tav ile cümle

tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kore yemeği yenilecek güzel bir mekan tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good place to eat Korean food?
Paskalya tavşanının varlığına inanıyor musun?Do you believe in the Easter Bunny?
Paskalya tavşanına inanıyor musun?Do you believe in the Easter Bunny?
Neden tavşanların uzun kulakları vardır?Why do rabbits have big ears?
Tavşanların neden büyük kulakları vardır?Why do rabbits have big ears?
Neden tavşanların kulakları büyüktür?Why are rabbits' ears big?
Yatırım tavsiyesi değildir.It does not constitute an investment advice.
Tavsiyeme kulak ver ve Ubatuba'ya git.Take my advice and go to Ubatuba.
Sizin tavsiyeniz benim için önemli.Your advice is important for me.
Onlar bana bir parça tavsiye verdiler.They gave me a piece of advice.
Mary kızartma tavasına bazı sosisler attı.Mary threw some sausages into the frying pan.
Bu iyi bir tavsiye değildi.That was not a good recommendation.
Lütfen, Tavus Kuşlarıma iyi bak.Please take care of my peacocks.
Tavuklar kümes içindedirler.The chickens are in the henhouse.
Kümes alev aldı ama tavuklar kaçtı.The henhouse caught fire, but the chickens escaped.
Kümeste yaklaşık yetmiş tavuk ama sadece bir horoz var.There are about seventy hens in the henhouse, but only one rooster.
Tavukları kovmayı durdur.Stop shooing the chickens.
Mary bir saplı tava ile Tom'u acımasızca dövdü.Mary clobbered Tom with a skillet.
İyi bir kitap tavsiye eder misiniz?Could you recommend a good book?
Sen bir tavus kuşundan daha çok gururlusun.You are prouder than a peacock.
Senin tavrından mutlu değilim.I'm not happy with your behavior.
Senin tavrından gururluyum.I am proud of your attitude.
Hizmetindeyim, benim küçük tavşanım.At your service, my little rabbit.
Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.A bunch of children ran after the rabbit.
Sığır eti, tavuktan daha pahalıdır.Beef is more expensive than chicken.
Tavşanlar sosyal hayvanlardır.Rabbits are social animals.
O, harika tavsiyeydi.That was great advice.
Ebeveyn takdir yetkisi tavsiye edilir.Parental discretion is advised.
Dikkat tavsiye edilir.Caution is advised.
Onların bizi beslediği etin tadı biraz tavuğa benziyordu.The meat they fed us tasted a little like chicken.
Birçok kişi Tom'un tavsiyesini izledi.Many people followed Tom's advice.
Tom bu restoranı bana tavsiye edenlerden biriydi.Tom was the one who recommended this restaurant to me.
Tom'un tavrı beni kızdırıyor.Tom's attitude infuriates me.
Ben başka türlü tavsiye ederim.I would recommend otherwise.
O benim tavsiyemdi.That was my recommendation.
Onu kesinlikle tavsiye ederim.I definitely recommend it.
Tavuk kızartmasını seviyorum.I love roast chicken.
Tom'un tavsiyesini aldım.I took Tom's advice.
Bunun tavuk gibi tadı var.This tastes like chicken.
Tom Tavuk köri yaptı.Tom made chicken curry.
O bir tavsiye mi?Is that a recommendation?
"Öğle yemeğinde ne vardı?" "Çavdar ekmeği üzerine teriyaki soslu biftek ve tavuk.""What did you have for lunch?" "Roast beef and chicken with teriyaki sauce on rye bread."
Sen benim tavsiyemi istedin, bu yüzden onu sana veriyorum.You asked for my advice, so I'm giving it to you.
Polis memuru gitmemizi tavsiye etti.The police officer advised us to leave.
Onu o şekilde yapmayı tavsiye etmem.I don't recommend doing it that way.
Tavsiyen son derece takdir edilir.Your advice is highly appreciated.
Tom'un tavsiyesine uymalısın.You should follow Tom's advice.
Tom onu benim tavsiyeme karşı yaptı.Tom did that against my advice.
Tom'un tavsiyenize ihtiyacı yok.Tom doesn't need your advice.
Sen benim tavsiyemi istedin.You asked for my advice.
Bir yavru tavşan tuzağa yakalanmıştı.A baby rabbit had been caught in a trap.
Avcı tavşanları ve geyikleri vuruyor.The hunter shoots deer and hares.
Öyleyse ne yapmamı tavsiye edersin?What do you suggest I do then?
Öyleyse ne yapmamı tavsiye edersiniz?What do you suggest I do then?
Mary tavuk lapası yiyor.Mary is eating chicken porridge.
Senin yerinde olsam, öğretmenimin tavsiyelerine daha fazla dikkat ederdim.If I were you, I would pay more attention to the teacher's advice.
Bir Çin tavası kullanın.Use a wok.
O, annesinin tavsiyesini görmezden geldi.He ignored his mother's advice.
Ben tavana dokunabilirim.I can touch the ceiling.
O, tavana dokunabilir.He can touch the ceiling.

İlgili Sayfalar