Diyarbakır Tarihi Eserler Envanteri'ne kayıtlıdır.السجل الوطني للأماكن التاريخية على إنستغرام.
Artifact - Tarihi Eser Nesne.Histoire de Sfax - تاريخ صفاقس.
Müzedeki tarihi eserler çok çeşitlidir.A origem das coleções do Museu é muito diverso.
Bu yeteneğini özellikle, “Birleşik Hollanda’nın çöküş tarihi” eserinde gösterdi.Ele se mostrou particularmente interessado no "tempo perdido" da história dos Hill.
Müzedeki tarihi eserler çok çeşitlidir.De collectie van het museum is divers.
BAZI BULUNTULAR VARDIR BUNLAR TARİHİ ESERLER VE DEFİNE vb.Je houdt rekening met de complexiteit van de situatie. vb.
Tarihi eserler Rus mimarisine güzel bir örnektir.De kerk vormt een mooi voorbeeld van Russisch classicisme.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Şehir, tarihî eserleri ve kış sporları tesisleriyle de tanınır.De stad staat vanouds bekend om de productie van muziekinstrumenten en als wintersport- en vakantieplaats.
Mahallenin çevresinde eski zamanlardan kalan tarihi eserler bulunmaktadır.In de hele stad zijn restanten van vroegere tijden te zien.
İlçede herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Nie są znane inne oszacowania w przypadku ogólnym.
Taşönü mahallesinde, yapım tarihi 1843 olan tarihi eser bir cami bulunmaktadır.Na wieży dach namiotowy z chorągiewka, na niej data 1843.
1967`den beri tarihi eser statüsündedir.Od 1967 roku figuruje w rejestrze zabytków.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Den är nationellt skyddad som en historisk plats.
Bu tarihi eserlerin ziyareti nedeniyle il çok sayıda turisti bölgeye çekmektedir.Det är från denna staty som många turister startar sin sightseeing.
Ne yazık ki bazı tarihî eser yağmacıları, çoğu tarihî eseri tahrip etmişlerdir.Precis som de stjäl värdkroppar har de också stulit det mesta av sin teknologi.
Yerleşim alanında o döneme ait tarihi eserler bu güne kadar sahip çıkılmamıştır.Polis i dagens betydelse av ordet, fanns inte på den tiden.
Bu şapel, günümüzde tarihi eser olarak korunmaktadır ve halka açıktır.На сьогодні замок є збереженою пам'яткою й відкритий для публіки.
"Panlı" adının bu tarihi eserle ilgisi olduğu düşünülmektedir.Назва показник заломлення пов'язана з історією виникнення цього терміну.
Tarihi eser olarak değerlendirilebilecek bir eserdir.Dílo se dá považovat za historicky pravdivé.
Kasaba tarihi eserler bakımından bir hayli zengindir.Malta je velice bohatá na historické památky.
Bu yüzden birçok tarihi eser vardır.Proto je zde k vidění řada historických památek.
Lefke bir tarihi eserler kasabasıdır.Historická tradice v dějinách města.
Bu görevinde Türkiye'nin çoğu yerini gezmiş ve tarihi eserleri yerinde inceleme fırsatı bulmuştur.Mnozí z nich jenom v Rusku dostali příležitost použít svých získaných zkušenosti.
Müzedeki tarihi eserler çok çeşitlidir.V divadelní praxi jsou ale modely velmi různorodé.
İstanbul’un kaybolan tarihî eserleri ile ilgili makaleleri bu konudaki çalışmaların en önemli kaynağıdır.Je to nejdůležitější zdroj informací o Stanglovi a ostatní práce z ní vycházejí.
Köyün çok sayıda tarihi eserleri bulunmaktadır.Parcul are o serie de atractii istorice.
Mahallenin çevresinde eski zamanlardan kalan tarihi eserler bulunmaktadır.Despre existența celorlalte sate există date mai vechi.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.La Arieșul Turda a evoluat din 1958.
Bugün bu eski şehirden kalan pek çok anıt ve tarihi eser vardır.Se păstrează foarte puține amintiri sau urme materiale din această veche bisericuță.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Este considerat în continuare simbol de protecție.
Yapıtın bir başka tarihi eseri ise Korkuluk Zinciri'dir.IV Povestea vieții e un cerc Cap.
