tatlı ile cümle
tatlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Pero en Maldivas, no hay agua dulce.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Αλλά στις Μαλδίβες, δεν υπάρχει γλυκό νερό.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.А на Мальдивах пресной воды нет.
Ama Maldivler'de hiç tatlı su yok.Но на Малдивите няма сладка вода.
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Oddio... è dolce, è fritto, è pollo: gli Americani lo adoreranno".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."O Doamne, e dulce, e prăjit, e pui - americanilor o să le placă la nebunie."
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk Amerikalılar bu sevecekler."Бог мой — блюдо сладкое, жареное, и это цыплёнок — американцам это понравится".
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukBon sang -- c'est sucré, c'est frit, c'est du poulet :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Jesus, het is zoet, gefrituurd en kip.
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk와, 세상에 - 달고, 튀겼고 그리고 닭고기네~
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"¡Oh, Dios!... es dulce, está frito, es pollo:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavuk"Oh Gott -- es ist süß, es ist frittiert, es ist Hühnchen:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukאו, אלוהים -- זה מתוק, זה מטוגן, זה עוף:
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukيا إلهي -- انها حلوة ، مقلية ، انها دجاج :
Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukアメリカ人は大好きになるはず
Ama sen, sen hiç değişmemişsin. Günaydın tatlı kuzenim.Aber du... du hast dich nicht im Geringsten verändert.
Ama sen, sen hiç değişmemişsin. Günaydın tatlı kuzenim.Mutta sinä et ole muuttunut tippaakaan.
Ama tatlı servisi yapılırken,Doch als das Dessert serviert
Ama tatlı servisi yapılırken,Pero mientrás ellos regresan con el postre
Ama tatlı servisi yapılırken,Tempête affirme espièglement,
Ama tatlı servisi yapılırken,אבל אז היא חוזרת עם הקינוח
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.그 전에는 수천년동안 미국 원주민들의 수원지였죠.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.ובשביל הילידים האמריקאים במשך אלפי שנים.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.و للشعوب الأصلية في أمريكا لآلف السنين قبل ذلك.
Amerikan yerlilerinin tatlı su kaynağı olan Collect Pond.リスペナード草原が
Ancak babamıza tatlı yasak.Bác trai bị cấm ăn đồ ngọt.
Ancak babamıza tatlı yasak.Dia (Ayah) dilarang untuk makan makanan yang manis.
Ancak babamıza tatlı yasak.Er darf nichts süßes essen.
Ancak babamıza tatlı yasak.Han är förbjuden å äta nåt sött.
Ancak babamıza tatlı yasak.Hij (Seung Jo's vader) is verboden om iets zoetig te eten.
Ancak babamıza tatlı yasak.Lui (il padre) non può magiare niente che sia dolce.
Ancak babamıza tatlı yasak.Oče ne sme jesti ničesar sladkega.
Ancak babamıza tatlı yasak. Seung Jo'nun da tatlıyla arası yoktur.Son père n'a pas le droit de manger des sucreries, et Seung Jo ne les aime pas.
Ancak babamıza tatlı yasak.Tata nu are voie sa manance dulciuri.
Ancak babamıza tatlı yasak.Αυτός (ο πατέρας) απαγορεύεται να φάει οτιδήποτε γλυκό.
Ancak babamıza tatlı yasak.Но ему (отцу) запретили есть сладкое.
Ancak babamıza tatlı yasak..נאסר על בעלי לאכול דברים מתוקים
Ancak babamıza tatlı yasak.والدُه ممنوع من اكل الاشياء الحلوه
Ancak babamıza tatlı yasak.スンジョは甘いもの嫌いなのよ
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Ale ne všechny cukry musí být sladké.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Ale niektóre cukry nie są słodkie. Na przykład laktoza.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Er zijn echter suikers die niet zoet zijn.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -그러나 설탕 중에는 달지 않은 것들도 있습니다. 예를 들어, 젖당이나 우유같은 것들은
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Pero hay algunos azúcares que no son dulces.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Αλλά κάποια σάκχαρα δεν είναι γλυκά.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -Але є і не солодкі цукри.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -אבל יש סוכרים שאינם מתוקים כלל. למשל סוכר החלב - הלקטוז.
Ancak laktoz gibi tatlı olmayan şekerler de vardır. -ولكن هناك بعض السكريات ليست حلوة على سبيل المثال ، اللاكتوز ، الحليب ،
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarAle v deštivém období se chodí napájet k jezírkům zachycené sladké vody.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarDar în timpul sezonului ploios se adună pentru a-şi astâmpăra setea, în bălţi de apă potabilă.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarNhưng suốt mùa mưa, chúng tập trung đến uống nước ở những vũng nước nằm rải rác để xua đi cơn khát.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar'Ομως στην υγρή εποχή... ξεδιψά στις διάσπαρτες λιμνούλες γλυκού νερού.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarОднако в течение сезона дождей они стараются восполнить недостаток воды в организме.
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlar,אך במהלך עונת הגשמים הם נאספים לרוות את צימאונם .בין בריכות מים מפוזרות
Ancak yağmurlu mevsimlerde susuzluklarını gidermek için tatlı su havuzlarının çevrelerinde tolpanırlarلكن أثناء الفصل الأكثر بللا يتجمّعون لرواية عطشهم بين تبعثر الماء العذب المتجمع
Anders bir papaz olacak-- O çok tatlı.Anders wird Geistlicher, aber er ist sehr warmherzig und nett.
Anders bir papaz olacak-- O çok tatlı.Han är ganska varm och rar, förstås.
Anılarında, sonsuza kadar tatlı bir adam... ...olarak kalmak istiyorum.Aku ingin tetap dalam ingatanmu sebagai pria manis selamanya.
Anılarında, sonsuza kadar tatlı bir adam... ...olarak kalmak istiyorum.Anh muốn là người đàn ông ngọt ngào, ngay cả ở khoảnh khắc cuối cùng trong ký ức của em.
Anılarında, sonsuza kadar tatlı bir adam... ...olarak kalmak istiyorum.Chci zůstat ve tvých vzpomínkách, jako něžný muž až do konce.