Ana içeriğe geç
Sözlük

tarihte ile cümle

tarihte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tarihteki tek bir olayda en büyük kayıptır.Tegemist on ühe rängema kaotusega partei ajaloos.
İrlanda devleti tarihte dört bölgeye ayrılmıştır.Praegu on Inglismaa territoorium jaotatud üheksaks regiooniks.
Tarihte Ahiarmiutlar da bu yörede yaşamışlardır.Piirkonnas on ajalooliselt elanud vadjalased.
1880 yılında kendine büyük bir ev satın alır ve ilk ciddi üretimine bu tarihte başlamış olur.Aastal 1830 valmis suurem vabrikuhoone ja aastal 1849 hakkas tegutsema esimene paberimasin.
Aynı tarihte üçüncü vezir olarak divana üye oldu.Temast saab Kirke asemele kolmas detektiiv.
O tarihten bu yana da Büyükçekmece fahri vatandaşıdır.Sellest ajast on ta riikliku tähtsusega personaalpensionär.
Bu tarihten beri İsviçre dış politikasında tarafsızlığın izleri görülür.Tema ajast saati on Rootsis kehtinud neutraliteedipoliitika.
Bu tarihten sonra hızla ilk önce tüm ülkeye, ardından da tüm dünyaya yayılmıştır.Sealt levis see esmalt üle kogu Itaalia ja seejärel üle maailma.
Tarihte, 1530'lu yıllarda, Kınıközü olarak bir köy vardır.Ühes 1524. aasta kohtuprotokollis aga leiab küla olemasolu kinnitust.
Bu tarihte İngiltere Amerika’nın bağımsızlığını kabul etmiştir.Vastutasuks lubasid britid neile riigi iseseisvust.
Bu tarihten sonra 10 sene daha eserlerini orada sergilemeye devam etti.Seejärel kulus veel kümme aastat, enne kui ta järgmise maali müüs.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Hiljem tegeles firma kütuse jaemüügi ja tellimuslendudega.
Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi, okulun kurulduğu tarihten bu yana gelişen bir koleksiyona sahiptir.Tartu ülikoolis on ajalugu õpetatud ülikooli loomisest alates.
Bu tarihte Justin sadece beş yaşındaydı.Obrecht oli sel ajal vaid 25-aastane.
Büyük Saat tarihte modernleşmenin simgesi olarak görülmüştür.Seda nähti uue ajastu sümbolina.
Söz konusu uygulamanın yazılı tarihten önce başladığı bilinmektedir.See, mis tegelikult loeb, on otsustatud juba enne, kui autori väljakuulutatus ülesanne algab.
Tarihte hanımlar şatosu olarak bilinmektedir.Tänapäeval nimetatakse põliseid krahvkondi ajaloolisteks krahvkondadeks.
Del Toro o tarihte 29 yaşındaydı.Ea mediaan oli 29 aastat.
Sondajın ilk olarak nerede ve hangi tarihte yapıldığına dair farklı görüşler bulunmaktadır.On erinevaid teooriaid selle kohta, millal ja kuidas see ajajärk algas ja lõppes.
Bu tarihte Haspe'nin nüfusu 9.800'dü.Kolhoosi pindala oli 9800 ha.
Bu tarihten sonra Çerkes toplulukları dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmışlardır.Alates antiikajast on armeenlased loonud kogukondi mitmetes piirkondades üle maailma.
Bu tarihten sonra her iki şirketin operasyonları, ağı ve müşteri odaklı organizasyonları entegre edildi.Liitmise käigus jäid alles mõlema foorumi postitused ning kasutajad.
Yakın tarihte de mahallede iki adet yangın olmuş ve şu an iki adet hane kalabilmiştir.Möödunud aastal osteti kaks auru-tuletõrjeautot ja üks peaks varsti veel ostetama.
Bu tarihten sonra bu körfeze Rio de Janeiro denildi.Sellest kohast alates nimetatakse jõge Madeiraks.
Poirot tarihte kendisine ölüm ilanı verilen tek kurgusal kahramandır.Hercule Poirot on ainuke väljamõeldud tegelane, kelle surma puhul on ilmunud järelehüüe New York Times'is.
