tarlaları ile cümle
tarlaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.Es befanden sich keine bäuerlichen Untertanen am Hof.
Şimdilerde fındık tarlaları yaygınlaşmıştır.Die vorhandenen Felsenkeller wurden erweitert.
Bir çiftliğin avlusu Suzel çiftçilerin tarlalarına gitmesiyle birlikte kiraz seçmek için hazırlanmaktadır.Cour d'une ferme Alors que les fermiers vont aux champs, Suzel s'apprête à cueillir des cerises.
Ayrıca rüzgâr tarlaları denizde, karada, ve sahilde yapılabilir.Ces sports peuvent se pratiquer sur mer, dans le ciel ou sur terre.
Ukrayna bayrağı, buğday tarlalarının (refah) üzerindeki mavi gök (barış) olarak ifade edilebilen bayraktır.Le drapeau d'Ukraine symbolise un ciel bleu et des champs tapissés de blé.
Mahalleliler arsalarının, tarlalarının çoğunu elden çıkarmış durumdadırlar.Les vaches tiennent là aussi une place majeure, réalisant la plupart des travaux des champs.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Las personas que van a los campos de noche, escuchan a una mujer llorar.
Rüzgâr tarlalarının yeri ile ilgili anlaşmazlık çok büyük sorundur.El contraste con la actividad sísmica de sus vecinos es grande.
Ayrıca rüzgâr tarlaları denizde, karada, ve sahilde yapılabilir.También es posible hacer cabalgatas por el bosque o a las playas.
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.No existía un área especial para los cementerios.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.La mattina seguente il paese avrebbe sentito suonare le campane a festa.
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.La pratica della viticoltura è abbastanza impegnativa per la natura scoscesa del territorio.
Türbin tarlaları denizde türbinden oluşabilir.Le rovine bizantine possono essere viste dal mare.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Утром приступают к выпечке чесницы с первым звоном церковных колоколов.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.Народное Собрание: 20/40.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.وهي مركز هام لزراعة الارز ،حيث تحيط بها حقول الارز، التي تغدق بالمياه في الصيف.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.نسبة الزيت: 20-24%.
Eski oba köyün aşağısındaki tarlaların olduğu yere denir.كبار السن من القريتين اللتين يبدو كانت علار السفلي.
Ekin tarlaları ve yol kenarlarında görülebilir.يعيش على جوانب الطرق وفي الحقول.
Temmuz ayında Theo'ya tarlaları "karışık gökyüzü altında muazzam buğday tarlaları" olarak anlatmıştır.Eles os descreveu em julho para Theo como "vastos campos de trigo sob céus turbulentos".
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.Eras um querubim protetor colocado sobre a montanha santa de Deus; passeavas entre as pedras de fogo.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Cedo, nas manhãs de Elul se ouve o som do shofar.
Kabileler ya köleleştirildiler ya da tarlaları yakılarak topraklarını terk etmek zorunda bırakıldılar.As tribos foram massacradas ou expulsas e seus campos foram incendiados.
Başka bir rivayete göre, köyün tarlalarından çok büyük küpler çıkmış.Segundo urbanistas, caberia outra Campo Grande dentro dela mesma.
Kamboçya Gezi Rehberi Ölüm Tarlaları (Killing Fields)Cambodja van A tot Z The Killing Fields (film)
Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir.W większości przypadków osady wydają się niewielkie i raczej krótkotrwałe.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.En morgon blir vännerna i Sjumilaskogen väckta av ett mystiskt ljud.
Şimdilerde fındık tarlaları yaygınlaşmıştır.Trots detta är idag samtlig åkermark brukad.
Rüzgâr tarlalarının yeri ile ilgili anlaşmazlık çok büyük sorundur.Terrängen runt Bendungan Krangkengan är mycket platt.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.Je významným centrem pěstování rýže, a je obklopeno rýžovišti, která jsou v létě zaplavována.
Keza 2011 yılında botex energy tarafından kurulmuş rüzgar gülü tarlaları bulunmaktadır.V prosinci se součástí energetické skupiny Bohemia Energy stala společnost X Energie.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Od vesnice k vesnici začaly v noci nepřetržitě vyzvánět kostelní zvony.
