Bana otobüs durağını tarif eder misiniz?هل يمكنك أن تدلني على الطريق إلى محطة الباص؟
Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.وصف توم كيف أنه كان قادرا على الهرب من الغرفة المغلقة.
H. influenzae ilk olarak bir grip salgını sırasında Richard Pfeiffer tarafından 1892 yılında tarif edilmiştir.H. influenzae foi descrita pela primeira vez em 1892 por Richard Pfeiffer durante uma pandemia de influenza.
Komponent video iki veya daha fazla bileşene ayrılmış video sinyalini tarif eder.O sinal de Vídeo componente é um sinal de vídeo dividido em dois ou mais componentes.
Bu tanıtım boyunca Swift kısaca "C’siz Objective-C" olarak tarif edildi.Em sua apresentação, foi descrita como "Objective-C sem a corpulência do C".
20 yaşında Top Model statüsü kazandı ve tarifesi günde bin dolara çıktı.Alcançou o status de top model aos 20 anos de idade, com um salário diário de mil dólares.
The New York Times filmi "kızgın ve acı verici, ve acıyı gerçekten hissettirici" şeklinde tarif etti.O The New York Times descreveu o filme como "raiva e dor, e a dor se sente de verdade."
1985: Bazı özel gemi ve vapur seferleri de tarifeye eklendi.1985: Determinados serviços de ferry foram incluídos.
Jane kendini bir biseksüel olarak tarif etti.Jane descreveu-se como bissexual.
Emmerich'in tarif ettiği Bakire Meryem'in son yıllarını geçirdiği evin bu olduğuna inanmıştır.Ele acreditava que ele era a casa descrita por Emmerich e onde Maria teria vivido seus últimos dias.
Bu, bir metal içerisindeki elektronları tarif etmede çok iyi bir yaklaşımdır.Este torna-se uma muito boa aproximação para descrever elétrons em um metal.
Tarif, Alman Rouladen ile hemen hemen aynıdır.Sim, é similar ao que vemos com o alemão.
Duygularımı tarif edemiyorum.Não encontro palavras para exprimir as minhas emoções.
Kitap on iki bölüm ve 277 tariften oluşmaktadır.A sexta partida possui 19 títulos e 272 leis.
Tarif edilemez.Não especificada.
Dolayısıyla bu tümcelerin her biri bir kümeyi tarif eder.Assim, cada estrofe representa também um dos passos descritos.
Bestair, Charter uçuş tarifeleri yapan bir havayolu şirketidir.Sky Airlines foi uma companhia aérea que operava voos charter.
1971'de, Romanya Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) üyesi oldu.Em 1991, foi o representante da Rússia no Acordo Geral de Tarifas e Comércio o GATT.
FBI ajanları bu adamın "Mark" tarifine uyduğunu fark ettiler.Autoridades do FBI estavam certos que os homens tinham se afogado.
Bu tarifte garnitür homojenize edilir.O uso da camisinha é obrigatório.
Kelime anlamıyla "buzlu kahve") geleneksel Vietnam kahve tarifi.Cà phê sữa đá e um tipo de café servido gelado, tradicional do Vietnã.
Beyin böylece sol ve sağ serebral hemisferler olarak ikiye bölünmüş olarak tarif edilebilir.Desta maneira, o cérebro pode ser dividido em hemisfério cerebral esquerdo e hemisfério cerebral direito.
Tumeh, kendini ılımlı İslamcı olarak tarif etmektedir.Siddig define-se como muçulmano.
Ancak 1991 yılında bilimsel olarak tarif edilen bu tür aynı zamanda familyasının en küçük temsilcisidir.Contudo, como educação era o mais baixo índice em 1991, o componente continua como o mais fraco.
Scholar Paul C. Spehr bu gelişmlerin önemini tarif etti.O Dr. J. W. Porter ouviu os discursos.
Gündüz tarifeleri seyahat edilen durak sayısına göre belirlenir.As tarifas são aplicadas em função dos quilómetros percorridos.
Genel olarak, dentinin yapısı şöyle tarif edilebilir.O parafuso de Arquimedes pode ser assim classificado.
İsim, orijinal tarifin ana bileşenlerinin kaynağından gelir.Este nome veio a partir de principais ingredientes que o compõe.
Olaylar Minkowski Diyagramı ile tarif edilir.O composto está classificado como um dicacogeneto metálico.
Hastalık ilk olarak 1965 yılında Jean Aicardi isminde bir Fransız nörolog tarafından tariflenmiştir.Foi identificada pela primeira vez pelo neurologista francês Jean Aicardi, em 1965.
