Ana içeriğe geç
Sözlük

tarik ile cümle

tarik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruhani ögretmeni Chisti tarikatının Nizamiye kolundan Muhammed Abu Hashim Madani'nin talebesidr.Esimerkkinä voidaan mainita Abu Mansur Al Maturidin teos Kitab al-Maqalat.
Mevlevihaneler diğer tarikatlara ait tekkelerden az çok farklı idi.Osa piirtäjistä olivat selvästi taitavampia kuin toiset piirtäjät.
1605) 1676 - Sabetay Sevi, Osmanlı Yahudisi din adamı ve tarikat lideri (d.1605) 1676 – Šabbetai Tsevi, juutalainen uskonnollinen johtaja, ”väärä Messias” (s.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Hänen kuolemansa jälkeen pappien suhde vanhoillislestadiolaiseen liikkeeseen muodostui väljemmäksi.
Bu nedenle Tarikat kendisini yerel politikaların içinde buluverdi.Sen vuoksi Tanskan politiikkaa ovat luonnehtineet puolueiden sisäiset kompromissit.
Hatta Bektaşi tarikatı bu sebepten ikiye bölünmüştür.Lisäksi vitososaston reunaosat oli jaettu kahteen osaan.
Hadra (Arapça: حضرة‎‎), toplu şekilde sufi tarikatlar tarafından yapılan dini bir tören.Ο πλήρης τίτλος της ήταν: Devletlû İsmetlû Hürrem Hâseki Sultân Ahiyât-üs Şân Hâzretleri.
Beyaz Lotus Tarikatı'nın lideridir.Αρχηγός του Λευκού Λόττου.
Durum her tarikatta değişiktir.Κάθε μεταβλητή είναι ένας όρος.
Scientology tarikatına mensuptur.Εναντίον της σελίδας της Σαϊεντολογίας.
Mesleğimiz tarikat değil ^ Nursî, Said.Τεκμήρια Έργα Νέα Εστία, τχ.
Tarikata kabul edilen kişiye mürit denilmektedir.Το στοιχείο πρόσμιξης σ' αυτή την περίπτωση λέγεται αποδέκτης.
Scientology tarikatına mensuptur.Sidste sag mod Scientology.
Kara Ay tarikatı ile uğraşmaktadır.Black er et nedslagskrater på Månen.
Kendisinin tarikatüstü olduğu kabul edilir.Han menes at være arveligt disponeret.
Papus bu konsülün ilk başkanı ve tarikatın büyük üstadı seçilmiştir.Joshua var udnævnt som den første postmester og skatinddriver af Præsidenten.
Eski bir Benediktin tarikatı manastırında.Det var et nonnekloster under benediktinerordenen.
Mevlana bir tarikat kurmamış olsa da bunun temellerini attı.Var kortene ikke gode nok, fik hun en lussing.
Krallar Udupi'deki Madvaçarya'nın dvaita tarikatı azizlerine hâmilik yapıyordu.Kongene beskyttet helgenene i dvaita-ordenen (dualitisk filosofi) til Madhvacharya i Udupi.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Man innvies til heks og prest/prestinne.
Beyaz Lotus Tarikatı'nın lideridir.White Lotos publikasjonen.
Pagan Prusyalılar ve tarikat arasındaki savaş çok gaddarca geçmişti.Forholdet mellom plebeierne og patrisierne var til tider anstrengt.
Telli Baba, Kadirî tarikatı şeyhlerinden bir velidir.Et annet vitne sverger at Beistet styres av en menneskelig herre.
2 Eylül 1925 yılında da tekkeler kapatılmış, tarikatlar yasaklanmıştır.I oktober 1972 ble Pass for dørene – dørene lukkes utgitt.
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.Zakaria berkata : “Ya Tuhanku, berilah aku suatu tanda”.
O devirde, Çelebi ünvanı ilim adamlarına ve Mevlevî tarikatı büyüklerine verilmekteydi.Postur tubuh yang tidak tinggi membuat gurunya mengajarkan tari kera dan pencak-silat kepadanya.
1930 yılında Salesianos de Don Bosco tarikatına girer.Wilayah Surat Thani dilayani oleh Salesian Don Bosco pada 1930an.
Tarikatlar, halktan ve bazen de din adamlarından oluşur.Dimaksudkan untuk menampilkan, personalitas, dan juga kadang perasaan seseorang.
1559 yılında Dominikan tarikatının manastırına hediye edilmiştir.Pada tahun 1559 itu dipertontonkan ke biara Preaching Friars.
Hacı Bektaş-ı Veli’den sonra Tarikatın başına Abdal Musa geçmiştir.Saudara Musa dan mengikuti agamanya, dia diutus untuk misi yang sama dengan Musa".
