tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.Oggi a livello industriale si occupa solo di imballaggi.
Daha çok uluslararası ticarette önem taşımaktadır.Più e più nazioni abbracciarono il commercio internazionale.
Mahallenin gelenek ve görenekleri Karadeniz yöresinin özelliklerini taşımaktadır.Della Cella raccoglie osservazioni sul carattere e costumi degli abitanti del paese.
Harezmşahlar her yönüyle İran kültürünü taşımaktadır.Il tutto in cambio della neutralità iraniana.
Euro palet sistemi demiryolu taşımacılığında kullanılan tahata paletlere dayanamaɬktadır.È raggiungibile dalle stazioni EUR Palasport e EUR Fermi.
2008 yılında, şirket 1.450.153 yolcu taşımıştır.E nel 2008 la compagnia aerea è diventata il 7º vettore russo trasportando 1.450.150 passeggeri.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.La linea è ancora molto importante per il trasporto merci internazionale.
23 Aralık'ta Yavuz ve Hamidiye Kruvazörü üç taşıma gemisine Trabzon'a dek eskortluk yaptı.Il 23 dicembre scortarono tre navi da trasporto a Trebisonda.
Soyuz, üç mürettebata kadar taşıma ve yaklaşık 30 güne kadar yaşam desteği sağlayabilir.Il Sojuz poteva trasportare tre cosmonauti e provvedere alla loro vita per 30 giorni-uomo.
Osmanlı'nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı.A Verona il clima iniziava ad essere molto teso.
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Diritto a portare e detenere armi.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX è un'azienda di trasporto aerospaziale privata.
Köyün büyük çoğunluğu BülBül soyadını taşımaktadır.La maggior parte delle province porta il nome del capoluogo.
Pilot, Fransız pasaportu taşımasına karşın Belçika lisansıyla yarışmaya başlamıştır.Il team passerà a correre con licenza britannica.
Ancak Sonraki Eğitim dönemi Taşımalı olarak yararlanılmaktadır.L'unica differenza è il tempo che impiegano a formarsi.
Team Rose'un kurulma sebebini taşımaktadır.Il duca ordina l'arresto di Rosa.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.La Francia possiede anche un certo numero di bombardieri nucleari.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Sull'isola non esistono mezzi pubblici.
UDP ve TCP için taşımaları için RTSP protokolü için varsayılan port 554'dür.La porta di default per il protocollo RTSP è 554 sia che si utilizzi TCP che UDP per il trasporto.
Bu öneriler henüz resmi bir nitelik taşımamaktadır.Ma per ora sono solo voci senza conferme ufficiali.
Ulaşım, özel ve kamu toplu taşıma araçları ile yapılmaktadır.La base della montagna è facilmente raggiungibile con mezzi di trasporto pubblici e privati.
O sene silah taşıma ve tutuklamaya karşı gelme suçlarından hapse girdi.Ha scontato tempo in prigione per contrabbando e sparatorie.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Questa rotta è trafficata soprattutto per il rifornimento di merci.
Son romanı ‘Gönül Yakınlıkları’ (Die Wahlverwandschaften), dönemin iç deneyimlerinin izlerini taşımaktadır.Intanto lo staff della "Mode" ha a che fare con le conseguenze dei recenti avvenimenti.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Vettura pensata per il trasporto di persone.
Hanedanın gücünü doruk noktasına çıkarmış, başkenti Nanjing'den Pekin'e taşımıştır.Questa era una scusa per spostare la capitale della nuova repubblica da Nanchino a Pechino.
Yine de tanrıça Neftis ve Hathor'un kireçtaşından yapılma heykelleri, çağın zenginliğinden izler taşımaktadır.I versi della Divina Commedia e dell’Orlando Furioso fanno parte dei ricordi della sua infanzia.
Kampanyayı başlatanlar, kampanyanın bireysel olduğu, siyasi hiçbir unsur taşımadığını dile getirdiler.Questo ha suggerito ai critici che la nazione non ha una strategia militare.
Sürekli karıştırarak bir iki taşım kaynatalım.A sormontare il tutto una cuspide sempre in cotto.
