Bu lezzetli keki tatmak ister misin?Would you like to taste this yummy cake?
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.If you want to feel the future, if you want to taste the future, try China -- there's old Confucius.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.To try this, I went to a Mario Batali restaurant in Manhattan -- Del Posto.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Seeing and hearing and tasting are how we know anything first.
Krusevaclı Milan Saviç de sadece biraz iyi şarap tatmak amacıyla In Vino'ya gelenlerden.Milan Savic of Krusevac came to In Vino simply to taste some good wines.
Şarap kadefleri şarap içmek ve tatmak için kullanılan cam kadeh takımı türüdür.Wine glasses are a type of glass stemware that are used to drink and taste wine from.
Kararı duyunca "Hiç tatmadığım bu büyük zevki tatmaktan mutlu olacağım" dedi.Inschrift: «Siehe, ich verkündige euch grosse Freude.»
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Admiradores de todas las edades vinieron a verla cantar y bailar y hacerse una idea de la música del pasado.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Fan di tutte le età vennero a vederla cantare e ballare ed avere un assaggio della musica del passato.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.حضر المعجبون من جميع الأجيال، لمشاهدتها تغني وترقص ولإحساس طعم موسيقى الماضي.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Admiradores de todas as idades vieram à ver cantar e dançar e se fazer uma ideia da música do passado.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Fani w każdym wieku przychodzili by zobaczyć ją śpiewającą i tańczącą i poczuć smak muzyki przeszłości.
Burada Fauna tanrıçası tapınağındaki kutsal suyu tatmak istediğini bildirir.Вночі він просить Апу принести святої води.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.あらゆる年代のファンが彼女が歌い踊るのを見て過去の音楽の味わいに触れようと詰めかけた。
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir. Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Le philosophe William James décrit le monde des nouveau-nés comme une " confusion bourdonnante et fleurie ".
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Als je de toekomst wil voelen of proeven probeer dan China - hier is de oude Confucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Če hočete občutiti prihodnost, če jo hočete okusiti, poskusite s Kitajsko -- tole je stari mojster Konfucij.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Dacă vrei să simţi viitorul, să vezi ce gust are, încercaţi China -- acolo e bătrânul Confucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Ha meg akarják érezni a jövőt, ha meg akarják ízlelni a jövőt, próbálják ki Kínát -- ott az öreg Konfuciusz.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Hvis man vil føle fremtiden, hvis man vil smage på fremtiden, prøv Kina -- der er gamle Konfutse.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Jika Anda ingin merasakan masa depan, jika Anda ingin mencicipi masa depan, cobalah Cina - ada Konfusius tua.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Nếu bạn muốn cảm nhận được tương lai, muốn nếm vị tương lai hãy xem Trung Quốc, một Khổng Tử thời cổ đại.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Pokud chcete pocítit budoucnost, pokud chce ochutnat budoucnost, vyzkoušejte Čínu - tady je starý Konfucius.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se quisermos sentir o futuro, se quisermos saborear o futuro, temos a China, temos o velho Confúcio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Se volete sentire il futuro, se volete provare il futuro, provate la Cina -- c'è il vecchio Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Si quieren sentir el futuro, si quieren probar el futuro, vayan a China; ahí tienen al viejo Confucio.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Αν θέλετε να νιώσετε το μέλλον, αν θέλετε να γευτείτε το μέλλον, δοκιμάστε την Κίνα--να ο Κομφούκιος.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız, Çin'i deneyin - malum Konfüçyüş'ü.Если вы хотите ощутить будущее, почувствовать его вкус, попробуйте Китай - там старый Конфуций.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,Jeśli chcesz poczuć przyszłość, jeśli chcesz jej zasmakować, pomyśl o Chinach.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,미래를 느끼고, 미래를 맛보고 싶으시다면
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,Si vous voulez sentir le futur, si vous voulez goûter au futur, essayez la Chine.
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,אם ברצונכם לחוש בעתיד, ואם ברצונכם לטעום מן העתיד,
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,وان اردت ان تشعر بالمستقبل .. ان تتذوق المستقبل
Eğer geleceğe dokunmak, geleceği tatmak istiyorsanız,中国を試してみて下さい- 古い儒教があります
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Chúng ta cảm nhận về một điều gì đó trước tiên qua thị giác, thính giác và vị giác,
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Durch das Sehen, das Hören und das Schmecken lernen wir alles zuerst kennen.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Első ismereteinket látás, hallás, ízlelés útján szerezzük.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.보는 것, 듣는 것, 그리고 맛보는 것은 무엇이든 우리가 처음으로 알아보는 방법입니다.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Văzând, auzind şi gustând sunt moduri în care cunoaştem ceva mai întâi.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Vedere, sentire e assaggiare sono il primo modo in cui impariamo le cose.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Viendo, oyendo y degustando, es como primero conocemos el mundo.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Zien, horen en smaken zijn onze eerste kennismaking met de dingen.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Με την όραση, την ακοή και τη γεύση πρωτογνωρίζουμε όλα τα πράγματα.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Мы получаем первичные ощущения через зрение, слух и вкус.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.ראיה ושמיעה וטעם הם איך שאנחנו יודעים דברים תחילה.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.فحواسنا من نظر وسمع وتذوق هي أدواتنا في التعرف على العالم من حولنا.
Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.哲学者ウィリアム・ジェームズによると 新生児にとって世界は
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittimHogy kipróbáljam, elmentem egy Mario Batali étterembe
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim이걸 시식하기 위해 전 맨해튼에 있는
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Abych to vyzkoušel, zašel jsem do restaurantu Mario Batali v Manhattanu
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.By ich spróbować, poszedłem do restauracji Maria Matali na Manhattanie -- do Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Da bi poskusil to, sem šel v restavracijo Mario Batali, na Manhattnu - Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.For at prøve dette tog jeg til en Mario Batali restaurant i Manhattan -- Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Om dit uit te proberen ging ik naar een restaurant van Mario Batali in Manhattan -- Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Para as provar, fui a um restaurante Mario Batali em Manhattan -- Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Pentru a le încerca, am mers la un restaurant deţinut de Mario Batali în Manhattan -- Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Per provarli sono andato in uno dei ristoranti di Mario Batali a Manhattan: il "Del Posto".
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Pour les goûter, je suis allé dans un des restaurants de Mario Batali à Manhattan, Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Tôi đã đến nhà hàng Mario Batali để thử nó ở Manhattan-- Del Posto.
Tatmak için Mario Batali'nin restoranına gittim Manhattan'da bulunuyor, adı Del Posto.Um diese zu kosten, bin ich in ein Mario Batali Restaurant gegangen, in Manhattan - Del Posto.