Dahası birçok karşı taarruz ve geniş mayın tarlaları piyadenin ileri harekâtını yavaşlattı.De cele mai multe ori, contraatacurile numeroase și desele câmpuri minate au încetinit progresele infanteriei.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Nemsokára felcsendül a hazafelé tartó mezei munkások éneke, majd esti harangszó hallatszik.
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.Du var på det hellige gudefjell og vandret mellom funklende steiner.
Çoğu çiftçiler tarlalarına bulgur yapılan buğday eker.De fleste bøndene driver med korn.
Temmuz ayında Theo'ya tarlaları "karışık gökyüzü altında muazzam buğday tarlaları" olarak anlatmıştır.Pada bulan Juli, ia menjelaskan kepada Theo perihal "ladang gandum yang luas di bawah langit yang bergolak".
Kamboçya Gezi Rehberi Ölüm Tarlaları (Killing Fields)Kawasan Industri Medan Rumah Potong Hewan Pajak Titipapan (Indonesia) Halaman di situs Pemko Medan
Ayrıca rüzgâr tarlaları denizde, karada, ve sahilde yapılabilir.Desa nelayan dapat dioperasikan di pantai maupun di danau.
Ahlatlariçi tarlalarında hiç ahlat ağacı yoktu.(中略)そこには鹿の肉に対する争いはなかった。
Şimdilerde fındık tarlaları yaygınlaşmıştır.現在は広大な水田地帯が広がっている。
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.冷却塔は自然風化により完全に損壊した。
Bu bölgelerde patates tarlaları açtı.この地域ではジャガイモが育つ。
Dahası birçok karşı taarruz ve geniş mayın tarlaları piyadenin ileri harekâtını yavaşlattı.此外,眾多的反擊及廣泛的地雷區亦放慢步兵的前進速度。
Eski oba köyün aşağısındaki tarlaların olduğu yere denir.舊田端村被舊成宗村分為東西兩側。
Kolektif çiftlikleri yağmalayarak, tarlaları yaktılar.K燒毀農場並離開。
Tanrının kutsal dağına gidebiliyor ve ateş tarlalarında yürüyebiliyordun.너는 하느님의 거룩한 산에 살면서 불타는 돌들 사이를 거닐었다.
Seni tanrının dağından men ettim ve seni bekçilik ettiğin ateş tarlalarından sürgün ettim.그래서 나는 너를 더럽게 여겨 하느님의 산에서 쫓아냈다.
Rüzgâr tarlaları: %20-40.נראה כי שום סיכוי, 10-20%.
Yağmurun bol olsun, tarlaları verimli kılan.נות בראה את הגשם וגב ברא צמחים.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.В ранни зори може да се чуе звънката мелодия на църковните камбани.
Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir.Väčšina domov je malých a jednoposchodových.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naposledy pred Veľkou nocou pri večernej omši zaznejú zvony.
Sayıca az da olsa tarlalarını kullanan yerli halk kısmı da vardır.Okrem nich sa na území parku nachádzajú iba ich miestne časti s malým počtom obyvateľov.
Bir sabah tarlalarına giden köylüler çan sesleri duyarlar.Naslednje jutro med potjo slišijo krik.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.Je pomembno središče za gojenje riža in obdano z riževimi polji, ki so poplavljena v poletnih mesecih.
Tarlaları ve ekenekleri korur.Obdajajo ga polja in vinogradi.
Yabâni filler turistlerin ne kadar ilgisini çekse de bazen köylere girip tarlaları yağmaladıkları olmaktadır .Divji sloni privlačijo turiste, vendar pa uničujejo poljščine in pogosto vdrejo tudi v vasi.
Pirinç tarımının önemli bir merkezidir ve yaz aylarında su basan pirinç tarlalarıyla çevrilidir.Verčelis yra ryžių auginimo centras, apsuptas drėkinamų laukų, kurie užliejami vasarą.
Tarlaların çoğunluğu küçük ve az eğimlidir.Dauguma krantų yra žemi ir lygūs.