Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Och så blomstrade vi på ett sätt att inga andra djur har.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Og så blomstrede vi op på en måde, som intet andet dyr har gjort.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Tako smo napredovali na način, na kakršnega ni nobena druga žival.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Teda, napredujeme spôsobom, akým ešte žiadne iné zviera nenapredovalo.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Und so gediehen wir auf eine Art, wie kein anderes Tier.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Và chúng ta thành công theo một cách mà chưa loài nào làm được.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Zo konden we floreren zoals geen enkel ander dier dat ooit deed.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Έτσι ευημερήσαμε με τρόπο που κανένα άλλο ζώο δεν το έκανε.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.И поэтому мы процветаем так, как никакие другие животные.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.И така, развили сме се по начин, по който никое друго животно не е.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.Ми досягли таких успіхів, які були не під силу жодному іншому виду тварин.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.וכך שגשגנו כפי שאף חיה אחרת לא עשתה.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.ولذا نجحنا بطريقة لم تحدث لأي حيوان آخر.
Ve diğer hiç bir hayvanın yapamadığı tarzda geliştik.人類は繁栄してきたのです 言語は人類進化の過程において
Vurulmak isteyeceğim tarzda bir adam.Azok közül, akiket megkaphatok, ő áll a legelső helyen.
Vurulmak isteyeceğim tarzda bir adam.C'est l'homme que je recherche.
Vurulmak isteyeceğim tarzda bir adam.Č il primo tra gli uomini che voglio togliere dal mercato.
Vurulmak isteyeceğim tarzda bir adam.Dia tipe pria yang ingin aku kejar.
Vurulmak isteyeceğim tarzda bir adam.إنه نوع الرجال الذى أريده أن يكون ملكى
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Of er is een kleiner hedendaags orkest, 12 mensen, die hun eigen titel remixen.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.좀 더 작은 규모의 12명으로 구성된 오케스트라도 있습니다, 그들의 제명' remix ensemble' )을 다시 섞습니다.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.A oto ich mała orkiestra współczesna, 12 osób, zmiennie używających swego tytułu.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Atau sebuah orkestra kontemporer yang lebih kecil, 12 orang yang meramu judul tersendiri.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Azon van egy kisebb kortárs kamarazenekar, 12 ember mixeli a saját címét.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Eller den lilla samtida orkestern, tolv personer som mixar om sin egen titel.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Há ainda uma orquestra contemporânea mais pequena de 12 pessoas com "remix" no título
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Hay một dàn giao hưởng đương đại nhỏ hơn, 12 người phối lại tên gọi của nó.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Oder es gibt dieses kleinere, zeitgenössische Orchester mit 12 Personen, das seinen eigenen Titel remixt.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.O hay una orquesta contemporánea más pequeña, 12 personas, y remezcla su propio título.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Oppure un'orchestra più piccola di musica contemporanea, 12 componenti che rimixano il loro titolo.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Ou il y a aussi un plus petit orchestre contemporain de 12 personnes qui s'appelle remix.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Sau există şi o orchestră contemporană mai mică, 12 oameni care remixează propriile titluri.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Tai talon pienempi modernin musiikin orkesteri, 12 henkeä, joka muokkaa oman nimensä.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.А есть маленький ансамбль современной музыки - 12 человек, они создают ремикс собственного названия.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.Или ето един по-малък съвременен оркестър - 12 души, които правят ремикс на собственото му заглавие.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.שהופיעו שם כולם, יש להם לוגו של הקאסה דה מוסיקה. וזה עובד גם כלפי פנים עם הנשיא או המנהלת המוזיקלית,
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.أو هناك أوركسترا معاصرة أصغر، 12 شخصا يعدّلون عنوانهم الخاص بهم.
Ya da daha modern tarzda, kendi remikslerinin kendi başlığı ile tanıtıldığı 12 kişi.自分たちのグループ名をリミックスしています 1つ便利なのは
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.A Hegy az első felépült példa arra, amit mi építészeti alkímiának szeretünk nevezni.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Así, La Montaña es el primer ejemplo de lo que denominamos alquimia arquitectónica.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.De Berg is dus ons eerste voorbeeld van wat wij architectonische alchemie willen noemen.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Der Berg ist das erste umgesetzte Beispiel für das, was wir "architektonische Alchemie" nennen.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Góra jest przykładem tego co nazywamy architektoniczną alchemią.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.이 프로젝트 "산"은 건축의 신비라 말할 수 있는 우리의 첫번째 실물이 되었습니다.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.La Montagne est donc comme notre premier exemple patent de ce qu'on aime appeler "l'alchimie architecturale".
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Takže "Hora" je prvý zrealizovaný príklad toho, čo by sme radi nazvali alchýmia v architektúre.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Το Βουνό είναι το πρώτο μας δομημένο παράδειγμα αυτού που μας αρέσει να αποκαλούμε αρχιτεκτονική αλχημεία.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir."Гора" - наш первый реально существующий пример того, что мы называем архитектурной алхимией.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.Така "Планината" е нашия първи построен пример на нещо, което наричаме архитектурна алхимия.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.אז ההר הוא כמו הדוגמא הראשונה הבנויה שלנו של מה שאנחנו רוצים להתייחס אליו כאל אלכימיה אדריכלית.
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.إذاً "الجبل" كان مثالاً لمبنانا الأول ولما نود أن نشير البه بالخيمياء المعمارية
Yani Dağ bizim mimari simya olarak atfettiğimiz tarzda ilk olarak inşa ettiğimiz örneğimizdir.最初の建設例です このアイデアは 金ではないけれども
Yani sen şirketler ve hükümetlerdeki bu tarzdaki karanlık sırların üzerine ışık tutmanın bir yolunu buldun.빛을 비추는 방법을 알아냈다는 것이네요.
Yani sen şirketler ve hükümetlerdeki bu tarzdaki karanlık sırların üzerine ışık tutmanın bir yolunu buldun.Olette siis löytäneet tavan valaista näitä pimeimpiä löytämiänne hallitusten ja yhtiöiden salaisuuksia.
Yani sen şirketler ve hükümetlerdeki bu tarzdaki karanlık sırların üzerine ışık tutmanın bir yolunu buldun.אל מה שאתה רואה כמעין סודות אפלים בחברות ובממשלות.
Yani sen şirketler ve hükümetlerdeki bu tarzdaki karanlık sırların üzerine ışık tutmanın bir yolunu buldun.تجاه ما تراه في هذا النوع من الأسرار القاتمة في الشركات والحكومة .
Yani sen şirketler ve hükümetlerdeki bu tarzdaki karanlık sırların üzerine ışık tutmanın bir yolunu buldun.方法を見つけたわけですね 光は良いものです
Yüz oldukça kübist tarzda çalışılmış.Proč myslíš, že má jen jedno oko?
Yüz oldukça kübist tarzda çalışılmış.А какво ще кажеш за лицето? Защо едно око?
Yüz oldukça kübist tarzda çalışılmış.(Ж) А что с лицом Пьера, как вы думаете? (Ж) Почему у него один глаз?