Bloğun yazarı yurtdışında yaşayan bir İspanyol tasarımcı.Блогер обращает внимание на креативные работы, ставшие результатом движения возмущения.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.A návrháři uznávají tento způsob spolupráce jako podstatu iteračního procesu.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Các nhà thiết kế nhận thấy kiểu cộng tác này là bản chất của quá trình lặp.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Dan disainer mengenali tipe kerja sama ini sebagai dasar dari proses secara berulang.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Deci designerii recunosc acest tip de colaborare ca esența procesului iterativ.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Designers känner igen denna typ av samarbete som kärnan i en iterativ process.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Dizajnéri považujú tento postup ako kľúčový pre možnosť opakovať proces.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.I designer riconoscono che questo tipo di collaborazione è l'essenza del processo iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.디자이너들은 이러한 형태의 협동방식의 핵심이 반복적 과정이라는 것을 알게 되었습니다.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Konstrukteure erkennen diese Art der Zusammenarbeit als Kern eines iterativen Vorgangs.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Les concepteurs reconnaitront ce type de coopération comme la base essentielle du processus itératif.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Los diseñadores consideran este tipo de colaboración como la esencia del proceso iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Ontwerpers herkennen deze vorm van samenwerking als de basis van een iteratief proces.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Os projectistas reconhecem esse tipo de colaboração como a essência do processo iterativo.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Projektanci rozpoznają ten typ współpracy jako istotę powtarzalnego, przybliżającego rozwiązanie procesu.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Tehát a tervezők az effajta együttműködésben látják az interaktív folyamatok lényegét.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Οι σχεδιαστές αναγνωρίζουν αυτό τον τύπο συνεργασίας ως τη βάση της επαναληπτικής διαδικασίας.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Дизайнери визнають такий тип співпраці основою повторюваного процесу.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Така дизайнерите разпознават този вид сътрудничество като основата на итеративен процес.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.Такой тип сотрудничества хорошо знаком дизайнерам: это - основа итерационного процесса.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.מעצבים יזהו סוג כזה של שיתוף פעולה, כתמצית ההליך החוזר (איטראטיבי).
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.لذا فالمصممون يعرفون هذا النوع من التعاون كعملية تكرار جوهرية.
Böylece tasarımcılar bu tarz bir işbirliğini tekrarlayıcı sürecin özü olarak kabul ettiler.反復型プロセスの本質だと気付かれるでしょう 作るたびにフィードバックが得られ
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.A tento muž je další, kterého hodně obdivuji, chtěl jsem, aby se na filmu podílel jako výtvarník produkce.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Auch ein Typ, den ich sehr bewundere, und den ich als Produktions-Designer am Film beteiligen wollte.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Bardzo go podziwiam. Chciałem, by włączył się do produkcji jako projektant.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.E quest'uomo è un altro che ammiro molto, e volevo che fosse coinvolto nel film come production designer.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.이 분은 제가 매우 존경하는 또 다른 분으로 제 영화에서 그 분이 미술 총감독을 맡아 주시기를 바랬습니다.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Şi pe tipul ăsta îl admir mult şi mi-l doream implicat în film ca designer.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Tudi njega zelo občudujem zato sem želel, da bi on sodeloval pri nastanku filma kot oblikovalec.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Είναι άλλος ένας άνθρωπος που θαυμάζω πολύ και ήθελα να συμμετέχει στην ταινία ως σχεδιαστής παραγωγής.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.Цього хлопця я теж дуже шаную і хотів залучити його до фільму як художника-постановника.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.וזה עוד מישהו שאני ממש מעריץ, ורציתי שהוא יהיה מעורב בסרט כמעצב.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.وهذا الرجل هو رجل آخر أنا معجب به كثيراً، وكنت أريد منه أن يشارك في الفيلم كمصمم إنتاج.