Söz konusu eserlerin tarihi eser olmadığı belirlenmiştir.Complexitatea pieselor este nemaiîntâlnită până atunci.
Beykoz’un günümüze gelen birçok Tarihi eseri mevcuttur.Napjainkban Tongerenben szép számmal láthatók a múlt emlékei.
Ilıca olarak bilinen tarihi eserin, Roma'dan kaldıgı bilinmektedir.Életéről mindössze csak annyi ismeretes, hogy Rómában született.
UNESCO tarafından 1979'da Dünya Mirasları listesine alınan ilk tarihi eserlerden biridir.A UNESCO Világörökség listájára az elsők között vették fel 1979-ben.
Aydın'da çok sayıda tarihî eser bulunur.Assisissa on runsaasti historiallisia nähtävyyksiä.
Bölgede çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır.Alueella on paljon esihistoriallisia jäännöksiä.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Paikka on suojeltu historiallisena kohteena.
Kayda değer bir tarihi eseri yoktur.Πρόκειται για θρύλο χωρίς καμία ιστορική βάση.
Şairliği yanı sıra, târihî eserler de yazmıştır.Εκτός από ποίηση έγραψε και πρόζα.
Bölgede çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır.Στην περιοχή υπάρχουν πολυάριθμα εξωκκλήσια.
Tarihi eser olarak değerlendirilebilecek bir eserdir.Den kan betragtes som en fase af historicismen.
Şairliği yanı sıra, târihî eserler de yazmıştır.I tillegg til dikt, gav han også ut prekesamlinger.
Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir.Dan sesungguhnya rumah yang paling lemah adalah rumah laba-laba kalau mereka mengetahui (Quran, 29:41).
Kayda değer bir tarihi eseri yoktur.Tidak ada bagian cerita yang terlupa.
Bölgede çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır.Banyak peninggalan sejarah yang diawetkan di wilayah.
Kasaba tarihi eserler bakımından bir hayli zengindir.Kawasan ini amat kaya akan peninggalan bersejarah.
Birçok tarihi eserlere sahip bir bölgedir.Kawasan tersebut memiliki beberapa lukisan-lukisan pra-sejarah.
Beylerbeyi'ndeki tarihi eserler yıllar geçtikçe yok olmaya yüz tuttuğundan dolayı ortadan kalkmıştır.“Adalah hal aneh bagi saya kembali ke Banten setelah sekian tahun menghilang.
1978 yılında Los Angeles belediyesi, Şöhret Yolu'nu tarihi eser kapsamında koruma altına almıştır.Năm 1978, Thành phố Los Angeles đã công nhận Đại lộ Danh vọng là một địa điểm Văn hóa/Lịch sử.
Kuşatma tarihi eserlere zarar verdi.Lao động trừu tượng mang phạm trù lịch sử.
Günümüzde Ayutthaya'nın görkemli günlerinden kalan kimi tarihi eserler halen görülebilir.Những tàn tích còn sót lại tạo thành công viên lịch sử Ayutthaya ngày nay.
Bu nedenle tarihi eserlerin birçoğu yok olmuştur.このため、歴史的資料の多くが失われた。
Çufutkale’deki bir diğer tarihi eser olan Hanike (Canike) Hanım Türbesi ise nispeten iyi durumdadır.また大崎下島には近世に風待ちの港町で栄えた御手洗の集落がある。
Müze envanterinde yer alan 25 bin parça tarihi eserin 2300 tanesi sergilenmektedir.5225箇所の墓におよそ15,000人のロシア人が眠る。
Woolworth Building, 1966 yılında Ulusal Tarihi Eserler'e dahil edilmiştir.オールド・セーラムは1966年には国定歴史建造物に指定された。
Mahallede tarihi eser denilebilecek eski bir cami vardır.このあたりには今でも歴史を感じさせる古い商家が見られる。
Türk atlısı İskitler devrine ait Pazırık kurganından tarihi eser.島亀に生息する大亀の大きさに驚いていた。
Woolworth Building, 1966 yılında Ulusal Tarihi Eserler'e dahil edilmiştir.伍德罗·威尔逊出生地于1966年列入国家史迹名录。