Bu yüzden polimer tesadüfi rastgele hareket ve ideal zincir ile tarif edilebilir.Het polymeer kan daarom beschreven worden door een eenvoudige toevalsbeweging en de ideale keten.
25 Aralık 2009'da Moskova'ya ilk tarifeli uçuşlar başlamıştır.Op 25 december 2009 startten de eerste vluchten naar Moskou.
Yol vektörü protokolü gibi tarif edilir.Het is beschreven als een path vector protocol.
Saldırı, Europol tarafından eşi benzeri görülmemiş şekilde tarif edildi.De aanval is door Europol beschreven als ongekend in omvang.
Komponent video iki veya daha fazla bileşene ayrılmış video sinyalini tarif eder.Component video is een videosignaal dat in twee of meer componenten opgedeeld is.
Familyanın birçok türü daha henüz yeni tarif edilmiştir.Veel soorten uit deze familie zijn nog onbeschreven.
Piyasaya çıktığında Enzo Ferrari aracı "şimdiye kadarki en güzel araba" diye tarif etmiştir.Toen de auto voor het eerst getoond werd noemde Enzo Ferrari het de mooiste auto ooit.
Bu politik mücadele süreci proletarya diktatörlüğü olarak tarif edilmiştir.Dit staat gekend als de dictatuur van het proletariaat.
Bestair, Charter uçuş tarifeleri yapan bir havayolu şirketidir.Een chartermaatschappij is een luchtvaartmaatschappij die chartervluchten aanbiedt.
Air Arabia bölgedeki ilk düşük tarifeli havayolu şirketidir.Air Arabia was een van de eerste low-fare luchtvaartmaatschappijen in het Midden-Oosten.
Tarif o zamandan beri değişmeden kaldı.Het recept bleef sinds die tijd ongewijzigd.
Bazen de Sakurai kendi tariflerini paylaşmıştır.Soms bracht Gorey de boeken zelf uit.
Zaten Avrupalılık tarifinde bir anlaşma sağlanamadı.Niets leek een internationale doorbraak meer in de weg te staan.
İlk kez bilimsel olarak tarif edilmesi, 1976 yılında Havaii yakınlarında gerçekleşmiştir.De wetenschappelijke naam van de soort werd voor het eerst geldig gepubliceerd in 1976 door Hayashi.
Kol böreği tarifiKaartje van Cura Cabai
Bir yazılım sağlayıcısı belirli kullanım koşullarını bir son kullanıcı lisans anlaşması (EULA) ile tarif eder.Zo toont hij voor installatie een ellenlange gebruikersovereenkomst (end-user licence agreement of EULA).
Tabii ki bu tarifnamede kullanılan x ve y eksenleri yönü isteğe bağlıdır.In welke vorm X en Y vrijkomen hangt af van het specifieke geval.
Otobüslerde çift bilet tarifesi uygulanmaktadır.Op verschillende trajecten werden bussen ingezet.
Tarif, Alman Rouladen ile hemen hemen aynıdır.De Griekse systemen zijn vrijwel gelijk aan de Duitse.
Oyuna bir adet restoran ve 3 tane hazır pizza tarifi ile başlanır.De baan heeft drie startpunten voor wedstrijdsporters en drie startpunten voor recreanten.
Tarifi hiçbir hayvansal ürün içermemesi itibarıyla vegandır.Koosjere wijn mag niet met dierlijke producten in aanraking komen.
Türkmenistan bazen "münzevi eski Sovyet ulus" olarak tarif edilir.Buiten West-Europa wordt het soms aangeduid als "neocommunisme".
11 Şubat 1999'da ise tarifeli seferlere başlandı.Maandag 11 augustus werden de indirecte onderhandelingen hervat.
Tarif edilemez bir durumdaydı.Het was een onbeschrijflijke situatie.
Popol Vuh'da Xibalba, Dünya yüzeyinin altında bulunan bir mekân olarak tarif edilir.Xibalba została opisana w Popol Vuh jako miejsce położone pod powierzchnią Ziemi.
Moskova Zamanı ayrıca bütün ülkenin tren tarifesi saatinde kulanılır.Czas moskiewski stosowany jest również w rozkładach kolejowych w całej Rosji.
1947'de bu amaçla Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) imzalandı.1947 – W Genewie podpisano Układ w Sprawie Taryf Celnych i Handlu (GATT).
Duygularımı tarif edemiyorum.Nie potrafi mówić o uczuciach.
1971'de, Romanya Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) üyesi oldu.W 1971 roku kraj dołączył do GATT (Układ Ogólny w sprawie Taryf Celnych i Handlu).
Silah, uzun bir hançer veya kısa kılıç olarak tarif edilebilir.Jest to właściwie pistolet z możliwością przekształcenia w miecz lub krótki sztylet.