Bu şehirde birçok tarihi eser var.This city has many historical buildings.
Buradan tarihi eserler çıkmaktadır daha henüz keşfedilmemiştir.If he comes from the same planet, it has not yet been revealed.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.It is protected as an historic landmark.
Bu şapel, günümüzde tarihi eser olarak korunmaktadır ve halka açıktır.The chapel is now in the care of Historic Scotland and is open to the public.
Bu tarihi eserlerin birçoğu harap haldedir.So many of these crazy love stories are happening.
Zaman zaman yapılan inşaat ve iş kazıları sırasında tarihi eserler bulunmaktadir.Remains are still occasionally found during construction and maintenance projects.
Ancak Bezmen, tarihi eser kaçakçılığından yargılandığı davadan beraat etmiştir.Here, he made a distinguished record prosecuting antitrust cases.
Taşönü mahallesinde, yapım tarihi 1843 olan tarihi eser bir cami bulunmaktadır.At the park, is a historic manor house from 1845 that has been refurbished.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.It has been listed as a monument historique since 1958.
Aynı metni, hem bilinen hem de bilinmeyen yazıyla içeren tarihi eserden bahsediyorum.I mean an ancient artifact that contains in the same text both a known text and an unknown text.
Ama önemli bir tarihi eser olduğundan... ...günlüğü geri almak kolay olmayacak.Well, but getting it back isn't going to be easy, as it is a precious historical item.
Çözüm bulunmadığı takdirde Türkiye önemli bir tarihi eserini kaybedecek.If no solution is found, Turkey may lose a significant historical site.
SETimes: Tarihi eserleri koruyan Kosova polisi çok ırklı mı?SETimes: Is the Kosovo police force guarding the historical monuments multiethnic?
Yunanistan'daki Tarihi Eserlerin Restorasyon Bitim Tarihi YaklaşıyorRestoration Deadline Looms for Ancient Monuments in Greece
Üç tarihi eser alanında kurulan sergilerde grafik sanat çalışmaları sanatseverlerle buluştu.Graphic art works were displayed in the precincts of three historical monuments.
Tarihi eser kaçakçılığıHistorical artifact smuggling
Söz konusu eserlerin tarihi eser olmadığı belirlenmiştir.[14]Söz konusu eserlerin tarihi eser olmadığı belirlenmiştir.[7]
Müzeler ve tarihi eserlerMuseums and historical memory
Müzede tarihi eserlerin korunmasına yönelik toplantılar yapıldı.Meetings dedicated to the conservation of historical monuments were held in the museum.
Tarihi eserlerExhibitions
Bu yeteneğini özellikle, “Birleşik Hollanda’nın çöküş tarihi” eserinde gösterdi.Qualifiziert hatte er sich insbesondere mit seiner Geschichte des Abfalls der Vereinigten Niederlande.
Woolworth Building, 1966 yılında Ulusal Tarihi Eserler'e dahil edilmiştir.Areley Hall wurde 1950 in die Liste historischer Gebäude aufgenommen.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Sie steht aus geschichtlichen Gründen unter Denkmalschutz.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.Das Jahrbuch erscheint seit 1958 regelmäßig.
Tarihi eserler bölümü Makedonya’nın 14.-20.Der marokkanische Teil ist zu finden auf den Seiten 20–143.
Yerleşim alanında o döneme ait tarihi eserler bu güne kadar sahip çıkılmamıştır.Siedlungsstrukturen aus dieser Epoche fehlen bislang.
Müzedeki tarihi eserler çok çeşitlidir.Les collections du musée sont très variées.
1967`den beri tarihi eser statüsündedir.Il est inscrit monument historique depuis 1967.
Eyalette, İran Kültürel Miras Kurumu tarafından kültürel önemi olan 1500 tarihi eser listelenmiştir.Téhéran a plus de 1500 sites historiques répertoriés par l'Organisation de l'Héritage culturel de l'Iran.
1978 yılında Los Angeles belediyesi, Şöhret Yolu'nu tarihi eser kapsamında koruma altına almıştır.En 1978, la ville de Los Angeles a déclaré le « Walk of Fame » monument historique.
Bayırlı köyü çevresi aynı zamanda birçok tarihi esere de sahiptir.De même au Djerid, un grand nombre de propriétaires de dattiers.
UNESCO'nun Dünya Miras Yeri olarak Antik Kyoto Tarihi Eserleri'nin bir parçasıdır.Il fait partie du Patrimoine mondial de l'UNESCO, étant l'un des monuments historiques de l'ancienne Kyoto.
Mahallede bunlardan başka çok sayıda irili ufaklı tarihi eserede raslanmaktadır.Il y a peu de sources historiques sur cette partie de l'Islande.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.Il est agrégé d'histoire en 1958.
İstinye'deki tarihi eserlerden biri, Neslişah Sultan Camii'dir.Une des premières apparitions du terme Kurdistan dans l'histoire est due au Sultan Sanjar.
Bu yeteneğini özellikle, “Birleşik Hollanda’nın çöküş tarihi” eserinde gösterdi.El puesto se lo había ganado sobre todo con su Geschichte des Abfalls der Vereinigten Niederlande.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Aunque no es un museo, tiene muchos detalles históricos.
Müzedeki tarihi eserler çok çeşitlidir.El origen de las colecciones del Museo es muy diverso.
Bunun en göze çarpan örnekleri, yerleşim yerlerinde bulunan tarihi eser niteliğindeki evlerdir.En ella se citan, entre otras: Hundimiento de los tejados en las casas que ya los tenían colocados.
Fotoğrafçılık, tarihi eser ve antika koleksiyonu ile ilgilendi.Charla sobre Memoria Histórica y Ex Presos Sociales.
Yapıtın bir başka tarihi eseri ise Korkuluk Zinciri'dir.Todo el acontecer de la Historia humana es una cadena de causa-efecto.
Bu bilim adamlarının tarihi eserleri 18 yy.Los Grandes Genios del Arte, Tomo 18.
Binlerce yıldır ilgilenilmediğinden bu gün birçok tarihi eser toprak altında kalmıştır.Miles de años más tarde, esta historia ha sido en su mayor parte olvidada.
Woolworth Building, 1966 yılında Ulusal Tarihi Eserler'e dahil edilmiştir.Dorchester Heights fue nombrado Lugar Histórico Nacional en 1966.
Sorgun tarihi eserler açısından çok önemli bir merkezdir.Es un importante núcleo desde un punto de vista de comunicaciones.
Bu tarihi eser günümüze kadar varlığını koruyabilmiş ve bulunduğu Erzurum ilinin sembolü haline gelmiştir.È stata la svolta della mia vita che mi ha portato a diventare quella che sono oggi.
Bu nedenle tarihi eserlerin birçoğu yok olmuştur.La maggior parte dei registri dell'epoca sono andati perduti.
Bölgede çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır.Inoltre vi sono sparsi sul territorio vari siti di rilevanza storica.
Mahalle, tarihi olarak oldukça yeni bir mahalle olup mahallede herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Si tratta di un luogo piuttosto tradizionale e in passato molto importante per la storia dello Stato intero.
İlçe tarihi eser bakımından zengin sayılmaz.Di qui comincia un tratto meno ricco di storia.
Şehir tarihi eserleri bakımından herhangi bir hükümranlık dönemine ilişkin baskın özellikler taşımaz.Come già detto manca invece nelle città ogni traccia di un potere regale.
Ilıca olarak bilinen tarihi eserin, Roma'dan kaldıgı bilinmektedir.Что у них общая история задолго до попадания в зависимость от Рима.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Место охраняется как историческое.
1958'den beri tarihi eser sayılmaktadır.Исторический памятник с 1958 года.
İlçede müze olmasa da tarihi eser kalıntıları çoktur.Для нашего времени сказки Музеуса представляют не только исторический интерес.
Mahalle, tarihi olarak oldukça yeni bir mahalle olup mahallede herhangi bir tarihi eser bulunmamaktadır.Строго говоря, новый город редко возникает совсем на пустом месте из ниоткуда.
Programlı kazıların dışında tarihi eser kaçakçılığına karşı çeşitli kurtarma kazıları gerçekleştirmiştir.واُنقذت حفر متنوعة ضد تهريب الآثار التاريخية خارج نطاق الحفر المُبرمجة.
Şehirdeki en önemli tarihi eserler ve turistik yerler bu batı yakasında yer alır.يتم إنتاج البيانات والحقائق الرئيسية حول المنطقة من قبل المرصد الجنوبي الغربي.
Beykoz’un günümüze gelen birçok Tarihi eseri mevcuttur.فالعديد من تطبيقات البيوسينسر اليوم متشابهة.
Köyün kurulması milattan öncesine dayanmaktadır, bunun kanıtı sit alanlarında bulunan tarihi eserlerdir.القرية مأهولة من عصور ماقبل التاريخ وهذا ما توكده المواقع الأثرية المكتشفة.