tasım ile cümle
tasım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bisiklet Taşıma AparatlarıWlTH THE BlKE RACK.
Bisiklet taşıma aparatları harikadır.- BlKE-AND-RlDE RACKS ARE GREAT.
Bisikletliler, kolu tutarak taşıma aparatını indirin.- LOWER THE RACK BY SQUEEZlNG THE HANDLE.
Bisikletliler, taşıma aparatına bisiklet yüklediyseniz gözünüz onda olsun.- IF YOU HAVE YOUR BlKE ON THE RACK KEEP AN EYE ON IT.
Bunu yanında taşımasını sağla.Have him carry this.
Ürünleri taşımak daha da pahalı.It's more expensive to transport goods.
Yani aslında olan, bir organizmanın DNAsını kesip başka bie organizmaya taşımak. .So it's actually cutting parts of DNA from one organism and bringing it to another organism.
DNA parçasını bir türün bir üyesinden başka bir üyesine taşımak. .Taking it from one member of a species to another member of the species.
Tutacak sizin onu taşımanızı sağlarken haznesi sıcak sıvı ile doludur, evet.The handle enables you to hold it when the container is filled with hot liquid.
Bütün kralların, mülukun şerefi İslam Hilafetini taşımaları sebebiyledir.The honour of all the Kings is for the reason that they carry the Islamic Khilafa.
Milli baş aşağı z ekseni orta seyahat etmek taşımakMove the spindle head down to the middle of Z-axis travel
Ha Ni çabuk içeri gel. Bunları taşımalı mıyım?Should I carry that?
Bunu erkeklerin taşıması gerekir.This is for guys to carry.
Sorun olmadığını söyledim, bunu taşımaya devam edeceğim.I said it's okay. I'll just keeping carrying it.
Şimdi de kalkmış sana yardım etmemi istiyorsun ve bir de sırtımda taşımamı ?Now you want me to help you study, and give you a piggyback ride too?
Operatör tarafında başlatma y ekseni seyahat ortasına taşımak ve o sütun yanStart at the operator side move to the middle of Y-axis travel and then to the Column side
Diyelim ki bir taşım var.Let's say that I have a rock.
Bir yerde bir taşım var ve bu taş çim üzerinde duruyor.I have a rock on some place and it's laying on a field of grass
Prenses tarafından organize edilen bu etkinlik... ...herhangi bir politik nitelik taşımamaktadır.This function organized by the Princess, has no special political implications.
Kenar vurgulandığında, bir çatı sırtı oluşturmak için taşıma aracını kullanın.With the edge highlighted, Use the move tool to create a ridge.
Taşımaya başlamak için kenarı tıklayın, yukarı taşıyın ve bitirmek için tekrar tıklayın.Click on the edge to begin moving it, move it upward and click again to finish.
Taşıma sırasında, kenarın mavi noktalı bir çizgiye yerleştiğine dikkat edin.While moving it around notice that the edge snaps to a blue dotted line.
Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?And to carry a payload of more than a few pounds? (RD:
Üstelik banknotları taşımak, altını taşımaktan çok daha kolay.-- that's frankly a lot easier than gold.
11 Eylül'den sonra birileri projeyi Ground Zero'ya taşımaktan bahsetti. Ben buna tamamen karşıyım.September 11 generated some interest in moving it over to Ground Zero, and I'm totally against that.
Parlak elbiseler giymesi için ve sihirli değnek taşıması için harika bir mazeret oldu.It gave her a great excuse to wear a sparkly dress and carry a wand.
İçip içip seni sırtımda taşımamı isteyeceksin, değil mi?You want to be drunk so I can piggyback you, right?
Tüm eşyalarını taşıman gerekiyor.You gotta move all your stuff.
Hatta suç faaliyeti şüphesi taşımayanları bile.Even those under the no suspicion of criminal activity.
Dünyayı terk ettiğimde,hiç pişmanlık taşımayacağımWhen I leave this world, I'll leave no regrets
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.It's not my idea, other people have hit on it, but I've tried to take it to some new places.
Biliyorsunuz, robotlar kedileri taşımada bile çığır açıyor.You know, robots are even revolutionizing cat transportation.
Tunç ızgaranın dört köşesine taşıma sırıklarını geçirmek için birer halka döktü.He cast four rings for the four ends of brass grating, to be places for the poles.
‹‹Kehatoğullarının Buluşma Çadırındaki görevi şudur: En kutsal eşyaları taşımak."This is the service of the sons of Kohath in the Tent of Meeting, the most holy things.
‹‹Hizmet etmek ve yük taşımak konusunda Gerşon boylarının sorumluluğu şudur:"This is the service of the families of the Gershonites, in serving and in bearing burdens:
Ehut haracı sunduktan sonra, haracı taşımış olan adamlarını salıverdi.When he had made an end of offering the tribute, he sent away the people who bore the tribute.
Örümcek ağına yaslanır, ama ağ çöker, Ona tutunur, ama ağ taşımaz.He shall lean on his house, but it shall not stand. He shall cling to it, but it shall not endure.
İnsan için boyunduruğu gençken taşımak iyidir.It is good for a man that he bear the yoke in his youth.
Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir.››For my yoke is easy, and my burden is light."
Herkes kendine düşen yükü taşımalı.For each man will bear his own burden.
Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Onlar için bir ayet de, onların çoçuklarını dolu gemide taşımamız,That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Derken erkek eşine yaklaşınca eşi, hafif bir yük taşımıya ve onunla gidip gelmeye başladı.When the man covered the woman she conceived a light burden and carried it about.
Ve onlara bir delil de, soylarını, dopdolu gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Her benliğin kazandığı kendi üstünde kalır. Hiçbir günahkâra bir başka günahkârın yükünü taşımaz.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını taşımak, kuvvetli bir grubu bile zorluyordu.We had given him treasures, so many that a team of wrestlers could hardly lift their keys.
Zürriyetlerini o dopdolu gemilerde taşımamız da onlar için bir ayettir.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.We shall soon entrust to you a message heavy (with solemnity).
Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Bir delil daha onlara:Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz.If you are grateful He will be pleased with you.
Hayır! onlar aslında âhiret endişesi taşımazlar.By no means. In fact they do not fear the Hereafter.
Onu melekler taşımaktadır. İnanıyorsanız bunda sizi ikna edecek bir delil var."This shall be a token for you if you really believe."
Onlar için bir başka ayette, insan soyunu yüklü gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Ki hiçbir kimse bir başkasının günah yükünü taşımaz,That no one who carries a burden bears another's load;