tav ile cümle

tav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrencilerime sigara içmemelerini tavsiye ettim.I advised my pupils not to smoke.
Banyo tavanını boyamak zorundayız.We have to paint the bathroom ceiling.
Birkaç yakınım bu apart oteli tavsiye ettiler.Several relatives have recommended this residential hotel.
Bu özellik kaldırıldı. Onu kullanmamanızı tavsiye ederiz.This feature is deprecated. We advise you not to use it.
Bu tavan arasında okunmayı bekleyen her türde kitap vardır.In this attic there are all sorts of books, waiting to be read.
Ben Boston'dayken özellikle ziyaret etmemi tavsiye edeceğin herhangi bir yer var mı?Is there any place in particular that you'd recommend I visit while I'm in Boston?
Tom'un doktoru ona şeker alımını azaltmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to cut down on his sugar intake.
Bir devekuşu yumurtası, yirmi dört tane kadar tavuk yumurtası ağırlığındadır.An ostrich egg weighs as much as twenty-four chicken eggs.
Daha büyük bir tavan var mı?Do you have a bigger frying pan?
Porsuk bir sürü tavşan ve kayın tavuğu, ela keklik, küçük kemirgenler yakalar.Wolverine catches a lot of hares and black grouses, hazel grouses, small rodents.
Onların bu arabayı almalarını tavsiye etmem.I don't advise them to buy this car.
Tom bir tava ile Mary'nin başına vurdu.Tom hit Mary on the head with a skillet.
Herhangi bir şey tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend anything?
Sana istenmemiş bir tavsiye verebilir miyim.Can I give you some unsolicited advice?
Size bazı tavsiyelerde bulunabilir miyim?Can I offer you some advice?
Tom'un tavrını seviyorum.I like Tom's attitude.
Onun tavsiyesini almalıydın.You should've taken his advice.
Onun tavsiyesine uymalıydın.You should've taken his advice.
Tom büyükbabasının tavanarasında fotoğraflarla dolu tozlu bir kutu buldu.Tom found a dusty box full of photos in his grandfather's attic.
Tavukları beslemeye gitmem gerekir.I need to go feed the chicken.
Tavistok Enstitüsünün amacı nedir?What is the goal of the Tavistok Institute?
Önce Tavanı boyayalım.Let's paint the ceiling first.
Sanırım Tom tavsiyemi takip edecek.Tom will follow my advice, I think.
Tom Mary'ye onu yapmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to do that.
Onu yapmanı tavsiye etmezdim.I wouldn't advise doing that.
Tom Mary'nin polise gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go to the police.
Tom benden tavsiye istedi.Tom asked me for advice.
Tom bana biraz iyi tavsiyeler verdi.Tom gave me some good advice.
Tom'dan hoşlanmasan bile onun tavsiyesini dinlemelisin.Even if you don't like Tom, you should listen to his advice.
Tom tavsiyemizi görmezden etti.Tom ignored our advice.
Tom kızarmış tavuğu seviyor.Tom likes fried chicken.
Tom kızına bir doldurulmuş tavşan verdi.Tom gave his daughter a stuffed bunny.
Tom Mary'ye kullanılmış araba almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy a used car.
Tom tavana bakıyor.Tom is looking at the ceiling.
Tom tavuğu yoldu.Tom plucked the chicken.
Tom'un egosu tavan yapmış.Tom has a huge ego.
Tom'un doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to exercise.
Tom, Mary'ye daha sıkı çalışmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to study harder.
Tom Mary'ye hastaneye gitmesini tavsiye etti.Tom advised Mary to go to the hospital.
Tavsiyeye ihtiyacınız olursa bunu istemeye çekinmeyin.If you need advice, don't hesitate to ask for it.
Tom tavan merdivenlerinden yukarı çıktı.Tom went up the attic stairs.
Benim için bir aşk romanı tavsiye edebilir misin?Can you recommend a romance novel for me?
Tavuk çok tuzlu ve yenilmezdi.The chicken was oversalted and inedible.
Leanne ile süpermarkete gittim ve tavuk nuggetler satın aldım.I went to the supermarket with Leanne and bought chicken nuggets.
Yeni başlayanlar için tavsiye ettiğin herhangi İspanyolca-İngilizce sözlükler var mı?Are there any Spanish-English dictionaries you recommend for beginners?
Tom tavsiyemi zerre umursamıyor.Tom's not the slightest bit interested in my suggestion.
Tom Mary'nin tavsiyesine uymadığına pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted not following Mary's advice.
Tom korkmuş bir tavşan gibi koştu.Tom ran like a scared rabbit.
Tom işe başvurmamı tavsiye etti.Tom recommended that I apply for the job.
Tom tavsiyeme uymalı.Tom needs to follow my advice.
Tom sabahı tavanı boyayarak geçirdi.Tom spent the morning painting the ceiling.
Tom sırt üstü uzanıyor, tavana bakıyor.Tom is lying on his back, staring at the ceiling.
Yapmam tavsiye edilen değişikliği yaptım.I've made the change I was advised to make.
Tom'a bir tavsiyesi var mı diye sordum.I asked Tom if he had any suggestions.
Veterinerim köpeğimi iğne ile öldürmemi tavsiye etti.My vet recommended putting my dog to sleep.
Benim veteriner köpeğimi ötanazi yapmamı tavsiye etti.My vet recommended euthanizing my dog.
İki küçük tavşan, beyaz tavşan ve siyah tavşan, büyük bir ormanda yaşadılar.Two small rabbits, a white rabbit and a black rabbit, lived in a large forest.
Tavşanlar sincaplardan daha şirin mi?Are rabbits cuter than squirrels?
Tom ve Mary'nin arka bahçelerinde tavukları var.Tom and Mary have chickens in their backyard.
Tavuklar bir tilki tarafından öldürüldüler.The chickens were killed by a fox.

İlgili Sayfalar