tarikatı ile cümle
tarikatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Her tarikatın Allah’a ulaşmak için geliştirdikleri yöntemler farklıdır.그것은 하나님께서 모든 자연의 힘을 지배하시어 그것들로 하여금 하나님의 은혜의 목적에 공헌케 한다는 사실을 보여준다.
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.나(봉수) : 정순 : 옥란 : 어머니 : 상호 : 영숙 : 이 까치소리 라는 소설은 내부에 또다른 이야기를 포함한다.
Her tarikatın kendisine özel bir başlığı (takke) bulunur ki bu başlığa Tac denir.상위는 선심소(善心所)의 열한 가지가 각각 모두 그 자체가 다른 것을 나타낸다.
Ünlü bir Sufi idi, ve Nakşibendi Sufi tarikatına uydu.그는 수면제에 의존해 살아 갔고, 수면제에 관한 한 박사가 됐다.
968/1580): Bursalı ve Helvetiye Tarikatı büyüklerindendir.김용제(金鎔濟, 1868 ~ ?)는 대한제국과 일제 강점기의 관료이다.
Özellikle Cizvit tarikatı üzerine çalışmalar yapmıştır.특히 삼위일체에 대한 가사를 다루고 있다.
1491 - Loyolalı Ignatius, İspanyol din adamı ve Cizvit tarikatının kurucusu (ö.1491년 - 스페인 사제, 성인 이냐시오 데 로욜라.
Yalnızlığı tercih ettiği için kuzeni Titsian Tabidze ona “Yalnızlık Tarikatı Şövalyesi” lakabını takmıştı.זאת בעיקר בשל העדפתו את הבדידות, שבגינה זכה, מאת בן דודו טיציאן טאבידזה, לכינוי "אביר מסדר הבדידות".
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.דתם של הקווייקרים דגלה, בין השאר, בשוויון אינטלקטואלי בין המינים.
14 yaşında iken Dominikan tarikatına katıldı.כשהיה בן 14 בלבד נכנס למסדר הדומיניקנים.
Dominikan Tarikatı üyesi.הקמת מסדר הדומיניקנים.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.След смъртта на баща си започва да се занимава активно с политическа дейност.
Halvetiyye tarikatı şeyhidir.Възхвала на глупостта.
Domenicani tarikatı adını kurucusu olan Aziz Domeniko tarafından almıştır.По-късно получава настоящето си име- Санто Доминго, по името на католическия орден, основан от Св.Доминик.
Semmaniye tarikatına katıldı ve yönetici sınıftan bilinçli olarak uzak durdu.Остава в катедрата за подготовка на професура, но е отстранен от администрацията като политически ненадежден.
Kendisi bir Nakşibendi tarikatı üyesidir.Той е доживотен сенатор.
Savonarola Ferrara şehri asıllı bir Katolik Dominikan tarikatına bağlı bir keşiş idi.Винченцо Ферер е испански светец, виден деятел на доминиканския орден.
Tarikati (2008) [1] Tupalka - live (2009) [2]Тарикати (2008) [56] Тупалка - live (2009) [57]
2005-09 : Başlangıç: "Tarikati" ve "Tupalka - live"2005 – 09: Началото: „Тарикати“ и „Тупалка – live“
Silsilei Tarikatı Sünbüliye gibi.SAD kao limuzina.
Fransisken tarikatı, Mostar'da 1895 tarihinde Hersek'in ilk üniversitesini açmıştır.Franjevci su osnovali i prvo sveučilište u Mostaru 1895.
Tarikatın merkezi 1834'te Roma'ya taşındı.Vitezovi su 1834. uspostavili svoj stožer u Rimu.
Özellikle Cizvit tarikatı üzerine çalışmalar yapmıştır.Posebno se istaknuo proučavanjem kajkavske književnosti.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Nakon očeve smrti počinje se još više baviti ljudskom dušom.
Halvetiyye tarikatı şeyhidir.Márnosť nad márnosť!
Benediktin tarikatının kurucusudur.Benediktínske opátstvo v Krásnej .
Tarikatın özelliklerinden biri ayinlerindeki semalarda kullanılan mistik müziktir.Je to rovnaký druh hudby, ktorú hrajú v svojich kostoloch dnes.
