tasım ile cümle

tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Noen bier fortsetter dog som soldater hele livet.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.Sammen med Kongo utgjør den en viktig transportåre for elvebåter mellom Bangui og Brazzaville.
Bu oyunlar Güney Amerika kıtasında yapılan ilk olimpiyat oyunları özelliğini de taşımaktadır..Det var første gang De olympiske leker ble arrangert i Sør-Amerika.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.Han har to fartøyer i US Navy oppkalt etter seg.
Şirket yolcu ve kargo taşımacılığı yapmaktadır.Selskapet driver passasjer- og godstransport.
Transilien hizmetleri 2004 yılında 615 milyon yolcu taşımıştır.Flyselskapet fraktet 6,5 millioner passasjerer i løpet av 2002.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.Flyet ble offisielt tatt i bruk av flyvåpenet i 1967.
Bu tarihten sonra hemen hemen her çocuk en az lise öğrenimini tamamlamıştır. taşımalı eğitim uygulanmaktadır.Men etter hvert blir dette mer enn den unge studenten kan håndtere.
Pist Ferrari'nin kurucularından Enzo ve 1950'lerde hayatını kaybeden oğlu Dino'nun isimlerini taşımaktadır.Banen er oppkalt etter Ferraris avdøde grunnlegger Enzo og sønnen Dino som døde på 50-tallet.
Tasarımları modern mühendislik ve toplu taşıma konusunda devrim yaratmıştır.Hans oppfinnelser revolusjonerte blant annet offentlig transport og moderne tids ingeniørarbeid.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerte sørvestvinden, stormens bærer.
Köyün %69,3'ü seçmen olup %30,7'si seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.Valget godkjennes ikke fordi kun 30,3% av befolkningen deltar i valget.
Hollandalı bilim adamı Johannes Diderik van der Waals'ın adını taşımaktadır.Kreftene er oppkalt etter den nederlandske fysikeren Johannes Diderik van der Waals.
Köylüler traktörlerle su taşımaktadır.De første dagene bisto lokale bønder med å transportere vann med sine traktorer.
Saçak ve cumbalar birbirlerine yakın konumlar taşımışlardır.Støl og seter har vært brukt om hverandre.
Tüm toplu taşım hizmetleri 1941-42 kışında durma noktasına gelir.Alle fire søsterskipene var i drift fra vinteren 1841.
Demiryolları günde ortalama 1.300 vagon yük taşımışlardır.Her kjører det normalt 300 tog om dagen.
Ellerinde kalkan taşımazlardı.Det var ikke tillatt å bruke hendene.
2008 yılında, şirket 1.450.153 yolcu taşımıştır.Det første året transporterte selskapet 350.000 passasjerer.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Fra da har produksjonen primært vært rettet mot det sivile marked.
Aracın müretttebatı MG 34 veya MG 42 taşımaktaydı.Dette ble basismodellen for de senere MG34 og MG42.
Sistem günümüzde ortalama iki milyon yolcu taşımaktadır.I gjennomsnitt transporterer selskapet 2 millioner passasjerer daglig..
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Nytten må imidlertid alltid veies opp mot risikoen.
Köyün eski adı Kodil olup içerisinden geçen dere de aynı adı taşımaktadır.Oldtidens by med samme navn ligger rett ved.
Banliyö sistemi içerisinde 38 adet modern istasyon ve metro standardında trenlerle taşımacılık yapılmaktadır.Alt i alt har byen 18 jernbanestasjoner og stoppesteder.
Günlük hayatta özellikle taşımacılıkta ton kg yerine kullanılmaktadır.I dagligdagse sammenhenger brukes normalt liter og kubikkmeter i stedet.
Daha çok uluslararası ticarette önem taşımaktadır.Større selvstendighet hva gjelder internasjonal handelsvirksomhet.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Den psykologiske effekten av den belgiske motstanden på resten av Europa var av like stor betydning.
Frodo bunu fark ettiğinde Bombadil'e yüzüğü onun taşımasını ya da yok etmesini teklif eder.Frodo forteller Faramir om hans brors død, og om planen om å ødelegge Ringen.
Film, aynı yıl vefat ettiği için, John Huston'ın son filmi olma özelliğini taşımaktadır.Uten feste, som ble regissert av John Huston, skulle vise seg å bli Monroes siste fullførte film.
1991 - Toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi ve tütün mamullerinin reklamının yapılması yasaklandı.Montenegro: Forbud mot røyking på offentlige steder og tobakksreklame.
