Ana içeriğe geç
Sözlük

tarik ile cümle

tarik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.رمزها هو بوتقة متقدة وشعارها هو "تنظف وتجهز وتعطي عزاً".
Bunun üzerine şöyle dua etmiş, “ Ya Rab, tarikatıma girenlere, bu sırrı bahşeyle!”.فقلت : يا رب أدخل الجنة من كان في قلبه خردلة ، فيدخلون ، ثم أقول : يا رب أدخل الجنة من كان في قلبه أدنى شيء .
Ni‘metullāh-ı Velî (1330 - 1431), Nimetullahilik tarikatının kurucusu ve mutasavvıf şair.نعمة الله ولي: (1330 – 1431) شاعر ومتصوف.
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.بوفاة والده، انقلبت حياة الأسرة رأساً على عقب.
Pir: Tarikat kurucusu Şeyh: 1.Tarikat kurucusu.سلسلة الخلفاء: 1.سلسلة خلفاء العهد الراشدي.
Dominikan Tarikatı üyesi.مؤسس جماعة الدومينيكان.
Nureddin Cerrahi—Cerrahilik tarikatının kurucusu.محاكم التفتيش - د.راغب السرجاني.
1930 yılında Salesianos de Don Bosco tarikatına girer.Em 1930 entrou na Ordem dos Salesianos de Dom Bosco .
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.Um dos mandamentos da religião Quaker era a igualdade intelectual entre os sexos.
İmâm Câ’fer Menâkıbi’ne göre: “Eğer tâlip günahını saklarsa, Tarikât-ı Âliyye’de kezzâptır.Deus-dará: na locução adverbial ao deus-dará: à toa, descuidadamente, a esmo, ao acaso.
Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi'dir.No sexto ano de seu pai reinado, ele foi condenado a viver em He (河) e estudar em Gan Pan (甘盤).
Babasının ölümünün ardından Şâzelî tarikatı şeyhi olarak irşad faaliyetlerine başladı.Após a morte de seu pai, ele começou a considerar seriamente a ideia do sacerdócio.
Kapatılan tekkelerden bazıları Sünni Nakşibendi Tarikatı'na nakledilmiştir.Alguns deles foram entregues em uma pré-cerimônia.
1880, Kütahya), Rufâi Tarikatı şeyhi.Estocolmo ( 1880) , um trabalho sobre traças.
Tarikatın parolası ise “Yardım et, koru ve şifa dağıt”tır.Seu veredicto foi "assista, assista, assista!"
Tarikat meclislerinde sık sık zikir toplantıları yapılır.O Conselho de representantes reúne-se periodicamente.
15 yaşında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaştı ve Nakşibendî tarikâtına intisabının etti.Ele se juntou a Guarda Costeira com a idade de quinze anos, mentindo sobre sua idade para se alistar.
Tarikatın ismi Kikuyu dilinde "kalabalık" anlamına gelmektedir.O nome significa "um povo unido" ou "multidão" na língua Kikuyu.
Kendisi bir Nakşibendi tarikatı üyesidir.Ele já faz parte do inconsciente coletivo.
Böylelikle Salesli Aziz Fransis Tarikatı resmen tanınmış oldu.Desse modo, a igreja de Santa Luzia teve o seu acesso facilitado.
Bir tarikatta kurucunun (pir) çocuklarını takip edenlere verilen isim.Levana é o nome de um fabricante de produtos de segurança infantis.
1162) "Adâvv’îyye" Sûfî tarikâtı'nın kurucusudur.1187–1219). ^ O sobrenome "Ducas" aparece epenas em seu selo de ofício.
Bütün bunlar sadece Mevlevi tarikatından olanlara müsaade edilmiştir.".Todas as obras deste genero constam apenas em pomposos relatorios”.
Bu durum tarikat mensublarında baki kalmıştır.Sua importância está logo abaixo dos centros sub-regionais.
Bu savaşçılar tarikatı da eski Prusya'lılara karşı yaptığı hücumlarda etkisiz kaldı.Os defensores desta hipótese sustêm os seus argumentos em antigos mapas.
Anne ve babası, William Mitchell ve Lydia Coleman Mitchell, Quaker tarikatindendir.Ze had negen broers en zusters. Haar ouders, William Mitchell en Lydia Coleman Mitchell, waren Quakers.
Quaker tarikatinin ilkelerinden biri, kadın ve erkek arasında entelektüel eşitliktir.Een van de pijlers van de Quaker-religie was de intellectuele gelijkheid tussen beide seksen.
