Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.És vettünk egy csapat tervezőt, és kiküldtük őket Amerikába.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Et nous avons pris une équipe de designers, et nous les avons envoyés en Amérique.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Și am luat o echipă de designeri și i-am trimis în America.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Vzali sme tím dizajnérov, a poslali sme ich do Ameriky.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.We stuurden een team ontwerpers. naar Amerika.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Wir nahmen ein Designerteam und schickten es nach Amerika.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Wzięliśmy zespół projektantów i wysłaliśmy ich do Ameryki.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Y cogimos a un equipo de diseñadores, y los enviamos a EE.UU.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Взехме екип дизайнери и ги изпратихме в Америка.
Sonra tasarımcılardan oluşan bir ekip kurup onları Amerika'ya gönderdik.Мы взяли команду дизайнеров и отправили их в Америку.
Sonuçta, ben John'a, o da bana bir tasarımcı olarak Saygı duyuyor.Schlussendlich respektiere ich John als Designer, und er respektiert mich als Designerin.
Sonuçta, ben John'a, o da bana bir tasarımcı olarak Saygı duyuyor.Я очень уважаю Джона Как дизайнера и он уважает меня.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Alla fine mi sono offerto come designer.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Cuối cùng thì cũng được được thuê làm công việc của nhà thiết kế.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Eventualmente fui contratado como diseñador.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Finalement, je me suis fait embaucher comme designer.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.În final m-am angajat ca designer.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.그렇게 디자이너가 되었습니다.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Później pracowałem jako projektant.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Uiteindelijk bood ik mezelf aan als ontwerper.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Verdingte mich schlussendlich selbst als Designer.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.Τελικά βγήκα στην αγορά ως σχεδιαστής.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.В конце концов, я устроился работать дизайнером.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.В крайна сметка започнах работа като дизайнер.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.בסופו של דבר העסקתי את עצמי כמעצב.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.وفي نهاية المطاف تقدمت للوظائف كمصمم.
Sonunda kendimi bir tasarımcı olarak işe aldım.それから25年というもの
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Iar Stuart Weitzman este un creator de mare succes de pantofi.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman adalah seorang perancang sepatu yg sangat sukses.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman egy nagyon sikeres cipőtervező.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman est un créateur de chaussures qui a beaucoup de succès.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman es un diseñador de zapatos de mucho éxito.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman é um estilista de sapatos muito bem sucedido.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman è uno stilista di scarpe di successo.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman is een succesvolle schoenenontwerper.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman ist ein sehr erfolgreicher Schuhdesigner.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman(스튜어트 와이츠맨)은 정말 성공적인 신발 디자이너였어요.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Stuart Weitzman to wzięty projektant butów.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Và Stuart Weitzman là một nhà thiết kế giày rất thành công.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Ο Στιούαρτ Γουάιτσμαν είναι ένας πολύ επιτυχημένος σχεδιαστής υποδημάτων.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Стюарт Вайтсман - дуже успішний дизайнер взуття.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Стюарт Вайцман - весьма успешный дизайнер обуви.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.Стюарт Вайцман е много успешен дизайнер на обувки.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.סטויארט וייצמן הוא מעצב נעליים מאוד מצליח.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.وستيوارت فايتسمان مصمم الأحذية الناجح جدا.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.彼の真似をする人に対して文句を言ってきました
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Das ist offensichtlich für mich als Designer richtig aufregend.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Evident, ca designer, asta e foarte interesant.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Jako módní návrhářku mě to fascinuje.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.분명히, 디자이너로서 정말 흥분되는 일입니다.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Kot oblikovalki mi je to seveda resnično razburljivo, ker potem začnem misliti, "Uau,
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.la quantité et la forme que nous voulons au matériau.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Obviamente, como "designer", isto é muito entusiasmante.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Obviamente, como diseñadora, es muy emocionante.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Očividne, ako návrhárka, je to skutočne vzrušujúce.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Oczywiście, takie projektowanie jest niezmiernie ekscytujące.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Ovviamente, come stilista, è tutto molto emozionante.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Sudah jelas, sebagai seorang perancang busana, ini sangat menarik.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Tất nhiên, điều đó thật thú vị với một nhà thiết kế.
Tabi ki, bir tasarımcıya, bu çok heyecan verici.Természetesen, tervezőként nekem ez nagyon izgalmasan hangzik.