Tasarruf tahvilleri istikrarlı bir yatırımdır.Savings bonds are a stable investment.
Tom bunu tasarladı.Tom designed it.
Bu Tom tarafından tasarlandı.It was designed by Tom.
Bu bir tasarım kusuru.It's a design flaw.
Bu kötü bir tasarım.This is an ugly design.
Bu aptalca bir tasarım.This is a stupid design.
Benim işim ayakkabı tasarımıdır.My job is designing shoes.
Tom'un tasarısını gerçekten beğendim.I really liked Tom's design.
Tasarı kendisi kusurlu.The design itself is flawed.
Bu üniformaları kim tasarladı?Who designed these uniforms?
Bu, o amaç için tasarlanmadı.It wasn't designed for that purpose.
Bu kostümleri tasarlayan kişi Tom'du.Tom was the one who designed these costumes.
Vali tasarıyı destekliyor.The governor supports the bill.
Tom web tasarımı okuyor.Tom is studying web design.
Tom bir peyzaj tasarımcısı.Tom is a landscape designer.
Bir hidrofon sualtında kullanılmak üzere tasarlanmış bir mikrofondur.A hydrophone is a microphone designed to be used underwater.
Tasarruf etmeliyiz.We need to save up.
Zaman seçmek zamandan tasarruf etmektir.To choose time is to save time.
Tasarrufum yok.I have no savings.
Pili tasarruf etmeye çalışsam iyi olur.I'd better try saving the battery.
Bu Tom Jackson tarafından tasarlandı.This was designed by Tom Jackson.
Bu tasarım için bulanık renkler kullanmak iyi bir fikir değil.Using muddy colors for this design is not a good idea.
Ben çok para tasarruf ettim.I saved a lot of money.
Tasarruf yapıyoruz, böylece çocuklarımız koleje gidebilir.We're saving up so our children can go to college.
St Paul Katedral'i Christopher Wren tarafından tasarlanmıştır.St Paul's Cathedral was designed by Christopher Wren.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Tom'un tasarımı çok özgündür.Tom's design is very original.
Tom ve Mary kiradan tasarruf etmek için beraber eve çıktılar.Tom and Mary moved in together to save money on rent.
.Tom bir moda tasarımcısı.Tom is a fashion designer.
Tom bir grafik tasarımcıdır.Tom is a graphic designer.
Tom bir saç modelleri tasarımcısı.Tom is a hair stylist.
Tom kazandığının yaklaşık %30'unu tasarruf eder.Tom saves about 30% of what he earns.
Tom bir tasarımcı olmak istiyor.Tom wants to be a designer.
Olağanüstü bir tasarım ekibimiz var.We have an extraordinary design team.
Çoğu bu tasarıya karşı.Many are against this bill.
Bence tasarımcılarımızın hayal gücü yetersiz.I think our designers lack imagination.
Bu güzel tasarlanmış bir tekne.It's a beautifully designed boat.
Tom intihar tasarlamış olduğunu söyledi.Tom said he had contemplated suicide.
Tom'un tasarımı son derece orijinaldi.Tom's design was highly original.
Tom'un tasarımı hayli orijinaldi.Tom's design was highly original.
Tom bir mayo tasarımcısıdır.Tom is a designer of swimwear.
Tom hepsini öldürmeyi tasarlıyordu.Tom intended to kill them all.
Tasarılar tartışılıyor.Schemes have been discussed.
Zamandan tasarruf için önce arayın.Call ahead to save time.
Tasarı geçti.The bill went through.
Tasarı onaylandı.The bill went through.
Elbifilharmonie, İsviçre firması Herzog & de Meuron tarafından tasarlandı.The Elbphilharmonie was designed by the Swiss firm Herzog & de Meuron.
Eğer teyzemin taşakları olsaydı, amcam olurdu.If my aunt had balls, she'd be my uncle.
Tom tasarruf kumarını kaybetti.Tom lost his savings gambling.
Tom yerel bir hayır işi için bir web sitesi tasarlamaya gönüllü oldu.Tom volunteered to design a website for a local charity.
Emeklilik için ne kadar tasarruf etmem gerekiyor?How much do I need to save for retirement?
Emeklilik için nasıl tasarruf yapıyorsun?How are you saving for retirement?
Ben bir tasarımcıyım.I'm a designer.
Bunu Tom tasarladı.Tom designed this.
Bu, Tom tarafından tasarlandı.This was designed by Tom.
Elektrikten tasarruf etme yolları arıyorum.I'm looking for ways to save on electricity.
Bu ceket Tom tarafından tasarlandı.This jacket was designed by Tom.
Bu ceketi tasarlayan kişi Tom'dur.Tom is the one who designed this jacket.
Tom bu ceketi tasarladı.Tom designed this jacket.
Leyla kendini öldürmeyi tasarladı.Layla intended to kill herself.