Bu tarihten başlayarak Rus yazarlarının eserleri üzerinde Türk unsurları ile bağlı araştırmalara başlamıştır.Loomulikult ilma igasuguse viiteta vene teadlastele, kes selle uuringu taga olid.
O tarihte besteci, 33 yaşına varmıştı.Liikmeid oli tollal 33.
Bu tarihten sonra devamlı olarak, hemen hemen her yıl yeni albümlerini yayınlamıştır.Edaspidi ilmus temalt peaaegu igal aastal üks või mitu romaani.
Divan'ın hangi tarihte düzenlendiği saptanamamıştır.Jääb lahtiseks, millises sotsiaalteaduses paradigma üldse on tekkinud.
Din dışı tarihte, Süleyman'ın MÖ 970 - 928 yıllarında kral olduğu kabul edilir.Selle autoriks peetakse kuningas Saalomoni, kes valitses Iisraeli umbes aastatel 970–928 eKr.
Bu tarihten sonra kategorisini korurken, aynı yıl Dünya Ümitler Güreş Şampiyonası'nda şampiyonluk elde etti.Tema suurt üleolekut tõestab veel see, et samal aastal tuli ta Alpi kahevõistluses ka maailmameistriks.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.1984년, 첫번째 TED에 저는 참석하지 않았습니다. 하지만 그 때부터 저는 TED의 일원들과 주욱 함께해 왔습니다.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Eu não estive presente na primeira TED em 1984 mas tenho estado em muitas delas desde então.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Ik was niet bij de eerste TED in 1984 maar sindsdien heb ik er veel bijgewoond.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Io non ho partecipato al primo TED del 1984 ma ho seguito parecchie edizioni successive.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Je n'étais pas présent au premier TED en 1984 mais j'y ai assisté souvent depuis.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.N-am participat la primul TED din 1984 dar am fost la o mulţime de alte ediţii de atunci încoace.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Nie uczestniczyłem w pierwszej konferencji TED w roku 1984, ale później przyjeżdżałem tu wiele razy.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Yo no asistí a la primera versión de TED en 1984 pero he estado en muchas de ellas desde entonces.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Не съм посещавал първия ТЕД през 1984-та, но съм бил на много от тях оттогава насам.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.Я не был на первой конференции TED в 1984-м году, но с того времени я посетил многие из них.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.לא השתתפתי בכנס TED הראשון ב-1984 אך מאז השתתפתי ברבים מהכנסים.
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.لم أحضر أول مؤتمر لتيد والذي أقيم عام 1984 ولكني حضرت العديد من مؤتمرات تيد منذ ذلك الوقت
1984'teki ilk TED'e katılmadım ama o tarihten beri birçoğunda bulundum.けれど その後は何度も参加しています リチャードがすべてを始めた当時に思いをはせるのは
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.따라서 2010년은 8년을 더 가야 합니다
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.2010 рік це на 8 років більше.
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.År 2010 er altså 8 år senere.
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.Rok 2010 to dodatkowe 8 lat.
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.Takže rok 2010 je o 8 let dále.
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.Така че, 2010 година е след още 8 години.
2010 yılı bu tarihten 8 yıl sonra.و2010 عبارة عن 8 سنوات بعد ذلك
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Aber kühn war auch das, was schon viele Male zuvor in der Geschichte geschah.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Ale odvážnost je to, co se odehrávalo již v historii.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Ale taka zuchwałość wielokrotnie miała już miejsce w historii.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Dar îndrăzneala a avut loc de multe ori în istorie.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.De a vakmerőség olyasmi, ami többször is megtörtént már a történelemben.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.하지만 역사적으로 보면 이런 무모함은 전에도 많이 일어났습니다.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Maar roekeloosheid is van alle tijden.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Mais l'audace, c'est ce qui s'est passé de nombreuses fois dans l'histoire.
Ama asıl cüretkar olan tarihte daha önce defalarca yaşandı.Ma l'ambizione si è già manifestata diverse volte nel corso della storia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod