Çiçek hastalığı tarihteki en kötü hastalıktır.Pokken was de ergste ziekte in de geschiedenis.
Çiçek hastalığı tarihteki en kötü hastalıktır.Variola a fost cea mai distrugătoare boală din istorie.
Çiçek hastalığı tarihteki en kötü hastalıktır.Едрата шарка беше най-коварната болест в историята.
Çiçek hastalığı tarihteki en kötü hastalıktır.Оспа была самой страшной болезнью за всю историю.
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Chẳng phải sẽ bỏ lỡ 1 cơ hội lịch sử to lớn nếu không làm, trong khi khả năng có thể?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Czy nie byłaby to olbrzymia, historyczna, stracona szansa, gdybyśmy tego nie zrobili?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?우리가 할 수 있는 것을 하지 않고 놓치는 역사적으로 거대한 기회가 아닐까요?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?N-ar fi o oportunitate istorică irosită să nu facem asta din moment ce avem mijloacele?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Non pensate che sarebbe una grandissima occasione storica persa non parteciparci, dato che possiamo farlo?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Quiero decir, ¿no sería una oportunidad histórica perdida no hacerlo, teniendo la oportunidad?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Wäre es nicht eine riesige vertane historische Chance, das nicht zu tun, obwohl wir in der Lage waren?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Zou het geen enorme gemiste historische kans zijn om dit niet te doen, gezien het feit dat we het kunnen?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Αυτό που εννοώ είναι, δε θα ήταν μια μεγάλη χαμένη ιστορική ευκαιρία αν δε το κάνουμε, αφού μπορούμε;
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?Если мы этого не сделаем, имея сейчас такую возможность, не станет ли это огромным упущением?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?אני מתכוון, זה יהיה פספוס אדיר של הזדמנות היסטורית אם לא נעשה זאת, בהינתן שזה אפשרי, לא כך?
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?أعني، ألن يكون عدم المشاركة في هذه فرصة تاريخية ضخمة تم إضاعتها، بالنظر إلى أننا قادرون؟
Demek istediğim, tarihte kaçırılmış bir fırsat olmaz mı bunu yapmamak, yapabilirken?逆に大きな歴史的損失ではありませんか? 皆さんが援助した数千億ドルもの 資金が絡んでいます
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Andiamo avanti, perché c'è più che semplice storia naturale in fondo al mare.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Continuând, există mai mult decât istorie naturală pe fundul oceanului.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Ďalej je pod morom viac, ako len história prírody.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.다음으로 넘어가서, 바다 밑에는 자연의 역사 이상의 것이 있습니다.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Mari kita lanjutkan, tidak hanya sejarah alam yang ada di bawah laut.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Men det finns mer än naturfenomen där under ytan.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Morza to nie tylko historia naturalna.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Poursuivant, il y a encore plus que la seule histoire naturelle sous la mer.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Sigamos, no hay sólo historia natural bajo el mar.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Weiter, unter dem Meer gibt es mehr als nur Naturkunde.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.Συνεχίζοντας, δεν έχουμε μόνο φυσική ιστορία κάτω από τη θάλασσα.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.בואו נמשיך, יש יותר מרק הסטוריה טבעית מתחת לים.
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.ننتقل لنقطة آخرى, أن ألاكتشافات لم تكن طبيعية فقط,
Devam edersek; denizin altında yalnızca doğal kaynaklı bir tarihten fazlası var.人間の歴史です タイタニック号を発見しました
Diyebilirim ki tarihteki hiçbir büyük başarı parasal çıkarlar uğruna elde edilmedi.Aș spune că toate marile realizări de-a lungul istoriei nu au venit de la sistemul monetar.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.근 10년간의 세계의 수입은 과거 어느 때보다 빠른 속도로 성장했습니다.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.A jövedelmek növekedése a világban gyorsabb az elmúlt tíz évben, mint bármikor korábban a történelemben.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.De inkomens zijn wereldwijd in het laatste decennium sneller gestegen dan ooit.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.În ultimul deceniu, veniturile la nivel mondial au crescut cu o rată mai mare, ca niciodată.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.I redditi mondiali sono cresciuti al tasso più elevato della storia nell'ultimo decennio.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Světové příjmy stoupaly rychlejším tempem během posledních deseti let, než kdykoli v dějinách předtím.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Światowe dochody wzrosły szybciej przez ostatnie 10 lat niż kiedykolwiek wcześniej.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Thu nhập của toàn cầu đang tăng trưởng mức nhanh hơn trong thập niên vừa qua hơn bao giờ hết trong lịch sử.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Weltweit sind Einkommen schneller gewachsen in den letzten zehn Jahren als jemals zuvor in der Geschichte.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Τα παγκόσμια εισοδήματα έχουν αυξηθεί με ταχύτερο ρυθμό στην προηγούμενη δεκαετία από ποτέ.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Доходи по всьому світові зростали швидше за останнє десятиліття, ніж коли-небудь в історії.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.Доходы по всему миру росли быстрее за последнее десятилетие, чем когда-либо в истории.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.ההכנסה הגלובלית גדלה בקצב מהיר יותר בעשור האחרון מאשר בכל זמן אחר בהיסטוריה.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.الدخل في العالم قد نما بمعدل أسرع في العقد الماضي أكثر من أي وقت مضى في التاريخ.
Dünya çapındaki gelirler, geçtiğimiz 10 yılda tarihte olduğundan daha hızlı bir oranda arttı.史上かつてない伸び率で成長を遂げました ただ これらの数字は進歩をむしろ過小評価しています
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Antica Babilonia, antico Egitto. Tutto quel tempo, tutto ciò che apprenderete mai nella storia.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Babilonia Kuno, Mesir Kuno. Semua waktu itu, segala sesuatu yang kamu pernah pelajari didalam sejarah manusia.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Babilonul Antic, Egiptul Antic? Tot acest timp, tot ceea ce ați învățat despre istorie.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.la antigua babilonia y el antiguo Egipto.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Starożytny Babilon, starożytny Egipt. Cały ten czas, wszystko co kiedykolwiek uczycie się o historii.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Αρχαία Βαβυλώνα, αρχαία Αίγυπτος.Όλον αυτόν τον καιρό, όλα όσα ποτέ μάθετε για στην ιστορία.
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.Древний Вавилон, Древний Египет. Все это время, все что вы когда-либо знали о истории
Eski Babil, eski Mısır, tarihte öğrendiğiniz herşey.どの辺りでしょうか?
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.Aquí está haciendo trucos, trucos de baile, que probablemente ningún niño de 6 años haya hecho antes.
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.Cậu ấy làm trò, các trò nhảy múa mà có lẽ chưa một cậu bé sáu tuổi nào đã từng làm được trong lịch sử.
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.Face tricuri, tricuri de dans, de care puştii de 6 ani nu erau în stare înainte.
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.Han gör tricks, danstricks, som antagligen ingen sexåring i historien har lyckats med tidigare.
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.Hier führt er Tricks auf, Tanztricks, die wahrscheinlich kein Sechsjähriger davor jemals ausgeführt hat.