tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.DNA bruges således som et strukturelt materiale snarere end som en bærer af biologisk information.
Garibaldi'nin ailesi deniz taşımacılığı işi ile uğraşıyordu ve deniz hayatı için yetiştirilmişti.Garibaldis familie drev kysthandel, og sønnen blev opdraget til et liv til søs.
Özellikle İsveç, savaş sırasında Almanya'ya çelik ve makine taşımacılığı yapmasıyla bilindi.Sverige leverede også stål og maskindele til Tyskland under hele krigen.
Hızlı Toplu Taşımacılık Sistemi (İngilizce: Mass Rapid Transit (MRT)), Singapur'da bulunan bir metro ağıdır.Mass Rapid Transit, også kendt under forkortelsen MRT, er et metrosystem i Singapore.
Taşıma kapasitesi: 63 yolcu.Kapacitet: 200 passagerer.
İlköğretim taşımalı olarak yapılmaktadır.Det jeg bestemmer, fuldbyrdes.
İlk prototipi DynaTac 8000x adını taşımaktaydı.Motorola DynaTAC 8000X var den første mobiltelefon.
Hollanda Kraliyet Deniz Kuvvetleri'nde şimdiye kadar 8 savaş gemisi bu adı taşımıştır.Skibet var det syvende af indtil videre otte krigsskibe i Royal Navy med dette navn.
Sınavlar ve liyakat kültürü, günümüz Çin'de yine büyük önem taşımaktadır.Eksaminer og meritokrati er stadig noget man ser meget positivt på i Kina.
Bunlardan daha çok ormandan kesilen ağaç kütüklerini taşımak için faydalanılır.Man brugte mere trækul hertil, end skovene kunne give.
Film, kült film statüsü taşımaktadır.Den kan lejes gennem Statens Filmcentral.
Diğer bir kısmı ise halen aynı soyadı taşımaktadırlar.Også andre har det som efternavn.
Yolcu vagonu, yolcu taşımak için tasarlanmış bir demiryolu vagonudur.En personvogn er en jernbanevogn, som er beregnet til at indgå i et persontog.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Hvert skib er i stand til at medbringe en helikopter.
Nehir taşımacılığına uygun değildir.Floden er fremkommelig for skibsfart.
İlçenin %61,6'i seçmen olup %38,4'ü seçmen olma vasıfları taşımamaktadır.I alt stemte 61,6 % imod og 38,4 % for.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.Efter flytninger til Bern i 1940 og til München i 1956 kom FIBA tilbage til Geneve i 2002.
Otobüs, toplu taşıma amacıyla başka bir ulaşım aracı seçemeyen büyücü ve cadılara hizmet verir.Bussen er offentlig transport for hekse og troldmænd der ikke kan eller ikke vil andre former for transport.
Bütün metin Kıptîce yazılmış olsa da, Yunanca bir başlık taşımaktadır.Men for at markere at håndskriftet ikke eksisterer længere, bruger man et græsk bogstav.
Taşıma bağı da denir.Båndstol kaldes den også.
Ne var ki, Birleşik Krallık gemilerinin Amerikan silahlarını Çin'e taşımalarına göz yumuldu.Britiske skibe fik ret til at fragte kinesiske lejearbejdere til USA.
Topçu unsurlarının çoğunda topları taşımak için gerekli araçlar yoktu.Artillerienheder manglede ofte transportmidler, så de kunne ikke flytte deres kanoner.
Biri bu hastalığı taşırken diğeri taşımayabilir.I den tid kan man overføre sygdommen til andre.
Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı.Kojiro blev vred og svingede sit samurai sværd mod Musashi.
Kendi içinde mantıksal bir tutarlılık taşımaktadır.Ikke desto mindre har de gerne deres egen indre logik.
Bölgede yapılan balıkçılık yerel ekonomi için hayati önem taşımaktadır.Flodfiskeri sr vigtigt lokalt.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Efter endt militærtjenste blev mange C-54 modificeret til civile brandslukningsfly.
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.Offentlig transport i byen består hovedsageligt af bus.
Yani aktif olup çok dönemli oluşum özelliği taşımaktadır.Ydermere skal det være nemt at installere og have lang holdbarhed.
Bu hatlarda insan taşımacılığının yanı sıra ürün taşımacılığı da yapılmaktadır.Udover passagertransport varetager selskabet også godsbefordring.
İlk 24 saat içinde yük taşımaya devam edebilir.Yderligere en division skulle landsættes indenfor 24 timer.
