tarihçi ile cümle
tarihçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.De nombreux historiens de l'art n'acceptent même pas ce célèbre portrait.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Ešte aj tento veľmi dobre známy portrét mnoho historikov neakceptuje.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Incluso este bien conocido retrato no es aceptado por muchos historiadores del arte.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Inte ens det här välkända porträttet accepteras av alla konsthistoriker.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.심지어 이 유명한 초상화마저도 다수의 예술 역사학자들은 레오나르도 다빈치의 얼굴이 아니라고 합니다.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Nawet ten znany portret jest przez wielu historyków uważany za nieprawdziwy.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Nem mesmo este seu retrato bem conhecido é aceite por muitos historiadores da arte.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Nici acest binecunoscut portret nu e acceptat de mulţi istorici de artă.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Selbst dieses bekannte Protrait wird von vielen Kunsthistorikern nicht anerkannt.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Sok történész még ezen közismert arcképet sem fogadja el.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Thậm chí ngay cả tấm chân dung nổi tiếng này cũng bị nhiều nhà sử học bác bỏ.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Zelfs dit bekende portret wordt door veel kunsthistorici niet erkend.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Ακόμα και αυτό το πολύ γνωστό πορτρέτο δεν είναι αποδεκτό από πολλούς ιστορικούς της τέχνης.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Даже этот широко известный портрет многие историки не принимают.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Дори този добре известен портрет не е признаван от много историци на изкуствата.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.Навіть цей загальновідомий портрет не є визнаний багатьма істориками мистецтва.
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.אפילו הדיוקן הידוע הזה לא מתקבל על ידי היסטוריונים רבים
Hatta bu en iyi bilinen portre bile çoğu tarihçi tarafından kabul görmüyor.あなたはどう思いますか?
Hatta Pisagor'un tüm dini matematiğe dayalıydı ama ben tarihçi değilim, o yüzden bunu tarihçilere bırakacağım.피타고라스가 창시한 종교는 수학적인 종교였을 것 같네요 그렇지만 저는 역사학자가 아니기 때문에 이 문제는 역사학자들에게 맡기기로 하죠
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarBár gyakran társítjuk a szeretetet a szívvel, az igazi varázslat az agyban történik.
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarČeprav se pogosto povezuje ljubezen s srcem, je prava skrivnost v možganih
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarDeși adeseori asociem iubirea cu inima, magia adevărată poate fi văzută înăuntrul creierului.
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarHoewel we vaak liefde met het hart associëren, kan de ware magie in de hersenen gezien worden.
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarPar ailleurs, bien que nous associons souvent l'amour avec le cœur, la vraie magie s'opère dans le cerveau.
Her ne kadar sevgiyi kalp ile bütünleştirsek te Filozoflardan tarihçilere, şairlere ve bilim adamlarına kadarΑν κι έχουμε συνδέσει την αγάπη με την καρδιά, στην πραγματικότητα η μαγεία συμβαίνει στον εγκέφαλό μας.
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Az embernek nincs alaptermészete" állította a történész
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Con người không có tự nhiên tính", theo nhà sử học
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Der Mensch hat keine Natur", stammt vom Historiker
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"El hombre no tiene naturaleza", del historiador
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiHier een aantal uitspraken die daarop wijzen:
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiJose Ortega y Gasset ;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi역사가 Jose Ortega y Gasset은
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"L'uomo non ha natura," secondo lo storico
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Nie istnieje 'ludzka natura'. " - historyk
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Omul nu are naturaleță," spune istoricul
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"Človek nemá žiadny vrodený charakter" od historika J. Ortega y Gasseta;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"O homem não tem natureza", do historiador José Ortega y Gasset.
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Ο άνθρωπος δεν είναι φυσικό ον", από τον ιστορικό
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Человек не имеет врождённого характера", — из работы историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Човекът няма природа", от историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"לאדם אין טבע," מההיסטוריון
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi" الرجل ليس له طبيعة ، " للمؤرخ والفيلسوف
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi歴史家のホセ オルテガ イ ガセット
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.예를 들면, 여기 이 대학에서 강의를 했던 위대한 옥스포드 역사가 A.J.P 테일러는
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.A・J・P・テイラーは 戦争に勝つ力を持つ国を
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.Contohnya, sejarawan Oxford hebat yang mengajar di universitas ini, A.J.P.
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.Například, významný historik z Oxfordu, který učil zde na univerzitě, A.J.P.
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.Ví dụ như vị sử gia nổi tiếng A.J.P.
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.Για παράδειγμα, ο σημαντικός ιστορικός της Οξφόρδης ο οποίος δίδαξε εδώ, σε αυτό το πανεπιστήμιο, ο Α.ΤΖ. Π.
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.Традиционно, начина по който хората си мислеха за силата беше преди всичко от гледна точка на военната мощ.
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.לדוגמא, ההיסטוריון האוקספורדי הגדול שלימד פה באוניברסיטה, אלן ג'ון פ. טיילור,
Örneğin, bu okulda ders veren önemli Oxford tarihçisi A.J.P.كمثال، عالم التاريخ الأكسفوردي العظيم والذي قام بالتدريس هنا في جامعة أكسفورد، أ.ج.ب. تايلور،
Pek çok tarihçi ve tarih okuyucusu için sadece ne olduğunu okumak yeterlidir.Dla wielu historyków i czytelników historii, po prostu czytanie o tym co się zdarzyło wystarcza.
Pek çok tarihçi ve tarih okuyucusu için sadece ne olduğunu okumak yeterlidir.이 것은 단지 한가지 예에 지나지 않습니다. 대부분의 역사학자나 역사관련 서적의 독자들에게 있어서는
Pek çok tarihçi ve tarih okuyucusu için sadece ne olduğunu okumak yeterlidir.Таким образом, для многих историков чтение про то, что же случилось будет достаточным.
Pek çok tarihçi ve tarih okuyucusu için sadece ne olduğunu okumak yeterlidir.لذلك، بالنّسبة لعدّة مؤرّخين ولعدّة قارئين للتاريخ، مجرّد القراءة
Peloponnesian savaşın büyük tarihçisi olan Thucydides,펠로폰네소스 전쟁의 위대한 역사가인 투키디데스는
Peloponnesian savaşın büyük tarihçisi olan Thucydides,Quelle en a été la cause ?
Peloponnesian savaşın büyük tarihçisi olan Thucydides,Wat was de oorzaak?
Peloponnesian savaşın büyük tarihçisi olan Thucydides,Какво е причинило това?