3. Tarikat kollarından birinin başında bulunan kimsedir.Een tiende figuur ligt onder zijn voeten.
İşte bu gerçeği ortaya koyacak belgeler, Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır.Staat bekend als de Beschermer van Waarheid, Houder van Bewijzen.
Dergâh Rüfâi tarikât'a aittir.Hij behoort toe aan Koragg.
Katolik Kilisesi tarafından resmî olarak 1129 yılında tanınan tarikat kısa zamanda güçlenmiştir.De orde werd vervolgens officieel erkend door de Katholieke Kerk in 1129 en bleef bijna 200 jaar bestaan.
Halvetiyye tarikatı şeyhidir.Een leugentje om bestwil.
968/1580): Bursalı ve Helvetiye Tarikatı büyüklerindendir.980-985 - Luik, 14 juli 1048) was een benedictijns monnik en abt van Gembloers.
Silsilei Tarikatı Sünbüliye gibi.Zelfportret als zeepaardje.
En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyyedir" dedi.Dat volstaat ook in rechte om een bewijs te zijn".
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Hier worden de Priests en Sorceresses getraind.
1923 yılına kadar kulüp adını en ünlü tarikatlardan birisinin adıyla değiştirdi.In 2017 veranderde de club de naam in 1.
Daha sonra Sühreverdi, Şâzelî ve Rufâi tarikatlarından çeşitli zamanlarda ders aldı.Nadien werkte zij voor verschillende bladen en tijdschriften.
Ghulat (Köktendinci) tarikâtler Halm, H. (1982).Hoppenbrouwers, C. (1982).
Bu duruma örnek gösterilebilecek sayısız tarikat ve benzeri oluşumlar mevcuttur.In naam en vorm zijn zoveel gelijkenissen dat men van het voortbestaan van dezelfde orde kan spreken.
Dominikan Tarikatı üyesi.Uitgeverij Dominicus.
Scientology tarikatına mensuptur.Ieder land zou het voorbeeld van Scientology moeten volgen.
Hanedanın tarihi ise bir tarikat şeyhliğinden hükümdarlığa uzanan bir tarihtir.Soms is het ook de enige informatie over de duur van de regeringsperiode van een bepaalde vorst.
Tarikat, Allah'a ulaşma ve onu tanıma yollarından her biridir.Want God zal ieder mens rekenschap vragen van zijn daden en dan volgt het oordeel.
Hastabakıcılar 1113 yılında Papa II. Paschal tarafından bir tarikat olarak tanındı.De oprichting van de orde werd in 1113 bevestigd door Paus Paschalis II in een pauselijke bul.
Gelug tarikatından olanlar bu metni çoğunlukla günlük olarak ezberden söylerler.Zulke misselijke grappen maken ze over hem, dag in dag uit gaat het zo door.
Tarikatlar ve cemaatlerin sayısı artmıştır.Het aantal premières en komedies steeg.
Onun taraftarları onun yazıları ve düşünceleriyle Kesrevi tarikatını oluşturdular.Als parlementslid maakt hij vooral naam door zijn toespraken en geschriften.
Monte di Pieta o zamanlarda Fransisken tarikatı tarafından emniyet sandığı olarak kurulmuştu.Poradowska was in deze periode een gevestigd auteur van Franse fictie.
1312'de Clemens'in onayıyla tarikatı dağıtıp mallarını Hospitallier tarikatına aktardı.Toen paus Clemens V deze orde in 1312 afschafte, gingen haar bezittingen over aan de hospitaalridders.
Osmanlılarca sadece Fransizkan Tarikatına göz yumuluyordu.De Pruisen zagen niets in de Franse plannen.
Dünya çapında en iyi bilinen Mennonit tarikatı Amish'tir .De mennonitische sekte die wereldwijd het meeste bekendheid geniet zijn de amish.
Müminlere tarikat abdesti aldırır.Jest masowo odwiedzany przez wiernych.
2. Tarikatta en yüksek dereceye ermiş kişi.2: Najgłębsza tajemnica.
Her iki tarikat da konuyu Papa'ya taşıdı.Obaj kandydaci odwołali się do papieża.
Pandion tarikatının şövalyesidir kraliçenin eşi ve şampiyonudur.Narratorką powieści jest Sita, wojowniczka i powiernica królowej.
Dominikan Tarikatı üyesi.Dominikanów Obserwantów.
Tarikata kabul edilen kişiye mürit denilmektedir.Postawę skazanego określiłbym jako godną.
Tarikat, Siyaset, Ticaret.Giełda, kapitał, konsumpcja.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tarik ile cümle - Sayfa 5 - tarik kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App