Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Se partirmos o aquário de modo a tudo ser possível, diminuímos a satisfação.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Se rompete la boccia in modo che tutto diventi possibile diminuite la soddisfazione.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Si rompes esta pecera para que todo sea posible, reduces tu satisfacción.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Wenn Sie das Goldfischglas zerbrechen, so dass alles möglich ist, senken Sie die Zufriedenheit.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Αν τη σπάσεις αυτή τη γυάλα ώστε τα πάντα να είναι δυνατό να συμβούν, μειώνεις την ικανοποίηση.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Если вы разобьете аквариум и всё станет возможным, вы уменьшите степень собственной удовлетворенности.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Якщо ви розіб'єте акваріум, і все стане можливим, ви зменшите рівень власної задоволеності.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.אם מנפצים את הקערה כך שהכל אפשרי, מפחיתים את שביעות הרצון.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.إن حطمتم حوض السمك ليصبح كل شيء ممكن، تقللون من القناعة.
Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.満足度を低下させてしまいます 無力感を増大させ 満足度を低下させる
Eğer bunla tatmin olmadıysam?Co jeśli mnie to nie zadowala?
Eğer bunla tatmin olmadıysam?Co když mi to nestačí?
Eğer bunla tatmin olmadıysam?E se non fossi soddisfatto?
Eğer bunla tatmin olmadıysam?Ами ако не съм доволен?
Eğer bunla tatmin olmadıysam?А что, если меня это не устраивает?
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenCréame cuando le digo que no tengo tiempo para satisfacer su ego en este momento.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenMi creda quando le dico che ora non ho il tempo di lenire il suo ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenProszę mi wierzyć, że nie mam teraz czasu koić pańskiego ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenVěřte mi, ľe teď váľně nemám čas drbat vaąe ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenΠιστέψτε με, δεν έχω χρόνο να κατευνάσω τον εγωισμό σας αυτή την στιγμή.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenПожалуйста, поверьте. Мне сейчас не до того, чтобы тешить ваше самолюбие.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfen私が扱っている人々は、ナサから誰か連れてくるより、
Evet. Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Ja, kunst met een stekker is heel onbevredigend.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Accentuate la paralisi, e riducete il benessere.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Anda menambah kelumpuhan dan mengurangi kepuasan.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Aumentamos a paralisia e diminuímos a satisfação.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Bạn gia tăng sự tê liệt, và bạn giảm sự hài lòng.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Crești încremenirea și scazi satisfacția.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Het leidt tot meer verlamming en minder tevredenheid.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Incrementas la parálisis y disminuyes la satisfacción.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.마비도를 증가시키도 만족도를 감소시킵니다.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Lisää lamaantuneisuutta ja vähentää tyytyväisyyttä.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Man forøger handlingslammelse, og man formindsker tilfredshed.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Man ökar förlamningen och minskar tillfredsställelsen.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Megnövelnénk a tehetetlenségünket és csökkentenénk az elégedettségünket.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Povečaš paralizo in zmanjšaš zadovoljstvo.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Sie steigern die Lähmung und senken die Zufriedenheit.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Zvýšíte paralýzu a snížíte spokojenost.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Zvýšite paralýzu a znížite spokojnosť.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Zwiększysz paraliż i zmniejszysz zadowolenie.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Αυξάνεις την παραλυσία και μειώνεις την ικανοποίηση.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Увеличавате парализата, и намалявате удовлетвореността.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Це зробить вас менш рішучим і більш невдоволеним.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.Это сделает вас более нерешительными и менее удовлетворенными.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.מגבירים שיתוק, ומפחיתים את שביעות הרצון.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.تزيدون العجز، وتقللون من القناعة.
Felç durumunu artırıp tatmin duygusunu azaltırsınız.みんなが金魚鉢を必要としています
Felçsiniz. Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Als je de vissenkom breekt om mogelijkheden te creëren, word je minder tevreden.
Felçsiniz. Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Če to ribjo posodo razbiješ, tako da je vse možno, zmanjšaš zadovoljstvo.
Felçsiniz. Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Dacă spargi acvariul astfel încât totul este posibil, scazi nivelul satisfacției.
Felçsiniz. Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Když rozbijete akvárium, aby všechno bylo možné, snížíte spokojenost.
Felçsiniz. Eğer akvaryumu kırarsanız her şey mümkündür, tatmin duygusunu azaltırsınız.Ако счупите аквариума, така че всичко да е възможно, намалявате удовлетвореността.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Ce n'est pas du tout satisfaisant d'avoir de l'art branché.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.De fapt e nesatisfăcătoare arta în priză.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Elég frusztráló, ha "konnektoros" alkotásod van.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.É realmente insatisfatório ter arte de ligar à corrente.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.플러그를 꼽아야 하는 예술 작품은 정말 별로에요.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Kunst die an die Steckdose muss ist wirklich unzufriedenstellend.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Nghệ thuật phải cắm điện thì thật chẳng còn thú vị.
Fişe takılı eserler hiç tatmin edici olmuyor.Non è un granchè avere arte a corrente.