Kullanıcılar, yolculuk sırasında eczacılardan sağladıkları yakıtı kendileri taşımaktaydı.Medicin var også tilgængelig i kraft af omrejsende apoteker.
İlk müşteri teslimi, 1995 Mayıs'ta "United Airlines" birleşmiş havayolu taşımacılıklarınadır.Den første blev leveret til United Airlines i 1995.
En ünlü cerrahi eseri “Al-Tasrif fit Tıp” adını taşımaktadır.Den mest almindelige måde at danne aorist på er med -s- ("sigmatisk aorist").
Fakat akım taşıma kapasiteleri sınırlıdır.Dog har den begrænset evne til at trække vejret.
Kenya'da bulunan toplam 3.334 km demiryolu hattında genel itibarıyla mal taşımacılığı gerçekleştirilmektedir.I Zimbabwe er der jernbanenet på totalt 3.700 km.
2100 5000 Köyde ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Sproget tales stadig af ca. 150.000 mennesker, men der bliver ikke undervist i det i skolerne i regionen.
Daha önce de değinildiği şekli ile güç iktidardan farklı olarak kurucu nitelikler taşımaktadır.Drivkraften skaffes som nævnt til dels efter kontravægtsprincippet.
Köstebekleri kurması ve taşıması pahalıdır.Det er dog meget dyrt at opstille og drive omformerstationerne.
Ulusal Mimarlık Dönemi'nde yapılan yapı dönemin hemen bütün özelliklerini taşımaktadır.Det hele er opført i den for opførelsestidspunktet karakteristiske funkisstil.
Bayrak ayrıca Slovak armasını taşımakta.Våbenet er også at finde på Slovakiets flag.
Okulumuz sekiz dersliklidir ve taşımalı sistemle eğitim vermektedir.Ordensstjernen har otte grupper af takker og bærer hele ordenskorset.
Anayasa metni çok çeşitli kaynaklardan etkiler taşımaktadır.Under Byen trækker inspiration fra meget forskellige kilder.
Garibaldi'nin ailesi deniz taşımacılığı işi ile uğraşıyordu ve deniz hayatı için yetiştirilmişti.Garibaldis familie drev med kysthandel, og sønnen ble oppdratt til et liv til sjøs.
MR2 NATO envanterindeki tüm hava platformları içinde en büyük bomba taşıma bölmesine sahiptir.MR2 har det lengste bomberommet av alle NATO-fly.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Så å si alle klasser av moderne krigsskip er utstyrt med noe slags CIWS.
DC-7 ilk dönemlerde sadece Amerika'daki taşıma şirketlerine satıldı.De tidlige DC-7-flyene ble bare solgt til amerikanske flyselskaper.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepney er en busstype som brukes i kollektivtrafikken på Filippinene.
Cohors torquata (LA): torques taşıma imtiyazlı bir destek birliği.Cohors torquata (LA): støtteenhet dekorert med en torques (militær dekorasjon).
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Posthuset ble også flyttet dit.
Bu sebeple taşımalı eğitim uygulanmaktadır.Derfor må det trenes. ...
Ayrıca İrlanda Kraliçesi unvanın da taşımaktaydı.I tillegg var hun dronning av Irland.
PMOI 1986'da İran-Irak savaşı esnasında genel merkezini Irak'a taşımıştır.PMOI flyttet sitt hovedkvarter til Irak i 1986, under Iran-Irak krigen.
Fakat taşımalı eğitim vardır.Trening må imidlertid til.
Bunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Det krever dessuten trening fra den er valp av.
Ayrıca 1979 ile 1997 yılları arasında Jamaika'nın kadın sporcu unvanını 15 yıl taşımıştır.Hun har fått utmerkelsen Årets kvinnelige idrettsutøver på Jamaica 15 ganger mellom 1979 og 1997.
Santo Domingo metrosu, Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo'da bulunan bir toplu taşıma servisidir.Santo Domingos metro er en undergrunnsbane i Santo Domingo hovedstaden i Den dominikanske republikk.
Terim, genellikle deniz taşımacılığı ile ilgili olarak kullanılır.Uttrykket blir oftest benyttet i forbindelse med sjøtransport.
1991 - Alman Parlamentosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.1991 – Det tyske parlament beslutter å flytte hovedstaden tilbake fra Bonn til Berlin.
MOLLE (Moduler Lightweight Load-carrying Equipment) Modüler Hafif Yük Taşıma Ekipmanı'nın kısaltmasıdır.Modular Lightweight Load-carrying Equipment (MOLLE) er et system for bæring av last på personlig utrustning.