Benim çözümüm, bana bu patenti verin ve onları tarihten trolleyeyim.やつらの息の根を止めてみせます ありがとうございました
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Általában nincs határidőnk, amikor meg kell csinálnunk egy csodát egy bizonyos időpontra.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Biasanya, kita tidak mempunyai tenggat waktu, di mana Anda harus mendapatkan keajaiban pada tanggal tertentu.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.D'habitude, on n'a pas de date butoir, où il faut réaliser le miracle pour une date donnée.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Di solito non abbiamo una scadenza, una data entro cui consegnare il miracolo.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Geralmente, não temos um prazo, em que temos de atingir o milagre até uma determinada data.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.În mod normal nu avem un termen, ca să obții un miracol până la o dată anume.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.대개의 경우 언제까지 기적을 일으켜야만 한다라는 데드라인은 없습니다.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Normalerweise gibt es keine Deadline, dass man ein Wunder bis zu einem bestimmten Datum braucht.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Normaliter hebben we geen deadline, wanneer je het wonder op een bepaalde datum moet hebben.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Normalmente, no tenemos una fecha límite, en la cuál debes tener listo el milagro para cierta fecha.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Obvykle nemáme žádnou lhůtu, takže se nesnažíme o zázrak do určitého termínu.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Zvyčajne nemáme žiadny konečný termín, dokedy potrebujeme zázrak vyrobiť.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Zwykle termin realizacji nie jest określony. Aby ukończyć dzieło przed upływem pewnej daty.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Συνήθως, δεν έχουμε προθεσμίες όπου πρέπει να πετύχουμε το θαύμα μέχρι μια συγκεκριμένη ημερομηνία.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Зазвичай, у нас немає кінцевого терміну, вимоги створити диво до певної дати.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Обикновено нямаме краен срок, при който трябва да направиш чудото до определена дата.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.Обычно в этом случае нет крайнего срока, нет даты, к которой необходимо сотворить чудо.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.בדרך כלל אין לנו תאריך יעד להשיג נס עד לתאריך מסויים.
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.عادةً ، ليس لدينا موعد نهائي ، حيث يجب تحقيق المعجزة بحلول تاريخ محدد .
Bir mucizeyi belirli bir tarihte yapmanız gerektiğinde genelde bir son teslim tarihi yoktur.いつまでに奇跡を起こさなければならない とは決まっていないのです 向上するもの しないものがあり それをじっと待つのが普通です
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Az olyan rendszerek, mint amilyet menet közben létrehoztunk, előre rendelkezésre állhatnak.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Des systèmes comme ceux que nous avons crées à la volée pourraient exister en avance.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Hệ thống như cái chúng tôi tạo ra lúc khẩn cấp lẽ ra nên có từ trước.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.전단지에 우리가 만든 것같은 체계는 그 이전에도 있었을거에요.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Métodos como el que estábamos creando al vuelo, deberían existir de antemano.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Sistemas como os que criámos em tempo real deviam existir com antecedência.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Sisteme ca cele pe care le cream ad-hoc, puteau exista dinainte.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Sistemi come quello che stavamo creando al volo potrebbero già esistere.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Solche Systeme, die wir unvorbereitet erstellten, könnten schon vorher vorhanden sein.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Systemen als het onze, dat we gaandeweg opbouwden, konden al van tevoren gemaakt worden.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Systemy takie jak te, które tworzyłyśmy na bieżąco, mogłyby istnieć jeszcze przed katastrofą.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Такие системы, как те, которые мы создавали на лету, могли быть созданы заранее.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.מערכות כמו זו שאילתרנו, צריכות להיות קיימות מראש.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.نظم مثل تلك التي أنشأناها على عجل كان يمكن أن توجد في وقت مبكر.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.事前に用意できるはずであり 災害時に住人の中から
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.A történelem egy nagyon fontos pillanatában vagyunk.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Chúng ta đang ở 1 giai đoạn cực kỳ quan trọng trong lịch sử.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Doszliśmy do ważnego momentu w tej historii.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.우리는 역사상 굉장히 중요한 시점에 있어
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Nos encontramos en un momento clave en esta historia.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Nous nous trouvons à un moment très très important de cette histoire.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Siamo di fronte ad un momento molto importante nella storia.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Suntem într-un moment foarte, foarte important din istorie.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.We staan op een zeer zeer belangrijk punt in onze geschiedenis.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Мы стоим на пороге очень важного историчесого момента.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.Стоим в един много, много важен момент в тази история.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.אנו ניצבים ברגע כה חשוב בהיסטוריה.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.نقف عند لحظة تاريخية مهمة.
Biz tarihte çok çok önemli bir dakikada duruyoruz.お前はその象徴的な水泳をして 世界の指導者たちを
Biz tarihteki en güçlü orduya sahibiz, ancak bizi güçlü kılan bu değil.Avem cea mai puternica armata din istorie, dar nu asta ne face puternici.
Biz tarihteki en güçlü orduya sahibiz, ancak bizi güçlü kılan bu değil.Nós temos a mais poderosa força militar na história, mas não é isso que nos faz fortes.
Biz tarihteki en güçlü orduya sahibiz, ancak bizi güçlü kılan bu değil.Tenemos la fuerza militar más poderosa de la historia, pero eso no nos hace fuertes.
Biz tarihteki en güçlü orduya sahibiz, ancak bizi güçlü kılan bu değil.Wir haben das mächtigste Militär in der Geschichte, aber das ist nicht, was uns stark macht.
Biz tarihteki en güçlü orduya sahibiz, ancak bizi güçlü kılan bu değil.Έχουμε τον ισχυρότερο στρατό στην ιστορία, αλλά δεν είναι αυτό που μας κάνει δυνατούς.
Bu, daha yakın bir tarihte gerçekleşti.A ostatnio to.
Bu, daha yakın bir tarihte gerçekleşti.For nyligt skete dette.
Bu, daha yakın bir tarihte gerçekleşti.가장 최근에 있었던 일입니다.
Bu, daha yakın bir tarihte gerçekleşti.Mai recent..., asta s-a întâmplat.
Bu, daha yakın bir tarihte gerçekleşti.Más recientemente, sucedió esto.