2006 yılında Palau yönetimi başkentlerini Koror'dan Ngerulmud'a taşımıştır.Poco dopo i funzionari del Governo traslocarono i loro uffici da Koror a Ngerulmud.
Günde ortalama 450.000 yolcu taşımaktadır.Si stima che trasporti quotidianamente più di 450 000 passeggeri.
1613 yılında kolej, işletmeyi bugünkü yerine taşımıştır (eski mekân bugün Dolphin Avlusu'dur).Nel 1693 vengono riedificate le vecchie carceri (nell'attuale piazza Mercato).
2011 yılından bu yana Fifa kokartı taşımakta ve UEFA'nın elit hakemleri arasında yer almaktadır.Dal 2015 fa parte della categoria élite degli arbitri UEFA.
Mahallede, ilköğretim okulu 5. sınıfa kadar bulunmaktadır. taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Anche lui sta cercando di essere ammesso alla scuola ed è al quinto tentativo.
İşi otele gelen müşterilerin bavullarını taşımaktır.Quest'ultima viene eseguita con dei carrelli per i bagagli tipici di un hotel.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak bazı sınılar taşımalı sistemle yararlanılmaktadır.Un argomento che può sembrare scolastico ma in realtà ha numerose possibilità di spaziare.
Torpido bot, savaşta torpido taşımak için tasarlanmış nispeten küçük ve hızlı bir savaş gemisidir.Un cacciasommergibili è un piccolo e veloce vascello, progettato e destinato alla lotta antisommergibile.
Şehir tarihi eserleri bakımından herhangi bir hükümranlık dönemine ilişkin baskın özellikler taşımaz.Come già detto manca invece nelle città ogni traccia di un potere regale.
Nehir taşımacılığı kara içinde yapılacak diğer taşımacılık faaliyetlerine göre oldukça avantajlıdır.L'arma si rivelò particolarmente adatta alle operazioni portate avanti in clandestinità.
2009 yılında yaklaşık 14 milyon yolcu ile 300 bin araç taşımıştır.Nel 2009, ha trasportato circa 14.000 passeggeri.
Ortaokul öğrencileri Karacaköy Ortaokulu'na taşımalı olarak gitmektedir.Necessario per passare alla scuola media.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Uno dei tre frati nasconde un pericoloso segreto.
Her mineral cevher değeri taşımaz.Ricordiamo che i semi non hanno alcun valore.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.I treni sono operati dal solo macchinista, senza capotreno.
Köyde ilköğretim okulu vardır; ancak kullanılmamakta; fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Le lezioni sono facoltative; esiste un orario, ma vale solo per gli insegnanti.
Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat öğrencileri taşımalı olarak terke ilköğretim okuluna gitmektedir.Credono che sia una festa, ma il liceo che frequenteranno loro si rivela severissimo.
Son olarak, bazı sistemlerde, OTP'ler kullanıcının taşıması gereken bir kağıda basılmıştır.In una di queste circostanze vennero a mancare delle derrate che un compratore stava aspettando.
Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı.Ad ogni viaggio me lo trovavo accanto, mi sentivo in dovere di accompagnarlo in questa sua ultima trasferta.
Günümüzde geleneksel kıyafetlerini çeşitli kutlamalarda taşımaktadırlar.Oggi il costume tradizionale si indossa solo in occasione di grandi feste popolari.
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Facile da impiegare e immagazzinare.
Okul kapalı olup taşımalı kapsamına alınmıştır.La scuola fu chiusa e quindi demolita.
Tom'un onu taşımasına izin ver.Позволь Тому это отнести.
Araba bir taşıma aracıdır.Машина - это транспортное средство.
Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.У меня достаточно силы, чтобы нести эти тяжелые металлические ящики.
Taşımalı eğitim yapılmaktadır.Нужно подумать, как водить.
Diğer Hindu tanrılarından farklı olarak Brahma silah taşımaz.В отличие от большинства других индуистских божеств, Брахма не держит в своих руках какого-либо оружия.
1960-1970 yılları arasında “Asya Halkları Enstitüsü” adını taşımıştır.В 1960—1970 годы назывался Институтом народов Азии.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Так, Sid Meier's Pirates! относится к играм такого типа.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Почему же они нас выгнали?»