tav ile cümle
tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a sormanı tavsiye ederim.I recommend that you ask Tom.
Tom tavuğu yakalamaya çalıştı.Tom tried to catch the chicken.
Tom'un doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to take better care of himself.
Yalnızca senin tavsiyen takip edilmelidir.Only your advice has to be followed.
Benim iki köpek, üç kedi ve altı tavuğum var.I have two dogs, three cats, and six chickens.
Senin tavsiye ettiğin gibi yapacağım.I'll do as you recommended.
Tavsiye ettiğini yapacağım.I'll do what you recommended.
Tavsye ettiğini yapacağım.I'll do what you recommend.
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.Tom became frustrated when his suggestions fell on deaf ears.
Belki verdiğiniz tavsiye inandırıcı ve eksiksiz.Perhaps the advice you gave was convincing and thorough.
Dün biraz domuz pastırması şeritleri kızartıyorken tava aniden alev aldı.The pan suddenly caught fire while I was frying some strips of bacon yesterday.
Herkes Dan'ın küstahça tavrından nefret ediyor.Everybody hates Dan's arrogant attitude.
Herkes Dan'ın küçümseyen tavrından bıktı.Everybody is fed up with Dan's scornful attitude.
İnsanlar tavsiyesi için Muhterem Dan Anderson'u aradı.People called Reverend Dan Anderson for his advice.
Gidip Tom'u görmeni tavsiye ediyorum.I suggest that you go and see Tom.
Tom'u işe almamızı tavsiye eden sen değil miydin?Weren't you the one who recommended that we hire Tom?
Bir şey üzerine tavsiyeni alabilir miyim?Can I get your advice on something?
Tom, Mary'ye kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take better care of herself.
Size tavsiyem olanları unutmak.My advice to you is to forget about what happened.
Akşam yemeği için iyi bir restoran tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good restaurant for dinner?
Tavuk denedin mi?Have you tried the chicken?
Tavuğu denedin mi?Have you tried the chicken?
Bunun az çok bir tavuk gibi tadı var.This kind of tastes like chicken.
Tadı biraz tavuğa benziyor bunun.This kind of tastes like chicken.
Az önce bana korkak tavuk mu dedin sen?Did you just call me a chicken?
Tom arkasına yaslandı ve tavana baktı.Tom leaned back and stared at the ceiling.
O hâlâ tavan arasında mı?Is it still up in the attic?
Tom Mary'ye hiç kimseden ödünç para almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to borrow money from anybody.
Tavsiyeni dinlemeliydim.I should've listened to your advice.
Senin tavsiyene uymalıydım.I should've followed your advice.
Yerinde olsam Tom'un tavsiyesini dinlerim.If I were you, I'd listen to Tom's advice.
Tom Mary'nin tavsiyesini dinlemeyecek.Tom won't listen to Mary's advice.
Küçük bir tavsiyenin sakıncası var mı?Would you mind a little advice?
Sana biraz dostça tavsiye verebilir miyim?Can I give you a little friendly advice?
Tavsiye için çok teşekkürler.Thanks a lot for the advice.
Sanırım tavan arasına fare girmiş.I think we have some mice in the attic.
Kimse tavsiyemi istemedi.Nobody asked for my advice.
Tom tavsiyemi dinlemedi.Tom didn't follow my advice.
Tom tavsiyemi görmezden geldi.Tom ignored my advice.
Sanırım Tom'dan biraz tavsiye isteyeceğim.I think I'll ask Tom for some advice.
Onları sebzelerden uzak tutmak için bahçemdeki tavşanları bir su tabancası ile vurdum.I shoot the rabbits in my garden with a squirt gun to keep them away from the vegetables.
Tavuk pembe.The chicken is pink.
Tavuk az pişmiş.The chicken is undercooked.
Tavuk yeterince pişmemiş.The chicken is undercooked.
Tavuk çiğ.The chicken is raw.
Bugün öğle yemeği için tekrar tavuk yedin mi?Did you eat chicken for lunch again today?
Tavuk biraz kuruydu.The chicken was a bit dry.
Tavuk biraz çok kuruydu.The chicken is a bit too dry.
Onun söylediğine inanmamamı tavsiye etti.He recommended that I not believe in what he said.
İyi bir döşemeci tavsiye edebilir misin?Can you recommend a good upholsterer?
Anneni aramanı tavsiye ederim.I recommend that you call your mother.
Sana Tom'dan uzak kalmanı tavsiye ediyorum.I advise you to stay away from Tom.
Herhangi bir şey yapmamam tavsiye edildi.I was advised not to do anything.
Tom büyük ihtimalle tavsiyene uyacak.Tom will likely follow your advice.
Sanırım Tom tavsiyene uyacak.I think Tom will follow your advice.
Tom'dan tavsiye istemene memnun oldum.I'm glad that you asked Tom for advice.
Benden tavsiye istemene memnun oldum.I'm glad you asked me for advice.
Hangisini tavsiye edersin, spagetti mi yoksa pizza mı?Which would you recommend, spaghetti or pizza?
O, tavukları darıyla besledi.He fed the chickens millet.
İyi bir Kore lokantası tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend a good Korean restaurant?