Dominikanların başında bir tarikat efendisi bulunur.Perdana Menteri Dominika dalah kepala pemerintahan di Persemakmuran Dominika.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Banyak biarawan dan biarawati pada menghilang.
20 yaşına geldiğinde Nakşibendi Tarikatına girmiş ve derviş olarak tanınmıştır.Sebelum ia berusia 20 tahun, dia sudah dikenal sebagai seniman yang ulung.
Her tarikatın kendisine özel bir başlığı (takke) bulunur ki bu başlığa Tac denir.Tetapi tiap-tiap orang dicobai oleh keinginannya sendiri, karena ia diseret dan dipikat olehnya.
Anne ve babası, William Mitchell ve Lydia Coleman Mitchell, Quaker tarikatindendir.Cha của bà, William Mitchell, và mẹ của bà, Lydia Coleman Mitchell, đều là tín đồ đạo Giáo hữu.
1930 yılında Salesianos de Don Bosco tarikatına girer.Từ năm 1930 dòng Salesians of Don Bosco sống ở trong tu viện này.
Jogye Tarikatı'nın 16. dalının ana tapınağı olan Gounsa'nın bir yan tapınağıdır.Đây là một đền thờ phụ của Gounsa, ngôi đền đứng đầu nhánh thứ 16 của Tông phái Tào Khê.
Kuzey Kafkasya’da iki büyük tarikat vardır.Có hai loại chính của Trait du Nord.
Bu başlıkla tarikat kendine özgülük bularak diğer her şeyden farklılaşmış, ayırt edilirlik sağlamıştır.Đó là quyết định quan trọng nhất vì nó chi phối tất cả những quyết định khác.
Böylece Bektaşîlik Tarikatı’nın ilk “tüzük yapıcısı” “Kaygusuz Abdal” olmuş oldu.Đây có thể là bằng chứng khảo cổ đầu tiên của phương pháp "nấu ăn mà không cần lửa".
Fuat Paşa Mevlevî tarikatine mensuptu.Nhiệm kỳ tổng thống của Pratibha Patil trải qua các tranh luận khác nhau.
Osmanlılarca sadece Fransizkan Tarikatına göz yumuluyordu.Về mặt chính trị Bỉ cũng không tin tưởng người Pháp.
(Nusayr’îyye Tarikâtı şeceresi .)(Maryse tặng bạn những bông cúc.).
Bunu da doğallıkla kurduğu tarikatıyla yapmıştır.Ông ấy cho rằng phương pháp của mình là tự nhiên.
Büyük tövbe (nasuh tövbesi), tarikat yenilenmesi olarak da adlandırılır.重ね合わせの理(かさねあわせのり)、重畳の理とも呼ばれる。
Tarikatın merkezi 1834'te Roma'ya taşındı.1834年に本部はローマに移った。
Müminlere tarikat abdesti aldırır.また信者を使った兵站の確保も担当していた。
1930 yılında Salesianos de Don Bosco tarikatına girer.1930年、大分に「ドン・ボスコ社」を創立。
Cizvit okuluna gider ve daha sonradan Lyon'daki Minim Tarikatına katılır.イエズス会士の下で勉強し、後にリヨンのミニモ修道会に参加した。
Birçok tarikat ve kastın raison d'êtreini (varlık sebebini) anlayamıyorum.「萌え」の描写や平仮名・片仮名の多用は見られない。
Ancak bir din ya da tarikat değildir.神様やおとぎ話は信じていない。
Her bir din, tarikat ve mezhep başka inançlara sahiptir.それぞれの神殿や特定の信仰対象を持ちながらも、多神教的な信仰もしている。
O da hocası gibi Halvetiyye tarikatına mensuptur.学校長と同じくいじめを隠蔽しようとする。
Mesleğimiz tarikat değil ^ Nursî, Said.人の話を聞かず、ドS。
Bu tarikata mensup rahipler isimlerinin sonuna S.J. (Societas Jesu) ekleme hakkına sahip olurlar.^ イエズス会員は氏名のあとに、S.J.と記す慣習があり、S.J.とはSocietas Jesuの頭文字。
Her iki tarikat da konuyu Papa'ya taşıdı.この2得点は義父に捧げたい。
Büyük tövbe (nasuh tövbesi), tarikat yenilenmesi olarak da adlandırılır.名稱中的Anew意為「重新」,Returner意為「回歸者」。
Anne ve babası, William Mitchell ve Lydia Coleman Mitchell, Quaker tarikatindendir.她的雙親威廉·米切爾和莉迪亞·科爾曼·米切爾是貴格會教徒。
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.现时,条顿骑士团的口号是“帮助、守卫、救治(Helfen, Wehren, Heilen)”。
Ancak hiçbir zaman tarikat anlamında bir anlayışı benimsememiştir.“我从来没有完全理解这个性感符号。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tarik ile cümle - Sayfa 7 - tarik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App