Şemalar tartışılıyor.Schemes have been discussed.
Tasarılar tartışılıyor.Schemes have been discussed.
Ben buraya tartışmak için gelmedim.I didn't come here to argue.
Bazı tartışmalarımız oldu.We've had some discussions.
Bu tartışılabilir bir konu değil.It's not a debatable issue.
Tartışma olacak.There will be controversy.
Tom'la hiç tartışma yok.There's no arguing with Tom.
Tartışmalar başlasın.Let the discussions begin.
Tom parayı tartışmazdı.Tom wouldn't discuss money.
Adil bir tartışmaydı.It was a fair argument.
TV'deki tartışmayı gördüm.I saw the debate on TV.
Davayı ben tartışayım.Let me argue the case.
Konu hakkında canlı bir tartışma yaptık.We had a lively debate about the issue.
Bunu tartışabilirsin.You could argue that.
O tartışılmadı.That wasn't discussed.
Hala tartışılacak çok şeyimiz var.We still have a lot to discuss.
Tom'la tartışmak zordu.It was hard to argue with Tom.
Tom ile Mary arasındaki tartışma yoğunlaşmaya başladı.The argument between Tom and Mary began to intensify.
Biz sık sık siyaseti tartışırız.We often discuss politics.
Tom'la biraz tartıştım.I argued with Tom a little bit.
Bunu tartışmak zorundayız.We have to discuss it.
Tartışmamız gereken bazı şeyler var.There are some things we need to discuss.
Onu Tom'la tartışmak istemiyorum.I don't want to discuss that with Tom.
Tom, Mary ile tartışıyor.Tom has been arguing with Mary.
Bu tartışmalı bir konudur.This is a controversial issue.
Sen ve ben çok tartışıyor gibi görünüyoruz.You and I seem to argue a lot.
Onu tarttım.I weighed it.
Keşke Tom ile Mary tartışmayı bıraksa.I do wish Tom and Mary would quit arguing.
Bu konuyu tartışırken ne kadar zaman harcadınız?How much time have you spent discussing this topic?
Fadıl ve Dania yüksek sesle tartışıyorlardı.Fadil and Dania were arguing loudly.
Tom ve Mary ne kadar süredir tartışıyorlar?How long have Tom and Mary been arguing?
Sık sık Tom'la tartışırım.I often have arguments with Tom.
Ben neredeyse hiç tartışma kazanamıyorum.I hardly ever win arguments.
Ben tartışmaları nadiren kazanırım.I seldom win arguments.
Öyle bir mantıkla nasıl tartışabilirsiniz?How can you argue with logic like that?
Planı Tom'la tartıştım.I discussed the plan with Tom.
Bunun bunu tartışmak için uygun bir zaman olduğunu düşünmüyorum.I don't think this is an appropriate time to discuss this.
Tom ve Mary yüksek sesle tartışıyorlardı.Tom and Mary were arguing loudly.
Tartışmayı severim.I like to argue.
Ben kendimi tarttım.I weighed myself.
Tartışmayı kazandım.I won the argument.
Bunu babamla tartışmalıyım.I should discuss it with my father.
Fadıl ve Leyla'nın tartışmaları unutuldu.Fadil and Layla's disputes were forgotten.
Evde Fadıl hakkında hiçbir tartışma yoktu.There was no discussion about Fadil in the house.
Tom seninle tartışması gereken bir şeyi olduğunu söylüyor.Tom says he has something he needs to discuss with you.
Tom'un Mary ile tartışması gereken bir şeyi var.Tom has something he needs to discuss with Mary.
Tom'un sorunlarını tartışacak kimsesi yoktu.Tom had no one to discuss his problems with.
Sami ve Leyla'nın tartışmaları devam etti.Sami and Layla's arguments continued.
Sami ve Leyla içki meselesiyle ilgili tartıştılar.Sami and Layla argued about her drinking issue.
Özgürlüğün var olup olmayacağı filozoflar tarafından uzun süre tartışılmıştır.Whether free will exists has been debated by philosophers for a long time.
Tartışmayı yönetir misin?Would you mind leading the discussion?
Tom'un Mary ile ateşli bir tartışması vardı.Tom had a heated argument with Mary.
Meseleyi Tom'la tartıştım.I've discussed the matter with Tom.
Seninle tartışma isteğim yok.I have no desire to argue with you.
Konuyu Tom'la tartıştım.I discussed the matter with Tom.
Tartışmayı yönettim.I led the discussion.
Biz her zaman tartışırız.We always quarrel.
O, tartışmamı çarpıttı.He distorted my argument.
Bu benim tartışmamın bir çarpıtılması.That's a distortion of my argument.
Benim tartıştığım şey bu değil.That's not what I am arguing.