Bu adam hayranı olduğum biri ve onun bu filmde prodüksiyon tasarımcısı olarak çalışmasını istiyordum.プロダクション・デザイナーとして 彼にも映画に 関わって欲しいと思っていました でも 周りの人に 「マーティン 彼は忙し過ぎるから
Bu aynı zamanda ispanyol sanatçı ve tasarımcı Plensa'nın yarattığı, Şikago'daki이건 시카고에 있는 밀레니엄 공원입니다 스패인 예술가 Plensa가
Bu aynı zamanda ispanyol sanatçı ve tasarımcı Plensa'nın yarattığı, Şikago'dakiזה גם כן נמצא במילֶניום-פַּארק בשיקאגו, היכן שהאמן-מעצב הספרדי פְּלֶנְסַה
Bu aynı zamanda ispanyol sanatçı ve tasarımcı Plensa'nın yarattığı, Şikago'dakiهذه أيضاً حديقة ألفية في شيكاغو حيث قامت المصممة الأسبانية
Bu aynı zamanda ispanyol sanatçı ve tasarımcı Plensa'nın yarattığı, Şikago'dakiスペインのデザイナーのプレンサが 作ったものですが
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.Das ist ein Schrift-Designer aus Israel, der das entworfen hat - er nennt es "typosperma".
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.En dit is een letterontwerper uit Israel die "typosperma" ontworpen heeft, zoals hij ze noemt.
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.Iar acesta este un designer de fonturi din Israel, care a proiectat -- el le spune "typosperma".
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.Tohle je typograf z Izraele, který navrhl "typosperma"
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.To natomiast jest projektant czcionek z Izraela, który stworzył - jak sam nazywa "typospermę"
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.А това е дизайнер на шрифтове от Израел, който е проектирал... нарича ги "типосперма".
Bu bir yazı tipi, Israilli bir tasarımcının işi - "tiposperma" adını vermiş.Это рисунок шрифта дизайнера из Израиля, который спроектировал, так называемую им "типосперму".
Bu çalışmayı yaratıcı liderlikten çalışma arkadaşım Becky Bermont ile yaptım. Sanatçılardan ve tasarımcılardanE' il lavoro condotto con la mia collega Becky Bermont sulla leadership creativa.
Bu çalışmayı yaratıcı liderlikten çalışma arkadaşım Becky Bermont ile yaptım. Sanatçılardan ve tasarımcılardanEste trabalho foi feito por mim e pela minha colega Becky Bermont sobre chefia criativa.
Bu çalışmayı yaratıcı liderlikten çalışma arkadaşım Becky Bermont ile yaptım. Sanatçılardan ve tasarımcılardanWraz z Becky Bermont zastanawialiśmy się nad kreatywnym przywództwem.
Bu çok derin bir tasarım ve bu der ki tasarımcı her kişiyi tasarlamaya karşı çıkmıştır.엄청나고 깊은 디자인이며 디자인의 창작자에게
Bu çok derin bir tasarım ve bu der ki tasarımcı her kişiyi tasarlamaya karşı çıkmıştır.هذا هو التصميم العميق اللذي يخاطب فن المصمم بعكس تصميم كل هذه
Bu çok derin bir tasarım ve bu der ki tasarımcı her kişiyi tasarlamaya karşı çıkmıştır.「デザイナー」がこれら一つひとつを 「デザイン」しているっていうのとは 反対の立場の「デザイナー」の話だ。
Bu çok ünlü bir marka. Milano tasarımcılar tarafından hazırlanmış bir Gucci.Dieser Anzug kam vor zwei Tagen aus Mailand.
Bu çok ünlü bir marka. Milano tasarımcılar tarafından hazırlanmış bir Gucci.Tämä puku saapui kaksi päivää sitten Milanosta.
Bu çok ünlü bir marka. Milano tasarımcılar tarafından hazırlanmış bir Gucci.Пару дней назад этот костюм прислали из Италии.
Bu da şu; fantastik tasarımcı sadece başka bir fantastik tasarımcı için tasarlıyor.다른 환상적인 디자이너들을 위해서만 디자인하는 '환상적인 디자이너'죠.
Bu da şu; fantastik tasarımcı sadece başka bir fantastik tasarımcı için tasarlıyor.Це коли фантастичний дизайнер створює дизайн тільки для інших фантастичних дизайнерів.
Bu da şu; fantastik tasarımcı sadece başka bir fantastik tasarımcı için tasarlıyor.Это фантастические дизайнеры, которые работают только для таких же фантастических дизайнеров.
Bu da şu; fantastik tasarımcı sadece başka bir fantastik tasarımcı için tasarlıyor.זה מעצב פנטסטי שמעצב רק עבור מעצבים פנטסטיים אחרים.
Bu da şu; fantastik tasarımcı sadece başka bir fantastik tasarımcı için tasarlıyor.إنه المصمم الرائع الذي يصمم فقط لمصممين رائعين.