tartışmalar ile cümle

tartışmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.En tiedä montako mutta juttua kuulee siellä sun täällä.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.「Flattr」の発想は?
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Ich weiß nicht genau wie viele, aber es gibt ein paar Diskussionen.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Ik weet niet hoeveel, maar er zijn wat discussies bezig.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Jeg ved ikke hvor mange, men der er nogle diskussioner rundt omkring.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Je ne sais pas combien mais c'est l'objet d'un débat.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.얼마나 있는지는 모르지만 이에대해 토론이 이뤄지고 있죠.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nem tudom mennyi, de folynak a találgatások.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nevím kolik jich je, ale o něčem se mluví.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nie wiem ile dokładnie, ale trochę szumu jest wokół tego.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.No, be', non so quante, ma girano diverse discussioni.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.No sé cuántos pero hay algunas discusiones en curso.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nu ştiu câte sunt, dar au apărut unele discuţii.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Tôi không biết bao nhiêu nhưng có vài thảo luận quanh đây
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Tôi không biết có bao nhiêu nhưng có 1 vài tranh cãi xung quanh vấn đề này.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Δεν ξέρω πόσα, αλλά γίνονται κάποιες συζητήσεις.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.- Не зная точно, но доста се говори по този въпрос.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Я не знаю, как многие, но некоторых дискуссий происходит вокруг.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.אני לא יודע כמה אבל .מספר דיונים מסתובבים עכשיו
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.لا أعلم كم من واحدة هنالك بعض النقاشات تدور في الأنحاء
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Ami azt mutatja, hogy az országok semelyikében sem a bántalom és az igazságosság körül forog a vita.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Ceea ce arată că în diferite țări dezacordul nu apare la vătămare sau la cortectitudine.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Ce qui montre que dans chaque pays, le désaccord n'est pas sur le mal ou l'équité
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Ciò dimostra che dentro qualsiasi nazione, il disaccordo non è per il dolore e l'imparizialità.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Co pokazuje, że wewnątrz każdego kraju różnica zdań nie dotyczy krzywdy i sprawiedliwości.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Das zeigt dass in jedem beliebigen Land keine Unstimmigkeit existiert im Bezug auf 'harm' und 'Fairness'.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Dat betekent dat in elk land de onenigheid niet over schade en billijkheid gaat.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Điều này cho thấy trong bất kỳ đất nước nào, sự khác biệt không nằm trong tác hại và công bằng.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.이것을 보면 어떤 나라에서 던지 가해와 공정성에 대해서는 사람들간에 차이가 없다는 것을 알 수 있죠.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Lo cual demuestra que dentro de cualquier país, el desacuerdo no es sobre daño y justicia.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Nikde tedy nepanuje neshoda ohledně péče o slabé a férovosti.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Se osoittaa, että missään maassa ei ole kinaa pahanteosta ja reiluudesta.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Което показва, че вътре във всяка държава несъгласието не е по отношение на вредата и справедливостта.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.Что показывает, что в любой стране конфликт не в вопросах вреда и справедливости.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.שמראה שבתוך כל ארץ, הוויכוח הוא לא לגבי פגיעה בחלש והדדיות.
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.الشيء الذي يظهر أن داخل كل دولة , الإختلاف ليس بسبب الضرر والعدل .
Ki bu, ülkelerden her birinde tartışmalar kötülük ve iyilik üzerine değil.意見の相違はありません この2つが重要という点においては
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularA kultúrák közötti morális viták kifejezetten a közösség, tekintély és tisztaság körül forognak.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgomenti morali insiti in ogni cultura riguardono soprattutto i problemi di associazione, autorità, purezza.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgumen moral dalam budaya terutama tentang tentang Kesetiaan Kelompok, Otoritas, Kemurnian.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularArgumentele morale din cadrul diferitelor culturi diferă la loialitate, autoritate, puritate.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konular같은 문화권 이내에서 발생하는 도덕적 논쟁은 주로 집단 충성심, 권위와 복종, 그리고 순수성에 대한 것이지요.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularLos argumentos morales entre culturas son especialmente sobre asuntos de unidad de grupo, autoridad, pureza.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMoraaliset kiistat kulttuureissa ovat erityisesti ryhmätunteesta, auktoriteetista, siveellisyydestä.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMoralske argumenter indenfor kulturer er specielt på spørgsmål om holdfølelse, autoritet og renhed.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularMorele debatten in culturen gaan in het bijzonder over kwesties van in-groep, autoriteit en zuiverheid.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularNázory na skupinovost, autoritu a čistotu se ale rozchází.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularWewnątrzkulturowe dysputy moralne występują przy tematach grup, autorytetów i czystości.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularМоралните спорове в самите култури са най-вече по въпроси на вътрешно-груповата лоялност, властта и чистотата.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularНравственные распри в культурах особенно остры в темах большинства, власти и непорочности.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularויכוח מוסרי בתוך תרבויות הוא בעיקר על נושאים של נאמנות לקבוצה, סמכות וטוהר.
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularالإختلافات بين الثقافات هي بالأخص عن مشكلات داخل المجموعات , كالسلطة , النقاء .
Kültürler içinde ahlaki tartışmalar özellikle grup-içi, otorite ve saflıkla ilgili konularグループ性 権威 純粋さの3点です どう質問しても 相違は顕著に表れます
Lee Seol'un gerçek prenses olup olmadığı tartışmaları sürüyor.A kérdés most az, hogy az igazi hercegnő felkutatásának folyamata miért nem kerülhet nyilvánosságra.
Lee Seol'un gerçek prenses olup olmadığı tartışmaları sürüyor.Πρόκειται για συζητήσεις για το κατά πόσο η Λι Σεολ είναι πράγματι πριγκίπισσα.
Lee Seol'un gerçek prenses olup olmadığı tartışmaları sürüyor.الان المناقشة تدور حول الطريقة التي اتبعت لمعرفة الاميرة
Meclis'te izlediğimiz tartışmalar, siyasi bir ekmek kavgası gibi.Geschreiwettkämpfe im Kabelfernsehen und ideologische Schlammschlachten in den Fluren des Kongresses.
Meclis'te izlediğimiz tartışmalar, siyasi bir ekmek kavgası gibi.유선방송의 성난 말싸움이나 의사당에서의 이념 다툼입니다.
Meclis'te izlediğimiz tartışmalar, siyasi bir ekmek kavgası gibi.la emisiunile de la televizor, imbranceli ideologice in sala Congresului.
Meclis'te izlediğimiz tartışmalar, siyasi bir ekmek kavgası gibi.la maggior parte sono sfide ad urli sulla TV via cavo, bisticci ideologici nell'arena del Congresso.

İlgili Sayfalar