Dergâh Bektaşi tarikâtın Ergiri dedeliğe aittir.Akokoľvek poškodená rúra patrí do servisu.
1930 yılında Salesianos de Don Bosco tarikatına girer.Farnosť od roku 1990 spravovali Saleziáni Don Bosca.
1296'da tarikatın liderliğine (Master General) seçildi.Leta 1271 je bil ustanovljen položaj capitano del popolo (ljudski poglavar).
Tarikatın nüfuzu, Prusya, Livonya, Semigalya ve Estonya’ya değin genişlemişti.Njihovo ozemlje je zdaj obsegalo Prusijo, Livonijo, Semigalijo in Estonijo.
14 yaşında iken Dominikan tarikatına katıldı.Kot sin revnega čevlarja je s 14-imi leti vstopil v dominikanski red.
1407 yılına gelindiğinde, Töton Tarikatı en geniş sınırlarına ulaşmıştı.Med letoma 1407 in 1410 je bil veliki mojster tevtonskega reda.
Benediktin Tarikatı'na mensuptur.Benediktinski red je ilustrativen.
Mangonel, Orta Çağ'da (özellikle de Töton Tarikatı tarafından) kullanılan mancınık benzeri bir silah.Arkebúza je ročno strelno orožje, ki so ga izumili v poznem srednjem veku.
Bu manastır Benediktin tarikatının en önemli kuruluşu olmuştur.Samostan je kmalu postal središče benediktinskega reda.
Dominikan Tarikatı üyesi.Dominikonų ordino narys.
1540 - İsa Tarikatı (Cizvitler) Papalık tarafından resmen tanındı.1540 – ametlikustati jesuiitide ordu.
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.Samal ajal tegeles ta loodusteadusega.
Tarikatın temsilcileri "davetçiler" anlamındaki dâîlerdir.Pargis käivad inimesed ehk "külastajad".
Özellikle Cizvit tarikatı üzerine çalışmalar yapmıştır.Ta on tegelenud eriti mardikate uurimisega.
1997 yılında "cennetin Kapısı" tarikatı o sıralarda görülebilen1997년, "천국의 문(Heaven's Gate)이라는 종교 집단의 광신도들이 집단 자살을 했습니다.
1997 yılında "cennetin Kapısı" tarikatı o sıralarda görülebilenV r.
1997 yılında "cennetin Kapısı" tarikatı o sıralarda görülebilenבשנת 1997, הכת "שער גן עדן" ביצעה התאבדות המונית
1997 yılında "cennetin Kapısı" tarikatı o sıralarda görülebilenفي عام 1997، طائفة Heaven's Gate أقدمت على الانتحار الجماعي
1997 yılında "cennetin Kapısı" tarikatı o sıralarda görülebilenヘール・ボップ彗星の尾に隠れている
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Ceea ce nu stiam eu însă, era că majoritatea celor care stăteau acolo alături de mine, erau munisti.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Co jsem nevěděla, že většina těchto lidí, kteří tady stojí se mnou, jsou Náměsíčníci.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Jednak nie wiedziałam, że większość ze stojących tam wraz ze mną ludzi było wyznawcami Moona.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi. (Kahkaha)(Egyesítő Egyház) (Nevetés)
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Lo que no sabía entonces era que la mayoría de los que estaban allí conmigo, eran moonistas.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Quello che non sapevo, era che la maggior parte delle altre persone con me erano seguaci del Reverendo Moon.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Wat ik evenwel niet wist, was dat de meeste mensen die hier bij me staan, Moonies waren.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Yang saya tidak tahu, sebagian besar orang yang berdiri di sana dengan saya, anggota Moonie.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Но това, което не знаех, беше, че повечето от онези хора, стоящи там с мен, бяха мунисти.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Правда, я не знала, что большинство людей были членами секты Муна.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Тоді я ще не знала, що більшість людей там зі мною були членами секти Муна.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Aşa am ajuns să iau prânzul cu Scientologii.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.Así es como llegué a almorzar con cientólogos.
Bunun sonucunda Scientoloji tarikatından kişilerle öğle yemeği yedim.A tak som skončil na obede so scientológmi.
İlgili Sayfalar