Taksiciler ise sabaha dek ücretsiz taşıma yapacaklarını duyurdu.Også passasjerene begynte å legge merke til drivis om ettermiddagen.
Metrobüs, Türkiye'nin İstanbul şehrinde toplu taşıma hizmeti veren metrobüs sistemi.Istanbuls metro (tyrkisk: İstanbul Metrosu) er et kombinert metro- og bybanesystem i Istanbul i Tyrkia.
2005 itibarıyla 25 pub aynı ismi taşımaktadır.Det fantes i 2015 21 bærere av navnet.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Etter annen verdenskrig ble et stort antall C-47 solgt til sivile flyselskaper.
Servete biriktirmiyor ve para taşımıyordu.Det var ikke umulig å spare penger og kjøpe sin frihet.
Mahhalede ilköğretim okulu var ve taşımalı eğitim sisteminden yararlanılmaktadır.Dette huset står fortsatt, og brukes av skolefritidsordningen.
Mahallede okul ya da taşımalı eğitim olmayışı mahallenin başlıca göç sebeplerindendir.Bygging og drift av skoler og barnehager har følgelig vært blant kommunens viktigste oppgaver.
Jumong'un soyundan gelen modern torunları hala "Go" aile adını taşımaktadırlar.Dagens etterkommere av Ju-Mong bærer hans etternavn Go.
Uçak, askeri teçhizat ve mühimmatın yanı sıra askeri birlik de taşımaktaydı.Hæren manglet mannskapsreserver, utstyr og frem for alt ammunisjon.
Greyhound Lines otobüs firması ise Otobüs taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.Busselskapet Greyhound Lines ble grunnlagt i Hibbing.
Her fırlatma sistemi üç ray içerir, yani bir sistem üç füze taşımaktadır.Utskytningsseksjonen opererte tre utskytningsramper (launchere), hver med tre missiler.
At, sürmek ve eşya taşımak için kullanılmıştır.Ble og blir brukt til ridning.
Şirket, ülkedeki tüm demiryolu altyapısı ve taşımacılığından sorumludur.Det er dette selskapet som står for så å si all jernbanedrift i landet.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Landbruk er også viktig for regionen.
İnsan taşıması güç olduğu için yüksek hareket kabiliyetli araçlar veya helikopterden ateşlenebilir.Vinden kan også være så sterk at slukking fra fly eller helikopter blir umulig.
Mahalledeki tarihi ilköğretim okulu kapatılmıştır ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Skolens undervisning foregik utendørs, og var praktisk rettet.
Hat, günlük ortalama 1,5 milyon yolcu taşımaktadır.Det frakter i gjennomsnitt over 1,6 millioner passasjerer daglig.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Kira-kira hampir 80 spesies tumbuhan dinamai menurut nama Banks.
Showtime Arabia, Orta Doğulu izleyiciler için kanalı taşımaktadır.Showtime Arabia menyiarkan saluran ini bagi penonton Timur Tengah.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Secara khusus, mereka tidak diperbolehkan untuk menangkap orang-orang dan tidak membawa senjata.
Las Vegas şehrine yolcu taşımacılığı sunan bir tren şirketi yoktur.Saat ini, tidak ada layanan kereta penumpang ke Las Vegas.
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.Pesawat pengawas biasanya tidak membawa persenjataan, atau hanya sebatas untuk pertahanan diri saja.
Bu durumda 600 triremenin asker taşıma kapasitesi 18 -26 bin arasında bir rakam olmalıdır.Dengan demikiam 600 trireme dapat membawa 18,000–26,000 infanteri.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Desain dan dekorasi artifak memiliki kesamaan dengan artifak dari Vietnam dan Kamboja.
Bu nedenle yarın için endişe taşımazlar, yarının rızkını bugünden düşünmezler.Pagi demi pagi Ia memberi hukum-Nya; itu tidak pernah ketinggalan pada waktu fajar.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Hampir semua kelas kapal perang modern dilengkapi dengan beberapa jenis perangkat CIWS.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.120.000 lempengan emas dibayarkan untuk kebebasan tahanan itu.
Avrupa’ya ise bu tarzı üçü de Almanya’da kurulan Kreator, Sodom ve Destruction taşımıştır.Di Eropa gaya ini dibawa oleh tiga band asal Jerman, yaitu Kreator, Sodom, dan Destruction.
Bu maç, iki takım arasındaki ilk resmî maç olma özelliğini de taşımaktaydı.Pertandingan ini sekaligus juga menandai pertandingan derbi pertama antara dua tim ini.

İlgili Sayfalar