Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.În viaţa de zi cu zi, asta se traduce prin lucruri mai plăcute şi satisfacţie.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.일상 생활에서, 이런 경향은 더 큰 즐거움과 만족감으로 바뀌게 됩니다.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.Nella vita quotidiana, questo si traduce in maggior piacere e soddisfazione.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.No dia a dia, isto traduz-se em maior apreciação e satisfação.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.Trong cuộc sống hàng ngày, điều này đồng nghĩa với sự tận hưởng và sự hài lòng.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.W codziennym życiu przekłada się to na więcej radości i satysfakcji.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.Στην καθημερινή ζωή, αυτό μεταφράζεται σε μεγαλύτερη ευχαρίστηση και ικανοποίηση.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.В ежедневието това се тълкува като по-голямо удоволствие и удовлетворение.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.В повседневной жизни такое поведение ведёт к большему наслаждению от жизни и к удовлетворённости.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.У повсякденному житті це трансформується у більшу насолоду та задоволення.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.בחיי היומיום, זה לובש צורה של יותר הנאה וסיפוק.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.في الحياة اليومية، يترجم هذا استمتاعا ورضى أكبر.
Bu, günlük hayatta daha fazla keyif ve tatmine karşılık geliyor.これは より大きな喜びや 満足という形になって現れていると言えます
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.Dit meisje zal nooit met iets tevreden zijn.
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.Elle ne se satisfera de rien.
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.Esta chica nunca estará satisfecha con nada.
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.Esta rapariga nunca vai estar satisfeita com nada.
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.Fata asta nu va fi satisfăcută cu nimic.
- Bu kız hiçbir şeyden tatmin olmaz.هذه الفتاة لن ترضى بأي شيء
Bunlardan hiç biri tam anlamıyla Güney içinde tatmin edici özellikteki karakterler değillerdi.Geen van hen was eigenlijk een aangenaam persoon in het Zuiden.
Bunlardan hiç biri tam anlamıyla Güney içinde tatmin edici özellikteki karakterler değillerdi.Nenhum desses foram especialmente interessantes no sul.
Bunlardan hiç biri tam anlamıyla Güney içinde tatmin edici özellikteki karakterler değillerdi.Żaden z nich nie był s. zczególnie dobrą postacią na Południu
Bunu hayatıma devam edebilmek için yapıyorum. Benliğimi tatmin etmek için değil.Io sto facendo questo per poter vivere una vita, non per soddisfare la mia vanità.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Estoy segura que esto será un tormento. pero también será el último placer.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Je sais bien que ce sera terriblement douloureux, mais tellement délicieux aussi !
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Sono sicura che sarā un'agonia nonchč l'estasi finale.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Είμαι σίγουρη ότι θα'ναι φρικτό... αλλά κι η απόλυτη έκσταση!
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Я уверена, что это будет безумная боль, но и наивысшее наслаждение тоже.
Bunun yerine, "Herhangi bir tatmin alamıyorum" demesi gerekirmiş."I can't get no satisfaction"이라고 불러선 안됐습니다. "I can't get any satiscation"라고 했었어야 했던거죠.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.A fungovalo to skutečně dobře.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Det har funkat väldigt bra.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Es hat sehr gut funktioniert.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.És nagyon jól működött.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Ha funcionado realmente muy bien.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Ha funzionato benissimo.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Jeg bliver tilfredsstillet ved at se ting, der medfører reel forandring i den virkelige verden.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.매우 잘 작동했죠. 실제 세계에서
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Nó rất hiệu quả.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Resultou muito bem.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Saya mendapat kepuasan dari melihat perubahan yang nyata di dunia nyata.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Se toimi erittäin hyvin.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Έχει δουλέψει πολύ καλά.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.И это отлично работает.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.Получавам удовлетворение от това да виждам неща, които предизвикват реална промяна в реалния свят.
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.זה עבד טוב מאד. הפקתי סיפוק
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.إنها حققت نتيجة جيدة . فقد إسترحت وسعدت تماماً
Bu şeylerin işe yaraması ve gerçek dünyayı değiştirmesi beni tatmin ediyor.実社会を変えているのを見ることに
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Acest lucru te face să te simți bine. Chiar e satisfăcător.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Ce processus est réconfortant. Il nous satisfait pleinement.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Dat proces voelt geweldig. Het voelt echt bevredigend.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Dieser Prozess fühlt sich toll und befriedigend an.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Ese proceso se siente muy bien. Se siente realmente satisfactorio.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Il processo sembra fantastico. Dà soddisfazione.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.그 과정이 즐겁고 보람있게 느껴집니다.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Na már most, ez nagyon jól esik. Kielégítő érzés.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Quá trình đó khá thú vị. Thật sự thấy thỏa mãn.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.Η διαδικασία αυτή είναι υπέροχη. Είναι πολύ ικανοποιητική.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.В процессе мы чувствуем себя очень хорошо, даже получаем удовольствие.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.לקבוצה, התנועה הסיבובית מעוורת אותם. היא גורמת להם לעוות את המציאות.
Bu süreç harika hissettirdiğinden, bizi oldukça tatmin eder.هذه العملية مريحة جداً و تبعث بالرضى