O zaman burada biz mali sektör, bizim taraftar Bankası tarafından lobi var,Y aquí tenemos lo que obtienen los grupos de presión del sector financiero.
O zaman burada biz mali sektör, bizim taraftar Bankası tarafından lobi var,Στη συνέχεια, εδώ μας έχουν πήρε πιέσεις από τον χρηματοπιστωτικό τομέα, μας υποστηρικτής βάσης,
(PSG taraftarları) Bois de Boulogne?Bois de Boulogne?
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Daarom ben ik een groot voorstander van volwassen gesprekken gebaseerd op cijfers en feiten.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Dlatego jestem zwolennikiem prowadzenia dorosłych rozmów, które bazują na liczbach i faktach.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.저는 수치와 사실에 근거한 대화를 하는 것을 중요하게 생각하는 사람입니다.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.Как вы видите, я горячий сторонник взрослых дискуссий на основе статистики и фактов.
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.אז אני ממליץ בחום לנהל שיח בוגר המבוסס על מספרים ועובדות, וברצוני לסיים
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.لذا أنا أنصح بشدة أن نخوض في حوار جدّي حواراً مبنياً على الأرقام والحقائق. و أريد أن أختتم
Rakam ve gerçeklere dayalı bir yetişkin konuşması yapmanın güçlü bir taraftarıyım.大人の会話をすることが 大切だと考えています 最後に この地図の話をしたい思います
Şu aralar, bazıları Ahmedinejad mesela -- silah üretmekle yetinmeyip, ayrıca silahı deneme taraftarı da.Obecnie jest tu wielu ludzi -- np. Ahmadineżad -- chcących nie tylko zbudować bombę, ale i przetestować ją.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.C'est l'ensemble de toute la partie exclusive de l'arrière-scène que les fans adorent.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.Coisas exclusivas que acontecem nos bastidores e que os nossos adeptos adoram.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.Dit is allemaal extra's achter de schermen, waar onze fans simpelweg van houden.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.팬들이 정말 좋아하는 비하인드 컷들이죠.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.Panggung yang disukai para penggemar kami.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.Ver todo lo que ocurre tras las camaras es algo que a los fans les encanta.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.Это всё закадровые вещи, которые так любят наши фанаты.
Tüm bunların perde arkasındaki özel şeyler sadece taraftar sevgimizdir.الأشياء الحصرية التي يحبها مشجعونا.
Türkmenistan, telif haklarını bir noktaya kadar koruyan Berne konvensiyonu taraftarlarından birisi.Turkmenistán es firmante de la Convención de Berna, que protege los derechos de autor hasta cierto punto.
Türkmenistan, telif haklarını bir noktaya kadar koruyan Berne konvensiyonu taraftarlarından birisi.Туркменистан подписал Бернскую конвенцию, которая в определённом отношении защищает авторские права.
Twitter'a bütün taraftarlarımızla iletişim kurmanın bir yolu olarak bakıyoruz, ister maçta, ister evde우리는 트위터를 팬들이 현장에 있던 집에서 티비로 관전하고 있던 상관없이
Twitter'a bütün taraftarlarımızla iletişim kurmanın bir yolu olarak bakıyoruz, ister maçta, ister evdeOn voit Twitter comme un moyen d'entrer en contact avec tous nos fans, qu'ils soient au match, chez eux
Twitter'a bütün taraftarlarımızla iletişim kurmanın bir yolu olarak bakıyoruz, ister maçta, ister evdeVemos o Twitter como um meio de nos ligarmos aos nossos fãs.
Twitter'a bütün taraftarlarımızla iletişim kurmanın bir yolu olarak bakıyoruz, ister maçta, ister evdeنحن نرى تويتر كوسيلة للتواصل مع كل المشجعين، سواءً كانوا في المباراة، أو في المنزل
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Elas ficaram encavacadas. O recrutamento diminuiu.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Erau jenaţi. Nu mai puteau să mai recruteze.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Estaban avergonzados. El número de adhesiones bajó.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Es war ihnen peinlich. Die Rekrutierung geriet ins Stocken.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Ils ont été gênés. Leur recrutement a diminué.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.그들은 당황 했고, 신병 모집은 하락했습니다.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Mereka menjadi malu sendiri, dan semakin sedikit orang-orang yang ingin bergabung dengan mereka.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Si sono sentiti imbarazzati. Il numero di reclute è calato.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Zij werden in verlegenheid gebracht. Hun aanwerving ging omlaag.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Znaleźli się w trudnej sytuacji. Rekrutacja spadła.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.Они были в затруднительном положении. Добровольцев стало меньше.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.זה הביך אותם. שיעור המתגייסים שלהם ירד.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.كانوا مُحرجين. ضاع تجنيدهم سُدى.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.実際 この活動のおかげで爆破テロは止みました
Video Çeken Kişi: Bağımsızlık taraftarı mısınız?Cinegrafista: Você é pró-independência?
Video Çeken Kişi: Bağımsızlık taraftarı mısınız?Διαδηλωτής: Είμαι από το Εσπλούγιες.
Video Çeken Kişi: Bağımsızlık taraftarı mısınız?Оператор: Вы поддерживаете независимость?