малкия стъклен таван в карикатурния свят".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.И я подумала: "Может, мне удастся пробиться".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm."Може, мені вдасться пробитися в карикатуристиці. "
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.וחשבתי, "אז, אולי אני יכולה לשבור את תקרת הזכוכית הקטנה של ציור קריקטורות."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.وقلت انه ربما يمكنني ان احطم هذه الهالة " الذكورية " هو رسم الكارتون والكاركاتير
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.と思ったら本当に崩せました (誰でも壁を破れる日はいつ?)
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Dan tidak memiliki atap langit-langit, hanya setengah lapisan seng tipis
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.E quel tetto non aveva un soffitto, solo una mezza lamiera.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.És annak a háztetőnek nem volt mennyezete, csupán félig, bádoglemezből.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Essa foi a nossa primeira escola. 165 crianças. O ano letivo indiano começa em junho.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Et ce toit n'avait pas de plafond, juste la moitié d'une tôle en fer-blanc.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Geen plafond boven ons hoofd, enkel een dunne tinnen plaat.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.그리고 그 옥상에는 어떤 천장도 없었고, 단지 반토막난 양철 시트뿐이었습니다.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Şi acel acoperiş nu avea niciun fel de tavan, ci doar o jumătate de foaie de tablă.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ta střešní místnost neměla žádný strop, střechu tvořil pouze kus plechu.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ten dach nie miał żadnego stropu, jego połowę pokrywał arkusz blachy.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Und das Hausdach selbst hatte kein Dach, nur ein halbes Blechdach.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Y esa azotea no tenía techo, sólo la mitad de una plancha de lata.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Και η ταράτσα δεν είχε κάποιο σκέπαστρο, μονάχα μισή λαμαρίνα.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.А на онзи покрив нямаше никакъв таван, само половин лист ламарина.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.И там не было никакого потолка, только половина жестяного листа.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.לגג לא היתה תקרה, רק חצי יריעת פח.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.وذلك السطح لم يكن يحتوي على سقف, مجرد نصف شريحة من القصدير